<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311</id><updated>2011-12-30T10:06:44.200-08:00</updated><category term='education'/><category term='teknoloji'/><category term='kitap'/><category term='güncel'/><category term='internet'/><category term='fall'/><category term='mimari'/><category term='ankara'/><category term='blog'/><category term='media literacy'/><category term='düşündüklerim'/><category term='eğitim'/><category term='bloging'/><title type='text'>İki lafın belini kırmak!</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>264</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-5616557436577279346</id><published>2011-12-30T10:06:00.000-08:00</published><updated>2011-12-30T10:06:44.208-08:00</updated><title type='text'>Yeni yılınız tatlı olsun.</title><content type='html'>&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-8PQF4PAtVO4/Tv37OyQ9BPI/AAAAAAAAA98/AyLUJnH6lZU/s1600/limonlu.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://4.bp.blogspot.com/-8PQF4PAtVO4/Tv37OyQ9BPI/AAAAAAAAA98/AyLUJnH6lZU/s400/limonlu.jpg" width="298" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Canım cheesecake yapmak isteyince, nette şöyle bir gezindim.Envayi çeşit tarif okudum sonunda kendimce bir kolaj yaptım. Zart zurt temassızlıkproblemi çıkaran mini fırın yüzünden,peynirli kısmını fırına vermeyi risklibulduğumdan “no bake” denen usulden bir&amp;nbsp; cheesecakeyapmaya karar verdim. (Sonra alt tabanı pişirmek uygun olacak deyip onupişirdim ya o ayrı. Onun kabarmama riski yok zaten, pişmese de oluyodu. Büsküvineticede…) &lt;a href="http://cafefernando.com/turkce/mandalinali-cheesecake/"&gt;Cafe fernando’nun mandalinalı cheesecake tarifinden&lt;/a&gt; faydalandım.Ancak çok fazla labne gerektiği için onu da aynen tutmadım. Sonuç oldukça güzel oldu. Gözde yirmilikdişlerini çektirdiği için geçen akşam tadamamıştı bu müthiş lezzetten. (Çok daiddialıyım hani &lt;span style="font-family: Wingdings; mso-ascii-font-family: Calibri; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-char-type: symbol; mso-hansi-font-family: Calibri; mso-hansi-theme-font: minor-latin; mso-symbol-font-family: Wingdings;"&gt;J&lt;/span&gt; )Tarifini Gözde için buracığa yazıyorum. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Tabanı için:&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoListParagraphCxSpFirst" style="mso-list: l1 level1 lfo1; text-indent: -18.0pt;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="text-indent: -18pt;"&gt;1,5 paket Burçak Bisküvi&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="text-indent: -18pt;"&gt;3 yemek kaşığı tereyağ&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="text-indent: -18pt;"&gt;2 yemek kaşığı şeker&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoListParagraphCxSpMiddle"&gt;1,5 paket bisküvi robottan geçirilip unhaline getirilir. Tereyağ eritilip un haline gelen bisküvilerle ve şekerle karıştırılır.Bu karışım tercihen 23 cm’lik ama mutlaka kelepçeli ve güzelce yağlanmış bir kekkalıbına sıkıca yayılır. (benim kek kalıbım 28 cm’lik olduğundan kekim birazyayvan ve daha ince oldu.) Hazırlanan taban 10 dakika 180 dereceye ayarlıfırında pişirilir.&amp;nbsp; (Fırının yanması içindua ettim, kafasına taşla vurdum)&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoListParagraphCxSpLast"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Üst sosu için: &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Ben daha önce Rümeysa’nın Mersin’den getirdiği limonlarlaDilek Teyze ile birlikte hazırladıkları limon şerbetini kullandım. Bol şekerlive limonlu koyu kıvamlı bu şerbetin 2 subardağı kadarına birazcık limon kabuğurendesi ve yarım limon suyu ekledim. 2 çorba kaşığı nişastayı suda ezipkaynayan şerbete ekleyerek bir jöle kıvamı elde ettim. (Normalde bu lezzetiyakalamak için onlarca limona ihtiyaç olacaktır. Bunun yerine hazır jölelisoslardan biri kullanılabilir ya da evdeki marmelatlar, reçellerden bir şeyler hazırlanabilir.)&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Kreması için:&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoListParagraphCxSpFirst" style="mso-list: l0 level1 lfo2; text-indent: -18.0pt;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="text-indent: -18pt;"&gt;500 gram labne peyniri (paketteki suyu süzmekgerek)&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="text-indent: -18pt;"&gt;3/4 su bardağı şeker&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="text-indent: -18pt;"&gt;2 çay kaşığı vanilya özütü (dr otkerin minikparfüm gibi olanından)&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="text-indent: -18pt;"&gt;2 yumurta&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="text-indent: -18pt;"&gt;1 paket hazır krema (200 ml sanırım)&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="text-indent: -18pt;"&gt;1 limonun ince rendelenmiş kabuğu&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="text-indent: -18pt;"&gt;2 çorba kaşığı (dolu) mısır nişastası (benbuğday nişastası kullandım)&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;Krema benmari usulü hazırlanıyor.&amp;nbsp;Bu konudaki açıklamayı cafe fernando çokgüzel yapmış: “ufak boy bir tencereye iki parmak kalınlığında su koyupkaynatmaya başlayın. Kaynama noktasına gelince altını kısıp (düşük orta ateş)tencereden daha geniş, ısıya dayanıklı büyükçe bir kabı tencerenin üzerineoturtun. Oturttuğunuz kabın tabanının suya değmemesi gerekiyor. Yukarıdabahsettiğim benmari tekniği bu şekilde uygulanıyor.”&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Altında su kaynayan (altı kısık)kaba 2 yumurtayı kırın ve şeker ile birlikte iyice çırpın (rengi hafifbeyazlaşıp koyu bir kıvama alacak bunun için mikser ya da el blendırıöneriyorum.) Daha sonra bu karışıma nişasta dışında kalan malzemeleri ekleyipiyice karıştırın. &amp;nbsp;Nişastayı top topolmaması için süzgeçten geçirerek yavaşça ekleyip çırpmaya devam edin. Dahasonra ocağın altını biraz daha açarak ve karıştırarak benmari usulü pişirdiğinizkremanın kıvamlanmasını sağlayın. Kremaya kıvamını nişastanın pişmesi veriyor. (Eğerkıvamı cıvık olursa bir miktar daha nişasta eklenebilir.) Eğer çok pişerse dibitutabiliyor. Dikkatli olmak gerek.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Krema biraz soğuyunca pişentabanın üzerine düzgünce yayın. En üste de hazırladığınız sosu yayın. (Bensosun altına limon dilimleri yerleştirmiştim. Yarı şeffaf sosun altında kalandilimler çok şık bir görüntü veriyor ama yemesi biraz zor, zira oldukça ekşi.Ayy ağzım sulandı şimdi.)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Daha sonra üzerinin buhar olmamasınadikkat ederek buzdolabında en az 4-5 saat bekletin. (daha uzun süre daha iyisonuç verebilir.) Cafe fernando buhar olayı için kalıbın üzerini alüminyumfolyoyla kapatıp üzerine bıçakla birkaç delik açmayı öneriyor. Streç filmlehava geçirmeyecek şekilde kapatınca üzeri buhar yapabilir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sanırım en zor kısmı bu beklemeolayı. Sonra sevdiklerinizle birlikte yiyin efenim. Kimsenin diş çektirmemişolmasına dikkat edin. Hatta sünnet kutlaması için de yapılıp yenebilir pekala… &lt;span style="font-family: Wingdings;"&gt;J&lt;/span&gt; Afiyet olsun.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-5616557436577279346?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/5616557436577279346/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=5616557436577279346' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/5616557436577279346'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/5616557436577279346'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2011/12/yeni-ylnz-tatl-olsun.html' title='Yeni yılınız tatlı olsun.'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-8PQF4PAtVO4/Tv37OyQ9BPI/AAAAAAAAA98/AyLUJnH6lZU/s72-c/limonlu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-3349814726439887998</id><published>2011-12-29T13:41:00.000-08:00</published><updated>2011-12-29T13:41:32.987-08:00</updated><title type='text'>2011'in muhasebesi</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-arS1y_JR1SQ/Tvzdc1eNibI/AAAAAAAAA9w/oHl1Apxhm6Q/s1600/pieces.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="231" src="http://1.bp.blogspot.com/-arS1y_JR1SQ/Tvzdc1eNibI/AAAAAAAAA9w/oHl1Apxhm6Q/s320/pieces.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Arın yandaki odada uyuyor. Ben de aklımdan geçenleri bir bir sıraya dizmekle uğraşıyorum. O kadar çok şey gelip geçiyor ki aklımdan, yazmak bir angarya oluyor. Yazmak istediklerimin hepsine ne yerim imkan veriyor, ne durumum. Yine de ufak bir özet geçiyorum kendime. Babamın mesleğine bir gönderme ile, 2011'in muhasebesi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rakamlarla, sayılarla, parayla, pulla ifade edilemeyecek bir kazancımız oldu 2011'de. Diyorum ya işte Arın içeride uyuyor. Geçen yılın dilek listesine "anne adayı olmak" diye yazmışım. Tam da dilediğim gibi bu yıl anne adayı oldum. Ve hatta dileğimin sınırlarını aştım, anne bile oldum. :) Arın hayatımıza girdi. Hoş geldi. Sefa geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dilek sıralamasında ilk sırada yer alan "askerlik" konusu da şükürler olsun ki halloldu. Sevdiceğim sağ salim evine döndü. Ama dilediğim gibi güzel bir askerlik geçirmedi. Sanırım askerliğin en güzeli hiç yapılmayanı ve yapılmayacak olanı. O da bize vurmadı. Özetle bu askerlik hususunda Noel Baba bize bacadan girdi. Tövbe tövbeeee...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dilek listesindeki bir diğer konu da doktora yeterlilik ve proposal mevzularıydı. Arın'ın bünyeme teşrifiyle birlikte artan uykular ve azalan enerji, bu dileklere taş koydu. Bu dilekler oldukları yerde duruyorlar. Üzerlerinde çalışıyorum. "Dilek bu! Ne çalışıyorsun?" demeyin. Emeksiz yemek olmuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni yerler gezmek görmek... Hem de sevdğimle... Bu dilek de kısmen yerine geldi. Birlikte daha önce girmediğimiz sularda denize girdik. Hatta Arın da karnımda idi. Canım benden daha çok yeni yerler gördü. Belki görmeseydi daha iyiydi... Herneyse, hem askerlik hem de gezme kısmını aynı seneye dilemişim. Olacak iş mi yahu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten 2011 muhasebesine baktığımda bir arada gerçekleşmesi zor dilekleri bir araya koymuşum. Hata bende! Bunların hepsi aynı torbaya sığar mı? O torba bacadan girer mi? Misal, seviglinin askere gittiği yıl hem ev alınır hem de tırt tırt gezilir mi? Akıl var mantık var. Ama adı üstünde dilek bu. Mantıksız da olsa dileyeceksin. Sen niyet edeceksin bir kere. Niyet ettim. Hatta niyeti bozdum. Bu yıl olmadı, seneye...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dilek listesine giren diğer bir konu da sigara. Hamilelikle birlikte son verdim kendisinin işine. Bir daha da karşıma çıkmasın. Amin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir diğer sağlıkla ilgili dileğim de dizlerimdeki sıkıntıya ilişkinmiş.Onu hiç sormayın gitsin. Hamilelikle birlikte gitmek şöyle dursun, yatıya kaldı ağrılar. Ancak düzenli spor ve kilo verme dileklerimi gerçekleştirebilirsem olacak bu dilek. Koşullu dilekler silsilesi anlayacağınız. Koşullu ders gibi bişey. Bu yıla sakladık kendilerini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son maddeye sevdiklerimin, mutlu sağlıklı ve yanıma olması yazmışım. Bu dilek de kısmen tuttu. Sevdiceğim çok uzağa gitti. Gönlü hep benimleydi. Yaşamıma çok sevdiğim biri daha girdi. Oldu mu? Oldu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şöyle tepeye çıkıp, yukarıdan bir bakınca, hayatımın en değişik senelerinden biri oldun be 2011. Uçlarda yaşadım seni. Sabrımı denedin. Çok mutlu ettin. Çok ağlattın.&amp;nbsp;Tüm bunlardan sonra, 2012'nin çok kısmetli geleceğine dair kuvvetli bir inanç var içimde. Gerisi fasa fiso!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2012'de dileklerimin gerçek olması dileklerimle... (recursive dilek dileme olayı)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-3349814726439887998?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/3349814726439887998/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=3349814726439887998' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/3349814726439887998'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/3349814726439887998'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2011/12/2011in-muhasebesi.html' title='2011&apos;in muhasebesi'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-arS1y_JR1SQ/Tvzdc1eNibI/AAAAAAAAA9w/oHl1Apxhm6Q/s72-c/pieces.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-3473017275720439513</id><published>2011-09-02T01:22:00.000-07:00</published><updated>2011-09-02T01:48:33.476-07:00</updated><title type='text'>32. haftadan bildiriyorum.</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-_GnJ4gaQErk/TefLlh8WUEI/AAAAAAAAA88/XeDQAX0t3fs/s1600/photo.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-_GnJ4gaQErk/TefLlh8WUEI/AAAAAAAAA88/XeDQAX0t3fs/s320/photo.JPG" width="239" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bugüne bugün hamilelik maceramızın 32. haftasına geldik. Artık çok az kaldı. Zaten son dönemlerde en çok söylediğimiz söz bu "artık çok az kaldı". Hem oğluşu beklerken hem de Emrah'ı beklerken bu söz sabır taşımızı biraz daha cilalıyor. Sabır taşımız, çatlamak şöyle dursun, bu süreç sonunda pırıl pırıl olacak. Bir pırlantaya dönüşecek :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Madem 32 hafta boyunca neredeyse tek satır karalamadım. O zaman geriye şöyle bir bakıp, aklıma gelenlerden bir kolaj yapayım bu yazıda.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Hamilelik güzel, güzelden de öte müthiş, muhteşem bir süreç:&amp;nbsp;&lt;/b&gt;Evet ilk aylarda midem bulandı. Telefonda bir iş görüşmesi yaptıktan hemen sonra böğürerek kendimi tuvalete atmak, başımı ofis masama koyup uyumak zorunda kaldım. Yemek istediğim ve istemediğim şeyler değişti. Kendi vücudumun sınırlarını bilemez hale geldim. "Ben bu kahveyi içerim" dedim; içemedim. "Ben bu yemeği bitiririm" dedim; bitiremedim. Suyun tadından iğrendim. Kendimi yeşil eriğe ve salatalığa verdim. Sonraki aylarda göbeğim,&amp;nbsp;göğüslerim,&amp;nbsp;ellerim, ayaklarım vücudumunn diğer yerleri tanımakta zorlandığım bir hal almaya başladı. Nikah yüzüğüm dar geliyor mesela. (Bu yüzden annemin yüzüğünü takıyorum ben içinde babamın adı var :) Hehe!) Giderek ağırlaşmaya başlayan vücudumla birlikte hareketlerim kısıtlanmaya başladı. Çorabın yere düşen tekini almak için eğilirken daha dikkatli olmaya başladım. Ama hiçbir değişim aniden olmuyor. Doğanın biz büyürken hep yaptığı gibi bir geçiş süreci içinde yavaş yavaş, alıştıra alıştıra...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan hamile olunca, bir şeyi yaparken kendinden daha çok içinde yaşayan, tamamen farklı bir DNA taşıyan ve&amp;nbsp;henüz tanımadığı o küçük insana zarar gelip gelmeyeceğini düşünüyor. Mesela, gövdeme ketılda kaynamış suyu, kazara boca ettiğim o gün en çok ona zarar geleceğinden korkmuştum. Bu yüzden de çok bilinen yanık merhemlerini bile hamileler için uygunluğu kanıtlanmış olmadığı için kullanmadım. Hemen hiçbir katkı maddeli yiyeceği tüketmedim. Nikotinden, kafeinden, teinden uzak durdum. Hatta Burger King'den bile...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamileleliğin Şu ana dek yaşadığım kısımda (belki daha sonra daha güzelleri de olur, bilemiyorum!) hissettiğim en güzel an, oğluşu içimde hissetmeye başladığım andı. Şu anda karnımda sağa sola karate tekmeleri savuran bu küçük adamı ilk kez 2 Haziran tarihinde minik bir kıpırtı olarak hissetmiştim. Böğüre böğüre ağladığım anlardan biri buydu. Bir diğeri, kendisini hamilelik testinde 2 çizgi olarak gördüğüm o ilk an... Bir diğeri, ekranda hızla atan bir kalp atışı olarak gördüğüm an... Bir diğeri henüz 3 aylıkken içimde elini başına doğru götürdüğünü gördüğüm an...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıda sözünü ettiğim tüm bu değişiklikler, tüm bu ağlamalar zırlamalar kendinizi sürecin muhteşemliğine herhangi bir gölge getirmiyor. En azından ben, bugün, bir mucizeyi yaşıyor olmanın farkındalığı ile belki, belki hormonlarımın verdiği gazla kendimi muhteşem hissediyorum. Kadın erkek ayırt etmeksizin, her seferinde ilk kez hamile görüyormuşcasına beni tepeden tırnağa inceleyen tüm insanlar da sağolsunlar. Sayelerinde "Allahım ne kadar da güzelim, hala çok çekiciyim, herkes bana bakıyor." diyebiliyorum. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzunca bir süredir çok istediğimiz bir şeydi çekirdek aile olmak. "Otuzumdan önce anne olmak istiyorum." türküsü çığırıp duruyordum. Ya bizim de çocuğumuz olmazsa diye, içten içe kaygılandığım zamanlar vardı. Ancak hamile olduğumu öğrendiğim ilk andan beri, bu bebeği sağlıkla dünyaya getireceğime dair çok kuuvetli bir his var içimde. Ve bu müthiş bir his!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-3473017275720439513?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/3473017275720439513/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=3473017275720439513' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/3473017275720439513'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/3473017275720439513'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2011/09/32-haftadan-bildiriyorum.html' title='32. haftadan bildiriyorum.'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-_GnJ4gaQErk/TefLlh8WUEI/AAAAAAAAA88/XeDQAX0t3fs/s72-c/photo.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-9020436761789419717</id><published>2011-08-15T11:26:00.000-07:00</published><updated>2011-08-15T11:26:48.235-07:00</updated><title type='text'>İki kişilik</title><content type='html'>En son blog yazımı 17 Ocak'ta karalamışım buralara. Vay be aylar olmuş!&lt;br /&gt;Nasıl geçti bu aylar? Ve ben bu zaman süresince neden tek satır yazmadım? Yazmadım. Elim ermedi. Yazmak, kaydını tutmak demekti. Oysa ben geçip gitsin istiyordum. Korkuyordum zamandan. Geçsin gitsin. Yazıp, kayıt altına alıp da ne olacaktı sanki...&lt;br /&gt;Hala da aynı hissiyatı taşıdığımı söyleyebilirim. Ama bu kez taşıdığım tek şey bu his değil. Bir de çocuk taşıyorum içimde şimdi. Kıpır kıpır.Kayıt altına almaya değer bir dönemden geçiyorum aslında. 29 haftadır bir anne adayı olarak yaşıyorum.Sırf bu bile yazmaya değer...&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-UW5tMt8NFHY/TklkxaAWXnI/AAAAAAAAA9Y/58yfLd4I7eQ/s1600/photo.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-UW5tMt8NFHY/TklkxaAWXnI/AAAAAAAAA9Y/58yfLd4I7eQ/s320/photo.JPG" width="241" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Öte yandan unutmak istediğim bir başka süreç daha geçip gidiyor hayatımdan. Bu ikilem içinde büyüyüp gidiyoruz. İkimiz.... &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-9020436761789419717?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/9020436761789419717/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=9020436761789419717' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/9020436761789419717'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/9020436761789419717'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2011/08/iki-kisilik.html' title='İki kişilik'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-UW5tMt8NFHY/TklkxaAWXnI/AAAAAAAAA9Y/58yfLd4I7eQ/s72-c/photo.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-2138572752611399943</id><published>2011-01-17T14:02:00.000-08:00</published><updated>2011-01-17T14:08:35.982-08:00</updated><title type='text'>Havanı Koru!</title><content type='html'>Çocukluğumun geçtiği okulun karşı köşesinde, hastanenin caddeye bakan demirlerinde aşağıdaki ilan asılı. Hem de uzunca zamandır. Yazları gençler duvarın başında, tam da yazının önünde sıralanıp oturuyorlar. Elde tesbih, çömelmiş karayağız delikanlılar... Hemen her mevsim, gündüz vakti, ağızlarına sıkıştırdıkları pamuktan kurtuklma telaşında, dolmuş bekleyen hastalar duruyorlar yazının önünde. Tam karşıdaki ilkokulun bahçesinde yerden yüksek oynayan çocuklar, hala böyle bir oyun varsa, umurlarına bile takmıyorlar yazıyı. Zira yazı her gün orda. Anlamı, varlığı devam ettikçe azalan her eşya gibi, duruyor öylesine. Sıradan bir tabela işte. Kipsiz kalasıca, bir de emir kipinde üstelik. Havanı Koru!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/TTS7BB7x6MI/AAAAAAAAA7s/ZcASpIHfUR8/s1600/havani_koru.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="281" src="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/TTS7BB7x6MI/AAAAAAAAA7s/ZcASpIHfUR8/s400/havani_koru.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu akşam, bilmemkaçbininci kez geçerken tabelanın önünden, "havalı" bir şekilde arz-ı endam eden tabelaya inat, düşündüm de, nasıl da bozuldu mahallenin havası. Her anlamda. Kendi halinde yaşayıp giden aileler bir bir terk ettiler mahalleyi. Evler boşaldı. Bacalar tütmez oldu. Bilen bilir; duvarları tutan biraz da insanların nefesidir. Yıkılmış duvarlarla, saçılmış ateş tuğlalarıyla sarıldı ortalık. Yanıp sönen ucuz lambalarla aydınlatılmış tabelalar artarken, evlerin ışıkları azaldı. Sokakların önce ışığı, sonra havası kaçtı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sigara sağlığa zararlıdır! Eyvallah! Zararlıdır. Sonuna kadar. Ne yazık ki sadece sigara içmiyorlar o mahallede gençler/çocuklar. Başka şeyler de çekiyorlar ciğerlerine. Yasakların işe yaramadığının bir ispatı olarak; önce devriye peydah oluyor köşede; sonra da kimbilir kimleri kolaçan eden erketeci. Yaz kış fark etmiyor; "Havanı Koru" yazısına karşı, başı dumanlananlar oluyor. Başka dertleri olduğundan belki. Havasıdır, suyudur umurlarında değil!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizin de yolunuz düşerse eğer, işte tam da o "Havanı Koru" yazısını biraz geçip de çukura doğru ilerlediniz mi; soldaki camiyi geçip dört yola doğru vardınız mı, bir sisin içine düşersiniz. Bu sis o gece ısınmak için ne bulduysa yakan insanların bacalarından çıkıp yayılmıştır ortalığa. Belediyenin kendine has yöntemlerle belirleyip "seçtiği" ailelere dağıttığı&amp;nbsp; kömürlerden salınmaktadır o duman. Aldığınız bir nefesle, genzinizin yandığını hissedip, yüzünüzü buruşturduğunuz o an, zihninizden "Havanı Koru" tabelası silinmemişse henüz, eve gidip bir sigara yaksanız da olur; oturup bir blog yazısı yazsanız da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyeceğim o ki; ciğerler de önemli tabii ama, önce içinizi temiz tutun! Zira zaman geçerken, düzen değişiyor ve silinip gidiyor mahalleler hayallerdeki yerinden! Havasını, sahasını bilmem de; hayaller dumanlı!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-2138572752611399943?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/2138572752611399943/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=2138572752611399943' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/2138572752611399943'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/2138572752611399943'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2011/01/havan-koru.html' title='Havanı Koru!'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/TTS7BB7x6MI/AAAAAAAAA7s/ZcASpIHfUR8/s72-c/havani_koru.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-8870822316745723875</id><published>2011-01-10T12:07:00.000-08:00</published><updated>2011-01-10T12:12:41.475-08:00</updated><title type='text'>Öksürük!</title><content type='html'>Ulen günlük,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herşey o yeni yıldan beklediklerim blogunu yazmamla başladı. Bari bir amorti çıksaydı. O bile yok. Bütün çekilşlerden alımımızı aldık. Tövbe!&lt;br /&gt;Adı üzerinde beklenti. Bekliyorsun! İşin içinde beklemek oldu mu o direk sıkıntı veren bir durum. Adını değiştirmeli bunun. Dilek de olmaz. Onu da tutuyosun. Bekliyosun. Oluyo, olmuyo, pek durumu belli olmuyo yani. Sözcüğü değiştirsem ne olacak. Heyhat... Hayatın hamurunda mevcut bu kontrol edilemeyen değişken. Sıksan sıksan 3-5 değişkeni kontrol edebilirsin. Onda da örneklemdi, evrendi derken göbeğin çatlar. İyisi mi vazgeçmeli bu deneysel çalışmalardan. Her şey bir cins case study. A completely new phenemenon!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesela bu tek kişilik yaşam. Yaşam tek kişilik değil benim için. Zira her şey iki kişi için organize edilmiş. Ancak, bu durum, evdeki çorbayı ısıtıp kaseye benim koymam gerekliliğini ortadan kaldırmıyor. Hasta olmak sinirlerimi bozuyor benim. Seviglimin yalnızken en çok hasta olunca sinirleniyordum derken, ne demek istediğini anlayabiliyordum da; empati bir yana, yaşamak diğer yana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aman işte günlük... Belkide erteleme davranışıdır bu benimkisi. Final raporu yazarken öksürük seni engelliyor da blog yazarken engellemiyor mu? Zerre kadar!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-8870822316745723875?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/8870822316745723875/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=8870822316745723875' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/8870822316745723875'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/8870822316745723875'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2011/01/ulen-gunluk-hersey-o-yeni-yldan.html' title='Öksürük!'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-1916062671236501096</id><published>2010-12-27T03:26:00.000-08:00</published><updated>2010-12-27T03:26:07.627-08:00</updated><title type='text'>To whom it may concern...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/TRh3RkdJ24I/AAAAAAAAA7o/-MLpWdcFAgc/s1600/Cover.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/TRh3RkdJ24I/AAAAAAAAA7o/-MLpWdcFAgc/s320/Cover.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;If I talk real slowly&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;If I try real hard&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;To make my point dear, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;That you have my heart.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Here I go.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;I'll tell you, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;what you already know.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;If you love me, with all of your heart.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;If you love me, I'll make you a star in my universe.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;you'll never have to go to work.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;you'll spend everyday, shining your light my way. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;If I talk real slowly&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;If I hold your hand&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;If you look real closely my love, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;you might understand.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Here I go&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;I'll tell you, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;what you already know.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;If you love me, with all that you are.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;If you love me I'll make you a star in my universe &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;you'll never have to go to work.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;you'll spend everyday, shining your light my way. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Here I go&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;I'll tell you, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;what you already know.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;If you love me, with all of your heart.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;If you love me, I'll make you a star in my universe.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;you'll never have to go to work.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;you'll spend everyday, shining your light my way.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;object height="400" width="250"&gt; &lt;param name="movie" value="http://listen.grooveshark.com/widget.swf" /&gt;&lt;param name="wmode" value="window" /&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always" /&gt;&lt;param name="flashvars" value="hostname=cowbell.grooveshark.com&amp;songIDs=24711171&amp;style=metal&amp;p=0" /&gt;&lt;embed src="http://listen.grooveshark.com/widget.swf" type="application/x-shockwave-flash" width="400" height="180"flashvars="hostname=cowbell.grooveshark.com&amp;songIDs=24711171&amp;style=metal&amp;p=0" allowScriptAccess="always" wmode="window" /&gt; &lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-1916062671236501096?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/1916062671236501096/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=1916062671236501096' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/1916062671236501096'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/1916062671236501096'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2010/12/to-whom-it-may-concern.html' title='To whom it may concern...'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/TRh3RkdJ24I/AAAAAAAAA7o/-MLpWdcFAgc/s72-c/Cover.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-6425084131502890637</id><published>2010-12-24T10:32:00.000-08:00</published><updated>2010-12-24T10:32:26.443-08:00</updated><title type='text'>Bardak dolu mu boş mu?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/TRTmqeTW3sI/AAAAAAAAA7c/ZKeEIGPIHSg/s1600/shutterstock_64797136.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/TRTmqeTW3sI/AAAAAAAAA7c/ZKeEIGPIHSg/s640/shutterstock_64797136.jpg" width="454" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bu sabah menüsküs ağrısından bir denize dalarak uyandım. Yorganı elimle itekledim. Ayağımı yere basar basmaz, bu şekilde araba kullanamayacağıma kanaat getirdim. Soner'i aradım. O götürdü, getirdi sağolsun. Bardağın yarısı boş, yarısı dolu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatice'yi aradım. Devrilen servisten sağ salim ve de güzel bir sürprizle çıkmış. Sesi iyi gelmiyordu. "Sesin kötü geliyor." demedim. "Az geliyor." dedim. "Boyunluk var, yatıyorum evde, telefon az çekiyordur." dedi. İlaç alamıyormuş yalnız. "Bir şeye ihtiyacın olursa..." diye tembihledi. Bu hafta mutlkaya Hatice'yi görmeli dedim kendi kendime. Düşündüm. Bardağın yarısı dolu, yarısı boş!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hediyeleştik iş yerinde bugün. Herkes hevesle verdi hediyesini, herkes hevesle aldı. Güldük.Yeni bir yıla girmenin heyecanı, yeni başlangıçlar... "Bir sene daha yaşlandık, sen kaç oldun?" konuşmaları... Bardağın yarısı boş, yarısı dolu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçimde böyle bıt bıt bıt konuşan, sürekli olumlu cümleler kuran, sesi sıcak bir şey var. Bardağın dolu tarafını işaret edip duruyor. Ben de inanıyorum onun söylediklerine. Mesela kahve fincanımda sevinçten havalara uçmuş iki kişi gördüm bugün. Yol görmedim! Bardak dolu, bardak dolu, bardak dolu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözde oturup akıllı uslu makaleleri okuyacaktım bu gece, bana da bakın! Belki daha sonra...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dolapta günlerdir duran tek birayı çıkardım. Dilek Teyze'nin diktiği, topladığı, Emine Teyze'nin çantanın kenarına sıkıştırdığı, annemin kavurduğu fıstığı aldım yanına. Şişeye bakıyorum. Yarısı dolu, yarısı boş!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki onuncudur aynı şarkıyı çalıyorum. Gerçekten bardağın yarısı dolu yarısı boş. Matematiksel olarak da... Bense bardağın dolu yarısını görmek için can atıyorum. Geri yarısını düşünmek bile istemiyorum!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-6425084131502890637?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/6425084131502890637/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=6425084131502890637' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/6425084131502890637'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/6425084131502890637'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2010/12/bardak-dolu-mu-bos-mu.html' title='Bardak dolu mu boş mu?'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/TRTmqeTW3sI/AAAAAAAAA7c/ZKeEIGPIHSg/s72-c/shutterstock_64797136.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-7460745743477968673</id><published>2010-12-20T11:37:00.000-08:00</published><updated>2010-12-20T11:37:20.787-08:00</updated><title type='text'>2011'den dilediklerim!</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2O3OB_awEFY/TQ-vS14-IKI/AAAAAAAAAB0/8m9JUingEPY/s1600/dileklistem2011.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5552849603809648802" src="http://3.bp.blogspot.com/_2O3OB_awEFY/TQ-vS14-IKI/AAAAAAAAAB0/8m9JUingEPY/s400/dileklistem2011.jpg" style="cursor: pointer; display: block; height: 400px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 198px;" /&gt;&lt;/a&gt;2011 yılı için Pino'nun hazırladığı listeyi doldurdum. Bir nefeste buldum 10 dileği. 11. dileğim de daha çok blog yazmak olsun!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-7460745743477968673?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/7460745743477968673/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=7460745743477968673' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/7460745743477968673'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/7460745743477968673'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2010/12/2011den-dilediklerim.html' title='2011&apos;den dilediklerim!'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_2O3OB_awEFY/TQ-vS14-IKI/AAAAAAAAAB0/8m9JUingEPY/s72-c/dileklistem2011.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-5134999809707050085</id><published>2010-12-16T14:26:00.000-08:00</published><updated>2010-12-16T14:26:16.275-08:00</updated><title type='text'>Bir Mango Kadını Olamadııım!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/TQqQhJMwCjI/AAAAAAAAA7Y/vSuDW7WCOIY/s1600/mango-turkiye-de-cok-seviliyor-856301.Jpeg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="228" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/TQqQhJMwCjI/AAAAAAAAA7Y/vSuDW7WCOIY/s320/mango-turkiye-de-cok-seviliyor-856301.Jpeg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Mango dediğin aslında bir meyve adı. Ancak amcalar nasıl bir marka yarattılarsa bu meyve adından, dünyanın her yerinde var kardeşim. Her sezon envayi çeşit model çıkarıyorlar. Rengarenk... Hakkını yemeyelim güzel ürünleri oluyor. Ancak ben ne zaman Mango'ya gitsem aynı his kaplıyor içimi. Ben bu kadar hızlı değişen bir modanın adamı değilim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kere kapısında "SALE" yazdım mı zaten tamam. Sanırısın içeride I. inönü meydan muharebesi oluyor. Aynı kazağın iki ucundan tutan iki kadından biri olmak bana göre değil. Temkinli davranıyorum. Kazağın ucuna bakıyorum önce. Eğer kazağın ucunda biri varsa, hiç zorlamıyorum. Bir kazak uğruna, tırnak izi yarası sahibi olmak pek de istediğim bir durum değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben alış-veriş yaparken "bu ürün bu kadar eder mi?" diye hep düşünürüm. Yani ne bileyim, modeli süper ama kumaşı beş para etmez bir şey çok pahalıysa anca gider mesela... Ama öyle bir güruh var ki, kucak kucak giysi ile kabinlere, oradan da kasaya yollanabiliyor. "Bu ürün bu kadar etmez kardeşim!" hesabını hiç yapmıyor bu tipler. O fiyata o malı satabilen Mangoya, Kiviye, Avokadoya gün doğuyor. Benim gibi hesap yapanlara da allah kolaylık versin. Hesapla dur!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de alış-veriş ettiği yerde ilgi görmek istiyor insan. Hallaç pamuğu gibi atılmış raflarda 38 beden aramak, bulduğun 38 beden giysinin, bir giysiden ziyade buruşturulmuş bir sümüklü mendile benzemesi irite ediyor beni. Hele o çalışanlar, kulaklarında telsizlerle gezen&amp;nbsp; tipler... Sanırsın 007 James Bond. Hey James bu kazağın başka bedeni var mı? Alo 35486AB cevap ver. Ne yazık ki efendim kalmamış. Size de bu S olmaz zaten. Bir insan irisi olma durumu var. Onu biliyoruz. Başka bedeni sorduk. Tey Allahım, sen beni bu 007'lerden koru.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cinlik yapıp, madem sen sevmiyon bu Mango'yu, Mungo'yu diye düşünmeyin. Ben de kadınım. Seviyorum öyle ciciyi miciyi. En son bir kırmızı kazak aldım kendime. Kırmızı kazak bende kaç senelik hikaye. Bir de ne zaman aldığım bir ürünün insanın ensesini kaşındıran etiketine baksam; ya "casual" yazıyor ya "essential". Herifler etiketten, "çözdük seni ey müşteri!" mesajını veriyor. Lazım olanı alan sıradan insan!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de marka, mağaza bağımsız olarak düşündüğüm bir konu var. Daha önce tekstil sektörü ile ilgili bir projede çalştım. Üretim yapılan yerleri gördüm. Yüzlerce insan makina gürültüleri arasında, belli sürelerde sigara içme, çay molası verebildikleri zorlu fabrika koşullarında çalışıyorlar. Türkiye, Bangladesh, Çin gibi ülkelerde böyle, belkide burada anlatabildiğimden daha da kötü ne fabrikalar var. Bu fabrikalar, Marks&amp;amp;spencer, H&amp;amp;M, Mango, Zara gibi uluslararası firmalara üretim yapıyorlar. Ucuzdan satın alınan emek, dünyanın her yerindeki mağazalarda, ucuz beğeniler için, pahalıya satılıyor. Devasa alışveriş merkezlerindeki mağaza çalışanları günün 12 saati, akşam 22'lere hatta 24'lere değin satış yapabilmek için helak oluyorlar. Bazen düşünüyorum da biz hiç almasak, bu döngü bir yerden kırılır mı acaba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ali, Veli, Hasan Amca'nın çalıştırdığı dükkan konsepti, butik konsepti, terzi konsepti... Nesli tükenen hayvanları sayıyorum sanki... Yabancıların "mass consumption" dediği, yerlilerin ne dediğini bilmiyorum, bu hır gür, bu ortam, öğütüyor insanları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözlerimi bir dörtlük ile sonlandırmak istiyorum:&lt;br /&gt;Kafa dağıtmak için gidilecek tek yer alışveriş merkezi olduğundan olacak, yolum düştü Mango'lara.&lt;br /&gt;Ankara dar geldi AVM koridorlarına sığamadım. &lt;br /&gt;Yerli yersiz hep düşündüğümden olacak,&lt;br /&gt;Çok arzu ettim, bir Mango kadını olamadım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-5134999809707050085?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/5134999809707050085/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=5134999809707050085' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/5134999809707050085'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/5134999809707050085'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2010/12/bir-mango-kadn-olamadm.html' title='Bir Mango Kadını Olamadııım!'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/TQqQhJMwCjI/AAAAAAAAA7Y/vSuDW7WCOIY/s72-c/mango-turkiye-de-cok-seviliyor-856301.Jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-3281883548205159819</id><published>2010-12-13T11:48:00.000-08:00</published><updated>2010-12-13T11:49:02.684-08:00</updated><title type='text'>Beklenen film vizyonda: Askerlik</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/TQZ2FV6nINI/AAAAAAAAA7U/uHq_EOJIajo/s1600/atlet.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/TQZ2FV6nINI/AAAAAAAAA7U/uHq_EOJIajo/s320/atlet.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Sevgili günlük,&lt;br /&gt;Bugün canım sevgilimi askere gönderdim. Daha iki gün önce öğrendik Canım'ın acemi birliği için nereye gideceğini, meslek kurası çekip çekmediğini... Ülkenin hangi köşesine gideceğini, gitmeden 2 gün evvel öğrenmek mantıklı bir iş değil. Bu işte mantık arama! Arama! Gecenin bir vaktinde açıklıyorlar sonuçları. Buna rağmen sistem kilit oluyor. Ekranda sonucu ilk gören sevgilimdi. Asker alma dairesinin sayfasında açılan resmi duyuruyu görünce, sevinçten güller açmadı tabi sevgilimin yüzünde. Onun yüz ifadesiyle birlikte benim içim de cızzz etti. Ben de öyle bir süre baktım ekrana. Sonra, sanırım olayın ciddiyeti bir anda kafama dank mı etti nedir, hüngür hüngür ağlamaya başladım. Uykum kaçtı. Bir bira içtim. (Tabii, her zaman olduğu gibi, bir Efes'in dibini göremedim.) Ertesi gün kurbağa gibi şişmiş gözler ve bozuk bir moralle işe gittim. Bir gün daha geçti...&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;Cumartesi sabahı 20 cm kalınlığında bir karla örtülmüştü penceredeki manzara. Görev beklemez, kısaca "yeşil don alımı harekatı" diye isimlendirilebilecek şekilde, Canım'ın orada ihtiyaç duyabileceği eşyaları almamız gerekiyordu. İnsan sürece müdahil olamayınca, orada nasıl bir ortam olduğunu her ne kadar hayal etse de, kendi yaşamadığı için, bir değişik ruh haline kapılıyor. Oysa askeriyede aşağı yukarı 1,5 yıl kadar çalıştım. Bizzat subaylarla. Tanka binmişliğim var. Helikopter simulasyonu ile hedef vurmuşluğum var. Rütbeleri ezbere biliyorum. Terhis süresini hesaplayan eğitimin senaryosunu yazdım. İç güvenlik harekatı kitapları okudum. Ben daha kıdemli asker sayılırım. Ama gel gör ki; istersen orgeneral ol, kazın ayağı pek de öyle değil. Sanki, sevgilimin çantasında bir çengelli iğne eksik olsa, dünyanın sonu gelecek... Bu ruh hali ile menüsküs ağrım dizimdeki mevzisinede konuşlandı. Bir cumartesi günü, Ankara kara bürünmüşken, ben penguen gibi yalpalarken, gerekenler listesini tamaladık sevgilimle birlikte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazar günü Umut ve Rabia ile birlikte götürüp bıraktık kocacığımı kışlasına. İyi ki geldiler bizimle. Ortalık hakikaten "kış" la! Bir de en son ev taşıdığımız kış böyle yağmıştı. Tam "öksüz oğlan hırsızlığa çıkmış, ay akşamdan doğmuş" durumu. Mantığı duygularına galip gelebilen bir boğa burcu kadınına yaraşır biçimde ağlamadım, sızlamadım kışlanın kapısında. Yolda Umut aynadan göz ucuyla ağlayıp ağlamadığımı kontrol etti, sordu. Gülerek uğurladım sevgilimi. İnsanın böyle zamanlarda kafası durmuyor; daha bir fazla düşünüyor. Ya da bana öyle oluyor bilemiyorum. Durmadan, en iyisi, en hayırlısı olsun diye düşünüyorum, diliyorum.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün gece yazmaya baladığım yazı, bu gece de sürdü. Buraya kadar geldi. Az önce pencereden&amp;nbsp; baktım. Kar da yağmaya devam ediyor. Bu yıl kar yağmasını hiç sevmedim ben. Zaman çabucak geçsin. Gelsin sevgilim. Sağ salim, bütün diğer askerler için de dilediğim gibi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-3281883548205159819?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/3281883548205159819/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=3281883548205159819' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/3281883548205159819'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/3281883548205159819'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2010/12/beklenen-film-vizyonda-askerlik.html' title='Beklenen film vizyonda: Askerlik'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/TQZ2FV6nINI/AAAAAAAAA7U/uHq_EOJIajo/s72-c/atlet.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-7460106625597626408</id><published>2010-10-26T12:25:00.000-07:00</published><updated>2010-10-26T12:33:34.900-07:00</updated><title type='text'>Tiramisu</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/TMcnigxa08I/AAAAAAAAA6o/7xF1GURPJ_8/s1600/tiramisu.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/TMcnigxa08I/AAAAAAAAA6o/7xF1GURPJ_8/s640/tiramisu.jpg" width="426" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Pek saygıdeğer, meydanlara sığmayan okuyucu kitlem,&amp;nbsp; &lt;br /&gt;Roma seyahatini hakkıyla şu sayfadan nakletmek işini yapamamışım ama bu lezzetten sizleri mahrum etmek olmaz. Tiramisuyu memleketinde ilk tattığımızda  "biz bugüne dek tiramisu yememişiz arkadaş." demiştik. Borgo Antico'daki şeker garson kızmız Claudia'nın literatürümüze kazandırdığı Tiramisu tarifini denedik. Yukarıdaki de fotosu. Calaudia'ya olan tuzlu tarifi borcumu Emine Beder'in bir dönem gazetelerden kesip sakladığım tariflerinden biri ile ödeyeceğim. Önümüzdeki Easter'a kalmasın. Önümüzdeki Easter'a Allah kerim. Buyrun bu da yukarıdaki lezzetin tarifi: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pavesini =&lt;b&gt; Bildiğin kedi dili bisküvisi, ithal olanlardan, 1 paket yetti.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Whipped cream, 250gr =&lt;b&gt; Bildiğin az sütle hazırlanmış bir paket krem şanti&lt;/b&gt;.&lt;br /&gt;Eggs, 3 =&lt;b&gt; Yumurta kokusuna tahammülüm yok. Ben 2 kullandım.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Mascarpone, 250Gr (mascarpone is a kind of full-fat cream cheese often used for desserts) =&lt;b&gt;Trakya peynir çıkarmış ama fiyat biraz şinanay...&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Sugar, 2 spoons =&lt;b&gt; Bildiğin yemek kaşığı ile. Pudra şekeri varsa daha iyi olabilir. &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;and one cup of coffee. = &lt;b&gt;Ben bunu şekerli olarak hazırladım ve biraz da acıbadem likörü ekledim. &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;The ingradients have to be worked separatly.&lt;b&gt; (Bu az bulaşıkla güzel yemek olmaz demek :)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;take one bowl and put in there 3 egg yolk, 2 sugar's spoon and the mascarpone cheese&lt;br /&gt;in  another bowl you have to whip the egg whites until they becomes as the  snow&lt;b&gt; (Kabı ters çevirsen dökülmeyecek kıvamda olmalı ki çevirdim!)&lt;/b&gt; . when you will finish to whip the eggs whites remember to put it  back into the refrigeretor.&lt;br /&gt;Then you have to whip the cream. &lt;b&gt;(Kremşanti olayı)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;now  you are ready to blend all the ingredients into the same bowl. take the  cup of coffee and pour it in a soup plate. and now what you have to do?  you have to submerge pavesini biscuits in the coffee -just for a few  seconds- and then you put pavesini in a pan (it hasn't to be too big).  And right after you will have done the first floor you have to add the  cream in the bowl. keep doing until you will finish the ingredients. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Ben pasta gibi üst üste koyup yaptım. Kreması dolapta iyice katılaşırsa bu tamamdır ama hemencecik yapacaksanız cup'ta yapın derim. Tiramisu'ya cup almak lazım.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="color: #999999; text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;Tarifin etkisi aşağıdaki fotoğrafla tescillenmiştir. &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/TMcq1EydbKI/AAAAAAAAA6w/zDMFc05SSuI/s1600/tiramisum.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/TMcq1EydbKI/AAAAAAAAA6w/zDMFc05SSuI/s640/tiramisum.jpg" width="425" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Aklımda başka tilkiler dönüp dururken, oturdum Tiramisu tarifi yazdım. Tatlı yazalım, tatlı konuşalım. &lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-7460106625597626408?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/7460106625597626408/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=7460106625597626408' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/7460106625597626408'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/7460106625597626408'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2010/10/tiramisu.html' title='Tiramisu'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/TMcnigxa08I/AAAAAAAAA6o/7xF1GURPJ_8/s72-c/tiramisu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-1042313117286852988</id><published>2010-10-12T11:13:00.000-07:00</published><updated>2010-10-12T11:16:55.091-07:00</updated><title type='text'>I like it on the front seat! Three times!</title><content type='html'>Bu akşam arabaya bindim. Dersten sonra arabada bıraktığım sırt çantam ön koltukta duruyordu. İçine laptop sığabilen şu spor sırt çantalarından... Bu kez içinde lap top yoktu. Notlar... Öğretim teknolojisinin tanımı, tarihi, defterime aldığım notlar, yemeyi unuttuğum meyveler, kurşun kalem, silgi vs.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Spor çantam ön koltukta dururken elimdeki diğer çantaları da koltuğa attım. Biri lap top'um. Bitmeyen işleri eve götüren, getiren, işimi yaptığım cihaz. İşim, mesleğim. Dosyalarla dolu. Yazılar, notlar, raporlar, sunular, dokümanlar, fotograflar, projelerim... Özenle seçilen ve sıkça değiştirilen bir arka plan resminin üzerine dizilmiş iş hayatım.&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;Bu iki çanta ön koltukta dururken, diğer çantanın dökülmeden orada kendine yer bulabilmesi için biraz düzenleme yapmam gerekti. Diğerlerini çekiştirdim. Kırmızı, biraz yıpranmış ve her daim içi hınca hınç dolu çantamı da ön koltuğa yerleştirdim. Fermuarı bozulmuş çantayı ne zamandır yenilemedim. Seviyorum kırmız çantamı. Parfümümü, rujumu, bir kadının gerekli gereksiz taşınabilecek ne varsa, kitaptır, peddir, ağrı kesicidir, göz kalemidir, alışveriş listesidir, faturadır, cüzdandır, kimliktir, karttır... Hepsini içeren sevgili çantamı da koydum ön koltuğa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O üç çanta arabanın ön koltuğuna sığdı. Dökülmedi, devrilmedi. Ağır geldiği için arabam bipleyerek emniyet kemeri ışığı yakmaya başlamadı. Eve gelirken spor çantamı sırtıma taktım. Lap topumu sol elime&amp;nbsp; ve kırmızı çantamı sağ omzuma. Kapımı anahtarımla açtım. Evime vardım. Arabaya bindiğim an koltuktaki üç çantaya bakıp, kendi hayatıyla analoji kuran halime şaştım. Üşenmedim bir de bunu buraya yazdım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Facebook'ta çılgınlar gibi&amp;nbsp; paylaşılan soruya da cevap olsun: I like it on the front seat. Three times!&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-1042313117286852988?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/1042313117286852988/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=1042313117286852988' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/1042313117286852988'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/1042313117286852988'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2010/10/i-like-it-on-front-seat-three-times.html' title='I like it on the front seat! Three times!'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-5413734617550550748</id><published>2010-10-11T03:14:00.000-07:00</published><updated>2010-10-11T03:14:39.777-07:00</updated><title type='text'>Bir konferansın ardından...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/TLLitK5syYI/AAAAAAAAA6k/Ea3Lmj-jMlc/s1600/Eskisehir00648.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/TLLitK5syYI/AAAAAAAAA6k/Ea3Lmj-jMlc/s400/Eskisehir00648.jpg" width="266" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Cuma günü Anadolu Üniversitesi'nin organize ettiği &lt;a href="http://iodlicem2010.anadolu.edu.tr/"&gt;IODL-ICEM etkinliği&lt;/a&gt; için Eskişehir'deydim. Bana laci döpyesimi giyme fırsatı... :) Uzaktan eğitimin yönetilmesi ve değerlendirilmesinde, kurumsal alanda yaşananalardan söz eden bir sunum yaptım. Bir sonraki konferans değil de dergi makalesi olsun istiyorum! Bakalım nasıl (vakit) olacaksa...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-5413734617550550748?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/5413734617550550748/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=5413734617550550748' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/5413734617550550748'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/5413734617550550748'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2010/10/bir-konferansn-ardndan.html' title='Bir konferansın ardından...'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/TLLitK5syYI/AAAAAAAAA6k/Ea3Lmj-jMlc/s72-c/Eskisehir00648.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-2900937323047067326</id><published>2010-09-30T10:22:00.000-07:00</published><updated>2010-09-30T10:22:37.569-07:00</updated><title type='text'>Bloguma İçimi Dökeyim!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.oliverray.ca/coffee_drinker_print_web.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://www.oliverray.ca/coffee_drinker_print_web.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp;Vay arkadaş. Kaç ay oldu yazmayalı. Ekim geldi. Yarın Ekim 1, 2010. Vay arkadaş."Fast forward"a bağladık yine. Şaşkınım.&lt;br /&gt;Tatil planımızı yazacaktım. Zaman aşımına uğradı çoktan. Gittik gezdik geldik. (belki yine yazarım...)&lt;br /&gt;Sonra... Yaz yoğun geçti. İş açısından yani. İşler güçler. İzmir, İstanbul...&lt;br /&gt;Sonra... Beklenen an geldi çattı. Emrah jüriye girdi. Doktorasını verdi. (hala yazıyor karşımda...)&lt;br /&gt;Sonra... Askerlik zamanı geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni öğretim dönemi de açıldı üstüne. Harç ödedim. "Ulan bu kayıt yaptığım kaçıncı dönem?" diye sordum kendime. Sordum! Cevabını boşverdim.&lt;br /&gt;Aman be günlük.&lt;br /&gt;Bu yorgunluk bugünkü yağmurdandır belki.&lt;br /&gt;Belki dizimin dibinde bekleyen laptopun baskısındandır.&lt;br /&gt;Aklımın içinde bir ev.&lt;br /&gt;Dayıyorum döşüyorum.&lt;br /&gt;Mozaiklerini ellerimle yapıyor, karolarını seçiyor, tasarlıyorum.&lt;br /&gt;(Olmayan bir salonun duvarına ne koyacağıma karar verdim çoktan.)&lt;br /&gt;Daha önce yazdığım o kanepeyi yerleştiriyorum evin içine.&lt;br /&gt;Kanepeyi yeşilli bir desenle kaplıyorum.&lt;br /&gt;Hayal etmeden de olmuyor, emek vermeden de...&lt;br /&gt;Anneciğimin sorduğu soruyu kendime sorup: "Poliyanna mıyım neyim?"&lt;br /&gt;İşe, güce koyuluyorum...&lt;br /&gt;Gidip bir kahve koyayım.&lt;br /&gt;Kokusundan bir nebze dostalara yollayayım.&lt;br /&gt;Aman be günlük... Hayat işte fazla abartmayayım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Resme bayıldım. Diğerleri için bir &lt;a href="http://www.oliverray.ca/index.html"&gt;tık&lt;/a&gt;.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-2900937323047067326?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/2900937323047067326/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=2900937323047067326' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/2900937323047067326'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/2900937323047067326'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2010/09/bloguma-icimi-dokeyim.html' title='Bloguma İçimi Dökeyim!'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-6745952623799290091</id><published>2010-06-18T13:30:00.000-07:00</published><updated>2010-06-18T13:31:18.409-07:00</updated><title type='text'>Procrastination (Erteleme Davranışı) Eserleri</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://channelate.com/comics/2009-02-23-acceptance-speech.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="211" src="http://channelate.com/comics/2009-02-23-acceptance-speech.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Klavyenin üzerinde gezinen parmaklar, boşuna çalışmıyor. Helal olsun sentezlediğiniz ATP'ler. Bir procrastination eseri içinse, helal olsun! Makalenin sonuç kısmını yazmaksa, şöyle dursun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu Haziran bir garipti. Dolu yağdı mesela, bildiğin dolu. Arabaların camlarını delip geçecek denli iri, kocaman. Ben deyim ceviz sen de yumurta... Elimizden, camdan dışarısını seyretmekten başka birşey gelmedi. Gelmez. Mesela ben camlardan, sanki evimiz taşlanıyormuş gibi sesler gelmeye başlayınca korktum, endişelendim. "Lütfen dursun şu dolu!" diye düşündüm. Yüksek sesle söyledim. Diledim. Hepsi bu! Elimizden gelen. Sonrası, arabadaki hasara bakmak, bahçeyi süpürmek, balkonu yıkamak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanın&amp;nbsp; sevdikleriyle ilişkileri de zaman zaman doğa olaylarıyla ilişkisine benziyor işte. Bir şeyin olacağı varsa, oluyor. Huylu huyundan vazgeçmiyor. Önceden alınan önlemlermiş, yok efendim "ben söylemiştim." lermiş... 5 kuruşluk kıymeti yok. Korkmak, endişelenmek, hayıflanmak, uykusuz kalmak, dert edinmek, üzülmek... Hepsi boş. Haziran ortası kar yağacağı varsa, yağıyor. Dolu düşecekse, düşüyor! Herşey olup bittikten sonra, artık hesap sormuşsun, başa sarmışsın olacak gibi değil. Bahçeyi düzenlemek, balkonu yıkamak ve eğer camlar kırılmışsa, onları taktırmak gerekiyor. Ve tabiiii, kabullenmek. O vakit bu kabullenme hem kendim hem de bütün sevdiklerimiz için gelsin! Amin! Bu konuya nerden geldiğim de bana kalsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Karikatürdeki kabullenme durumu biraz abartı ama... İdare edin artık.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-6745952623799290091?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/6745952623799290091/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=6745952623799290091' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/6745952623799290091'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/6745952623799290091'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2010/06/procrastination-erteleme-davrans.html' title='Procrastination (Erteleme Davranışı) Eserleri'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-739738181143556487</id><published>2010-05-23T13:44:00.000-07:00</published><updated>2010-05-23T13:49:49.247-07:00</updated><title type='text'>Kaşıklıklı Zeytinli Kek</title><content type='html'>İsimde herhangi bir yanlışlık yok. Sizi merakta bırakmadan tarifi veriyorum efem.&amp;nbsp; :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlerden Cumartesidir.(Herhangi bir cumartesi olduğundan, "c" küçük; oysa hiçbir gün herhangi değildi dolayısıyla "C" büyük. Ayraç kullanmadım. Canım istemedi. İmlayı bir kenara bırakıp devam edelim.) Sadece klavye ve araba kullanan ellere sahip olmak istemeyen obur şirin, kendini mutfağa atar. Dolapta zeytin vardır. (Antakya'dan Ruken'in zeytin salatası için özel olarak hazırladığı süper yeşil zeytinler...) Dondurucuda biraz da lor peyniri vardır. O zamaaaan tuzlu kek denemesi yapılmalıdır. Birkaç tuzlu kek tarifi okunur. 4 yumurta ile başlayanlar "yuh! Tavuk çiftliğimiz mi var? Kek dediğin en çok üç yumurta ile yapılır." denerek elemine edilir. Doğaçlama tarif için mutfağa geçilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/S_mTD7WjNcI/AAAAAAAAA5o/-iq5eNosDxA/s1600/IMG_0118.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" src="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/S_mTD7WjNcI/AAAAAAAAA5o/-iq5eNosDxA/s400/IMG_0118.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #666666;"&gt;Eldivenleri ben diktim. Keki ben pişirdim. Kaşıklığı da ben kırdım :)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Efendim dolaptan &lt;b&gt;3 yumurta&lt;/b&gt; çıkarılır.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;1 çay bardağı &lt;/b&gt;kadar çekrdekleri nazikçe ayıklanıp doğranmış&lt;b&gt; yeşil zeytin &lt;/b&gt;hazır edilir.&lt;br /&gt;Dondurucudan çıkarılan &lt;b&gt;2 cay bardağı&lt;/b&gt; kadar&lt;b&gt; lor peyniri&lt;/b&gt;, "aaaa bu donmuş, ben şunu şu kaşıklıkla bir ezeyim." denerek, &lt;b&gt;tak tak tak&lt;/b&gt; diye kaşıklıkla tepesine vurmak suretiyle itina ile un ufak edilir. Bu sırada kaşıklık itina ile kırılır. Bir de utanmadan kırılan kaşıklığa şaşırılır. Kırılan kaşıklığı yapıştırma görevi derhal eşe verilir. "Bundan hayır çıkmaz, ben yenisini alayım" denir. Olayın absürtlüğüne kek piştrikten sonra, kaşıklık yapıştırıldıktan sonra, ve daha sonra hep gülünür. Keki kaşıklıklı ve güzel yapan budur! Unutmayınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha sonra &lt;b&gt;3 dolu yemek kaşığı yoğurt&lt;/b&gt;, &lt;b&gt;yarım çay bardağı kadar süt&lt;/b&gt;, &lt;b&gt;1,5 çay bardağı sıvı yağ,&lt;/b&gt;&amp;nbsp; &lt;b&gt;1 paket kabartma tozu&lt;/b&gt;, aldığı kadar &lt;b&gt;kepekli ve sade un karışımı&lt;/b&gt;, &lt;b&gt;dereotu&lt;/b&gt;, &lt;b&gt;kekik&lt;/b&gt;, az &lt;b&gt;tuz&lt;/b&gt;, &lt;b&gt;kırmızı biber&lt;/b&gt; ve &lt;b&gt;1 çimdik kimyon&lt;/b&gt; karışıma ilave edilir.Yağlanıp unlanmış kalıba dökülür. Üzerine &lt;b&gt;susam &lt;/b&gt;ve &lt;b&gt;çörek otu&lt;/b&gt;yla desen yapılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kek sürekli olarak başına gelinip gidilmek suretiyle, "Allahım, kırdığım kaşıklığa deyse bari!" şeklinde serzenişlerle 160-180 derecede yaklaşık 45 dakikada pişirilir. Kek güzel olur. Olan kaşıklığa olur. Kaşıklığa gülünür. Kaşıklıklı zeytinli kek afiyetle yenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/S_mUS4v1EwI/AAAAAAAAA5w/b4OY3u5s8cU/s1600/IMG_0121.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/S_mUS4v1EwI/AAAAAAAAA5w/b4OY3u5s8cU/s320/IMG_0121.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Not: Bu sitedeki tariflerin garantisi yoktur ama siz yine de evde deneyiniz. :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-739738181143556487?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/739738181143556487/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=739738181143556487' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/739738181143556487'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/739738181143556487'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2010/05/kasklkl-tuzlu-kek.html' title='Kaşıklıklı Zeytinli Kek'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/S_mTD7WjNcI/AAAAAAAAA5o/-iq5eNosDxA/s72-c/IMG_0118.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-8729838579118681321</id><published>2010-05-17T12:00:00.000-07:00</published><updated>2010-05-17T12:13:41.940-07:00</updated><title type='text'>Vay Anasını Sayın Seyirciler!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://l.yimg.com/g/images/spaceball.gif" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://l.yimg.com/g/images/spaceball.gif" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/S_GSC_l6xRI/AAAAAAAAA5Y/EgiOQS2Pqfc/s400/picture_00099.jpg" width="400" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;Vay anasını sayın seyirciler. Çünkü ligin son maçında tirbünlerdeydim. &lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;Dün akşam Galatasaray-Gençlerbirliği maçını izlemek üzere 19 Mayıs Stadı'nın kapalı tiribününde, popomu rahatsız eden gri koltuklara oturmuş; bir yandan tezahürat yapıp, bir yandan çekirdek çitliyordum. Vallahi billahi! Alnımın ortasında konuşlanan sivilce yalan söylemediğimin bir numaralı ispatıdır!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;Maça gidişimin yeganecik sebebi, biricik sevgilimdir. Kendisi bir müddettir beni her alışveriş merkezinin olmazsa olmazı olan Galatasaray dükkanlarına çekelemekte, "Sana şu eşofmanı alalım mı?", yok efendim "Bu yağmurluğun tasarımı olmuş, alalım mı?" gibi ayartıcı sorularla beni kafalamaya çalışmaktadır. "Arda Turan'ın bir yılda aldığı parayı verirseniz, olurum size taraftar!" diyorum. Dinleyen yok, pazarlığa yanaşan hiç yok!&lt;/span&gt; Bir maçlık ücrette de anlaşırız gerekirse.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili okur, bu noktaya kadar yazdıklarımdan da anlaşıldığı üzere, futbol takımı tutmakla falan pek işim olmuyor. En son maça gidişim 8-9 yaşındayken (yani bundan aşağı yukarı 12 sene falan evvel :):) arada bir de doğum günü atlattık, altını çizmesem olmaz.) Ankara-Cebeci Standı'ndaydı. Yanlış hatırlamıyorsam bir Beşiktaş Maçı idi. O zaman nerde öyle gol olunca yanıp yanıp sönen elektronik skor tabelaları, dönüp duran reklam tabelaları. Hafızamda kalan, kocaman bir rakamın skor tablosuna yerleştirilişi. Ne rakibi hatırlıyorum, ne de sonucu. Cebeci Stadı'nın da yerinde alış-veriş merkezi yelleri esiyor zaten...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıdaki paragraflarda anlatılanlardan anlaşılacağı gibi futbol'la pek işim olmuyor. (okura balık hafızalı muamelesi çeken yazar!) Nasıl olsun? Dün akşam toplum psikolojisinin ve kale arkası seyircisinin baskısıyla tribünde bir oturup bir kalkarken bile sorgulaman edemedim: "Ben işimi yaparken neden kimse benim için tezahürat yapmıyor?" Mesela ben bir konu uzmanı ile toplantıdayım. Arkadan bir ses gelse: "HAYDİ BASTIR HAYDİ DİDEM HAYDİİİİİ! TAM ZAMANI TAM ZAMANI ŞİMDİ !"&amp;nbsp; Ya da tam bir senaryonun ortasındayken, Teknokent'te yer yerinden oynusa: "DİDEM SEN BİZİM HERŞEYİMİZSİN!" Ben o gazla senaryoyu yarım saatte bitirip,toplantıdan galip ayrılsam olmaz mı? Olmuyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olmuyor! Aslına bakarsanız futbol, klüpler, taraftarlık bazı yönleriyle güzel kavaramlar. Mesela kapısından girmeye çekindiğiniz birinin tuttuğu takımla ilgili muhabbet açıp; yarım saat içinde kanka olma ihtimaliniz var. (Bu bireysel bankacılık eğitimlerinde ele alınan bir taktikti.) Öte yandan, yok efendim sahanın ortasına bayrak dikmeler, yok efendim stadı yakmalar. Barça taraftarı dün akşam güzelim La Rambla Caddesi'ni yakmış! Ben bu işlerden hazzetmiyorum! Vallahi hiç hoş olmuyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/S_GTS1QwhqI/AAAAAAAAA5g/tmcTEXd_Rbg/s1600/24sport-FC-Barcelona-fans-006.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/S_GTS1QwhqI/AAAAAAAAA5g/tmcTEXd_Rbg/s400/24sport-FC-Barcelona-fans-006.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Öte yandan tribünde maç izlemenin keyfi de bir ayrı. Öyle bir ortam ki; günlük yaşamda ayıplanacak, tu-kaka denecek ne varsa, orada mubah! Misal, yanındakiyle aynı renk giyindin. Dakkasında "ikiz eşek" damgasını yersin. Burda öyle bir durum yok. Asıl giymezsen racona ters. Misal, küfretmek serbest! Hakemin yakınlarına sayıp sövmeyen bizden sayılmıyor. Bir de mantık kuralları o kapıdaki hapisane girişini andıran turnikelerden geçemiyor anladığım kadarıyla. Bu çıkarıma, maçı (2-1) kaybetmişken, şampiyon olamayan Fenerbahçe'yi düşünerek, sahada Ankara havası eşliğinde göbek atarak ligi 3.lükle kapatan Galatasaray taraftarlarının arasında iken vardım. Şunu da itiraf edeyim ki: "Kocacım bu sizin takımın içi geçmiş!" diyerek maçı izlemeye başlayan ben, maçın sonunda kendimi sevinç içinde "Bursaspor!" tezahüratı yapaerken buldum. Hey Allahım, sen aklıma mukayyet ol! O nasıl bir coşku, nasıl bir adrenalin. Gittiğmiz maç iddiasız bir maç olduğundan, tıklım tıklım değildi. Tabiri caizse, saha full çekse, adrenalinle birlikte salgılacak aşırı testesteron, ortamı çekilmez hale getirecekti. Adı geçen salgılar düşünüldüğünde, bu kadarı bana yetti!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir başka gözlemim de şu ki; taraftarlık sahada, maçta bitmiyor. Evde, kırda, plajda, metro istasyonunda devam ediyor. Yahu kardeşim 20'lerinin ilk yarısında, üflesem uçacak, osuruktan bir kız çocuğunun karşı perona gelen vagonun içindeki Fenerli gneçlere hareket çekmesi nedir? Dokuz kusurlu hareketten biri midir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hah! bir de bu var tabi. günlük yaşamdaki her şeyi futbol terimleriyle anlatmaya çalışmak. "Abi tam alıyoduk ihaleyi, top direkten döndü!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/S_GRWiVJWzI/AAAAAAAAA5Q/D0jlUEGK_o4/s1600/Untitled.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="268" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/S_GRWiVJWzI/AAAAAAAAA5Q/D0jlUEGK_o4/s400/Untitled.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Benden Galatasaraylı olur mu? Bilinmez. Alsınlar Mekteb-i Sultani'ye olayım! demek için de artık çok geç. Fakat, futbola ilişkin gözlemlerime dayanarak şunu söyleyebilirim ki; ülkeyi böl ve yönet yöntemi ile idare edenler; futbolu da aynı yöntemle idare ediyorlar. Futbol bir anda bir oyun omaktan çıkıp, kimseye, hatta diğer spor dallarına bile, yaşam hakkı tanımayan, ayrılıkçı, faşist, iğrenç bir öç alma oyununa dönüşüyor. Futbolda dönen paralarla üstesinden gelemediğimiz ne çok soruna ilişkin ne çok güzel şey yapılabilir diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Bendeniz bu oyuna, en azından bir süre daha, bulunduğum yerden bakmayı tercih ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Hala ofsayttan çakmıyorum. Ha bir de blog dünaysını sallayan ve basın tarafından sevilmeyen sağlam futbol blogu yazarlarına selam olsun!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-8729838579118681321?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/8729838579118681321/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=8729838579118681321' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/8729838579118681321'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/8729838579118681321'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2010/05/vay-anasn-sayn-seyirciler.html' title='Vay Anasını Sayın Seyirciler!'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/S_GSC_l6xRI/AAAAAAAAA5Y/EgiOQS2Pqfc/s72-c/picture_00099.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-8329781099966522038</id><published>2010-05-03T13:44:00.000-07:00</published><updated>2010-05-03T13:44:41.033-07:00</updated><title type='text'>Noktası, virgülü kendi yerini bulsun!</title><content type='html'>&lt;meta content="text/html; charset=utf-8" http-equiv="Content-Type"&gt;&lt;/meta&gt;&lt;meta content="Word.Document" name="ProgId"&gt;&lt;/meta&gt;&lt;meta content="Microsoft Word 12" name="Generator"&gt;&lt;/meta&gt;&lt;meta content="Microsoft Word 12" name="Originator"&gt;&lt;/meta&gt;&lt;link href="file:///C:%5CUsers%5CDidem%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;/link&gt;&lt;link href="file:///C:%5CUsers%5CDidem%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_themedata.thmx" rel="themeData"&gt;&lt;/link&gt;&lt;link href="file:///C:%5CUsers%5CDidem%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_colorschememapping.xml" rel="colorSchemeMapping"&gt;&lt;/link&gt;&lt;style&gt;&lt;!-- /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal	{mso-style-unhide:no;	mso-style-qformat:yes;	mso-style-parent:"";	margin:0cm;	margin-bottom:.0001pt;	mso-pagination:widow-orphan;	font-size:12.0pt;	font-family:"Times New Roman","serif";	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";	mso-ansi-language:EN-US;	mso-fareast-language:EN-US;}.MsoChpDefault	{mso-style-type:export-only;	mso-default-props:yes;	font-size:10.0pt;	mso-ansi-font-size:10.0pt;	mso-bidi-font-size:10.0pt;}@page Section1	{size:595.3pt 841.9pt;	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt;	mso-header-margin:35.4pt;	mso-footer-margin:35.4pt;	mso-paper-source:0;}div.Section1	{page:Section1;}--&gt;&lt;/style&gt;  &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/S9808qNSfjI/AAAAAAAAA5I/CwWJYFTOs9U/s1600/kelebek.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/S9808qNSfjI/AAAAAAAAA5I/CwWJYFTOs9U/s200/kelebek.jpg" width="179" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Cama çarpan kelebeklerin ölmesinden,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanadın geride bıraktığı toz zerresi kadar etkilenmeden&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamayı öğrendim ben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz ki ne desem, inanacaksınız&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnanmayı kendine huy edinmiş&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir iki bacaklısınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimi gün,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dört olsaydı da fark etmezdi diye düşünüyorum işte&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle boş şeyleri düşünmek benim işim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dört, altı, sekiz, hatta kırksekiz…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlle çift olmalı ille,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlle bir hususa takılacaksanız…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kelimelerle oynamayı iyi bilen&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi sayan, iyi söven, iyi yalan söyleyen…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her sabah uyandığında aynadan kendine&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kocaman bir palyaço sureti gönderen&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben değildim derken&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlle de birileri vardı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her gün kendini inkâr eden&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu garip şey, bu inkâr, bu gariplik, bu yoksunluk&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pencereye çarpmadan evvel&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoktan zehirlemişti kelebeği zaten!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-8329781099966522038?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/8329781099966522038/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=8329781099966522038' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/8329781099966522038'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/8329781099966522038'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2010/05/noktas-virgulu-kendi-yerini-bulsun.html' title='Noktası, virgülü kendi yerini bulsun!'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/S9808qNSfjI/AAAAAAAAA5I/CwWJYFTOs9U/s72-c/kelebek.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-3228742158616633227</id><published>2010-03-14T01:57:00.000-08:00</published><updated>2010-03-14T01:57:37.644-08:00</updated><title type='text'>PAZARIN KASVETİ</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/S5yyVX8OivI/AAAAAAAAA48/IbO93HfTMSE/s1600-h/DSC00750.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/S5yyVX8OivI/AAAAAAAAA48/IbO93HfTMSE/s400/DSC00750.JPG" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Şikayet etmekten hez etmiyorum.&lt;br /&gt;Haz etmek onaylanan bir eylem değil.&lt;br /&gt;Öyleyse şikayet etmek onaylanabilir (mi?).&lt;br /&gt;Doğru düzgün çıkarımlar yapmayı bize doğru düzgün öğreten oldu mu?&lt;br /&gt;Olmadı?&lt;br /&gt;If-&amp;gt;then-&amp;gt;else, what if???&lt;br /&gt;Kafamda ne pişirsem, ne taşırsam, ne yazsam...&lt;br /&gt;Ne çizsem, ne çizseler, ne öğrenseler?&lt;br /&gt;Daha iyi anlatsam, daha iyi anlasam.&lt;br /&gt;Daha çok okusam, daha çok&lt;br /&gt;Ben bana yetsem,&lt;br /&gt;Herbişey yetse&lt;br /&gt;Az gelmese...&lt;br /&gt;Hiç korkmasam, hiç utanmasam.&lt;br /&gt;Amaaaan! &lt;br /&gt;Boşverin okumayın bu blog postu.&lt;br /&gt;Yazar pazarın kasvetine kapılmışsa. Boşverin!&lt;br /&gt;Bir pazarı daha katledin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Bu post artık var olmayan bir vişne ağacına ithaf edilmiştir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-3228742158616633227?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/3228742158616633227/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=3228742158616633227' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/3228742158616633227'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/3228742158616633227'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2010/03/pazarin-kasveti.html' title='PAZARIN KASVETİ'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/S5yyVX8OivI/AAAAAAAAA48/IbO93HfTMSE/s72-c/DSC00750.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-8879436793338350029</id><published>2010-02-27T12:38:00.000-08:00</published><updated>2010-02-27T12:57:40.367-08:00</updated><title type='text'>Dün akşam</title><content type='html'>Dün akşam Erkin Koray konserindeydik.&lt;br /&gt;Dip sahneyi sevdim.&lt;br /&gt;Biranın 10 lira olmasını değil.&lt;br /&gt;Erkin Baba'nın ilerlemiş yaşı ile sahnede durmasını sevdim. canlı dinlemek güzel.&lt;br /&gt;"Neyse biz bunu boş verelim!" demesi değil.&lt;br /&gt;Güzel bir akşamdı.&lt;br /&gt;Daha da güzel olur muydu? Elbette!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalite kötü ama atmosfer hakkında fikir verebilir. Buyurun izleyin!&lt;br /&gt;&lt;object height="344" width="425"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/VbbR6kZUWAI&amp;amp;hl=en&amp;amp;fs=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/VbbR6kZUWAI&amp;amp;hl=en&amp;amp;fs=1" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-8879436793338350029?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/8879436793338350029/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=8879436793338350029' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/8879436793338350029'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/8879436793338350029'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2010/02/dun-aksam.html' title='Dün akşam'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-8950285694144142502</id><published>2010-02-08T12:11:00.000-08:00</published><updated>2010-02-08T12:15:39.308-08:00</updated><title type='text'>Kızılcahamam Dönüşü</title><content type='html'>Bu yazı &lt;a href="http://umutungunlugu.blogspot.com/2010/02/paris-donusu.html"&gt;Umut’un Paris dönüşü&lt;/a&gt; yazısına ithafen değil, ders çalışmaktan ve bilgisayar başında mesai yapmaktan omzu kolu, bileği sırtı, beli bıkını tutulan bütün herkese ithafen yazılmıştır.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/S3Bt6hajHFI/AAAAAAAAA3c/EiBdPP4rZ_c/s1600-h/3.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/S3Bt6hajHFI/AAAAAAAAA3c/EiBdPP4rZ_c/s320/3.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;Kendinden habersiz muhaberimiz Kızılcahamam Patalya Otel'den bildiriyor.&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;“Ellimizde-altmışımızda gideceğimiz yerler!” diye düşünmeyin. (&lt;a href="http://ukutluay.blogspot.com/"&gt;Ümit&lt;/a&gt; kulakların çınlasın!) Benim ve sevgilimin çeşitli nedenlerle gerilen ve tatiiiil tatiiiiil diye bağıran bünyelerimize bu değişiklik iyi geldi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Bu kısım Gezelim Görelim ses tonu ile okunacak! Bir de şekilsiz kareli gömlek giymişim farz edin. Tam Nuray Ablam gibi olmuşum.) Kışın günü, kısa ve sıcak tatil en güzel nerede yapılır sorusuna yanıt: termal turizm. Bu açıdan, Afyon, Kütahya ve Kızılcahamam seçenekleri arasından, hem orman içinde bulunması, hem de evimize 90 km mesafede (Ölçtük herhalde!) bulunması nedeniyle Kızılcahamam Patalya Otel öne çıktı. Biz de yola çıktık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Canım sevgilim (ki kendisi ilerleyen yıllarda tam anlamıyla bir gezelim görelimin yapımcısı olacağını bilmiyor.) her zaman olduğu gibi yine bana GPS muamelesi yaptı. Ben de GPS’lere taş çıkartacak şekilde her zamanki gibi tarif ettim yolu. Anadolu bulvarından İstanbul yoluna bağlan, go go go go. Kızılcahamam okunu görünce dön. Otel Soğuksu Milli Parkı’nın içinde.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/S3BuYmJqy9I/AAAAAAAAA3k/eLHo38IzRHY/s1600-h/4.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="218" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/S3BuYmJqy9I/AAAAAAAAA3k/eLHo38IzRHY/s400/4.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;İçinde içinde. (Buraya da bir Cem Yılmaz "mutluluk içimizde" göndermesi yapayım!) Vallahi içinde. Parkın içinde en güzel yerinde. Şaka gibi ama milli parın içinde zabellaaaah gibi otel var. Şaşırdım mı? Yooo! Bu ülkede yaşarken insan 28 yaşına gelinceye dek hem milliyi, hem parkı, hem inşaatı, hem izni, hem de bunların arasındaki ilişkileri doğal karşılamayı öğreniyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse efem konumuz bu değil. Beni otele çeken en büyük sebep kar yağarken ya da dışarıda hava eksi bilmemkaç dereceyken içinde cup cup yüzebileceğiniz bir sıcak su havuzun olması idi. Bkz. Alttaki fotograf. Hakikaten Cumartesi günü açan kış güneşi altında sıcak sularda cup cup yüzmek bünyeye ilaç gibi geldi. Zaten tatil bir sudur! İç iç kudur!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otele varır varmaz çantaları odaya attığımız gibi oteli keşfe çıktık. Ayağımıza galoşlarımızı giydik sorduk: “Soyunma odaları nerede?” Yanıt: “Soyunma odası yok! Odanızdan telik ve bornozunuzla iniyorsunuz!” Hönk! Ferhan Şensoy’un “Oteller Kitabını”nın kulaklarını odamızdaki 2 adet single yatağı gördüğümüzde çınlatan sevgilimle ben bu hareketle ikinci dalga çınlamayı atmosfere saldık. Üçüncü dalga çınlama ise odamızdaki temiz ama yarı nemli bornozları gördüğümüzde salındı. Dördüncü dalgayı bizzat ben “bir gün içinde tek boznoz verebiliyoruz efendim!” cümlesini salıveren resepsiyoniste şaplattım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerilmeyeceğim efendim. Hayalini kurdum ben bu kafa dinleme olayının. Gerilmeyeceğim. Ben gerilirsem kocam bam teli olacak. Ondan sonra kahkaha aterken etrafı çınlatan sesi, bir gürleme olaraktan otelin duvarlarında yankılanacak. Olacak iş değil. Sakin olalım. Mayomuzun üzerine bişeyeler geçirelim. Nemli bornoz ıslak bünyeyi bozmaz. Gel gidelim cup cup yapalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu aşamadan sonra boyut değiştirdik. Sanki bir penguenler cumhuriyetine gelmiştik. Evet evet penguenler cumhuriyeti! Açık havuz, kapalı havuz, fin hamamı, sauna, türk hamamı, 40 derecelik kür havuzu; yok efendim güzellik salonu, özel jakuzi, sularında çiçeklerin yüzdüğü uzak doğu müziklerinin çalındığı jakuzili salonlar gibi envai çeşit “su” aktivitesinin bulunduğu yerlerden oluşan otel, penguenlerce istila edilmiş sanki. Herkesin sırtında bir bornoz, kafasında bir bone, ayağında bir telik. Kaymadan yürümek için küçük adımlar atarak yürüyen bir sürü insan… Sürekli bir parmak arası terlik efekti, şipidik, şipidik, şipidik, şipidik… İnsan öyle de kolay adapte oluyor ki cumhuriyete; havuza bakmaya inen ayağı galoşlu normal giyimliler, dakkasında uzaylı muamelesini hak ediyor. “Ay bunlar da kim ayol?” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/S3BubeHZPmI/AAAAAAAAA3s/pXY_EOQcA9c/s1600-h/2.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/S3BubeHZPmI/AAAAAAAAA3s/pXY_EOQcA9c/s320/2.JPG" width="240" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Asansördesin bornozlusun! Hiç tanımadığın insanların yanında kulak memelerinden sular damlatarak, terlik şapırdatarak geziyorsun. Sonra akşam yemeği vakti gelince bu penguen milleti ne kadar taşlı pullu varsa giyinip, ne kadar parfüm varsa sıkınıp geliyor. “Hani, hani kulak memenden su damlıyodu?” diye soramıyorsun, kulağından pırlantası damlayan asortiklere. Bu durum topluca soyunmalıyız tektip bornoz ile yaşamalıyız diye düşüdürttü bana. Burası muz cumhuriyeti mi? Hayır efendim penguen cumhuriyeti! Şipidik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/S3BvYOJMa3I/AAAAAAAAA38/OyYeQJsCpvs/s1600-h/g%C3%BCnd%C3%BCz.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/S3BvYOJMa3I/AAAAAAAAA38/OyYeQJsCpvs/s320/g%C3%BCnd%C3%BCz.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&amp;nbsp;&lt;b&gt;Açık Havu Gündüz (sıcaklık -2) &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/S3BvUbHHYKI/AAAAAAAAA30/-BpFd0ga5OE/s1600-h/gece.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="163" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/S3BvUbHHYKI/AAAAAAAAA30/-BpFd0ga5OE/s320/gece.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;Açık Havuz &lt;/b&gt;&lt;b&gt;Gece (sıcaklık ?)&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bütün bu sulu fasiliteler bitip odaya çıkınca şöyle bir içim ürperdi gibi oldu.“Açayım şu iki singıldan dabıla dönme odanın klimasını!” dedim. Yanıldım! Yok! Ne bir on/off, ne bir radyatör, ne bir petek ne bir havalandırma, ne de bir klima! Resepsiyonu aradım tam gaz. "Odalarımız alttan ısıtmalı efendim, ama yine de ben bir baktırayım." Nası yani? Bizim odanın altını mı açacaksınız ocak misali? Kocaman 4’lü bir setüstü var da sanki, bir gözünü açacak hasbam! Çare kapının çalması ile alttan değil, kapıdan geldi. Üç gözlü devasa elektrik ocağı odada yerini aldı. Odanın sıcaklığı fena değildi zaten, sıcak sudan çıkan bünye zamanla adapte oldu. Elektrik ocağı,&amp;nbsp; ıslanan ve bir yenisini alamayacağımız konusunda altı çizilerek bilgilendirildiğimiz bornozları kurutma işinde çalıştı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Biz nasıl bir memleketin evladıyız yahu? Topluca yıkanmak nasıl bir gelenektir?" diye düşünerekten geçirdiğim bu tatil bana iyi geldi. (Bir de masaj kısmı var ki, onu anlatmayacağım. Zira anlatılmaz, yaşanır!) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otel ile ilgili öneri ve değerlendirmelerimi alt alta not düşerek, Ankara’nın “elit” kesiminin oluşturduğu diğer otel sakinlerine selam ederek, yazıma son vermek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Otel’in bulunduğu doğa mükemmel, mimari açıdan tam bir skandal. Anlatılacak gibi değil! Zevksizlik, uyumsuzluk akıyor. Kür merkezi ile oteli birbirine bağlayan yerde laf olsun diye konmuş engelli rampası gözümden kaçmadı. Sağlam adamı rampanın başından bıraksanız, sonunda sakat olur!&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Kür merkezindeki sıcak su havuzu manzarası ve suyuyla süper!&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Açık hava sıcak su havuzu da harika! Hele arkadaşlarla birlikte gittim mi, gece ne eğlenitlir o havuzda beaaa! (bkz Pamuksu Otel!)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Yemekler, 10 üzerinden 4,5. (Ben de kendime göre Vedat Milorumdur!)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Çalışanlar süper kibar, pozitif ama genel bir organizasyon eksikliği var.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Ve otel bu hizmete oranla biraz pahalı. &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;Ama değdi!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-8950285694144142502?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/8950285694144142502/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=8950285694144142502' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/8950285694144142502'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/8950285694144142502'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2010/02/kzlcahamam-donusu.html' title='Kızılcahamam Dönüşü'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/S3Bt6hajHFI/AAAAAAAAA3c/EiBdPP4rZ_c/s72-c/3.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-6692324195095474421</id><published>2010-02-01T12:07:00.000-08:00</published><updated>2010-02-01T12:07:15.979-08:00</updated><title type='text'>01-02-2010</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/S2c0QsSGNRI/AAAAAAAAA3M/INOFou2Or6Q/s1600-h/012.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/S2c0QsSGNRI/AAAAAAAAA3M/INOFou2Or6Q/s320/012.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Kallavi bir blog yazısı yazmanın zamanı çoktan geldi de geçiyor bile. O zaman bugün bir e-postadan, bir makaleden öte oturup sivil bir blog yazısı yazayım. Havadan sudan bahsederek başlayayım söze.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce kar yağdı. Kar yolları kapadı. Üzerine yağmur indi. Ve ardından güneş açtı bu sabah. Böyle havlarda hep dersi asmak ister canım. Dersi asmak... Dışarıda güneş varken benim derste ne işim var? Otururum ağacın gölgesine, alırım elime kitabımı, okurum. Yaşım gereği bir aşık olma çabası içindeyimdir. Bir satır okur bin satır hayal kurarım. Güneş çıkmış ya işte şubatmış, nisanmış derdim olmaz. Aylardan mayıssa eğer, erguvanlar açmışsa, ya da iğdeler insanı kendinden geçiren bir kokuyla bezemişse sokakları. Tutmayın beni o vakit&amp;nbsp; Tutmayın! Kaçarım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İş yerindeki ajandama tarih atarken uyandım hayalimden. 01/02/2010. Tarihi atarken sıfır ve bir ve ikilerden oluşan bir sistemin içine düşmüş buldum kendimi. İşte masamdayım yine, masama sığamıyorum. Her allahın günü şu deftere tarih atarken "Aynı köşeye at şu tarihi!" diyorum Kendi sözümü kendim dinlemiyorum. Ben bir tarih atıyorum, tarih bir çentik atıyor. Ödeşiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dersi asmanın mümkün, işi asmanın na-mümkün olduğu, kaçlık olduğunu bilmediğim sisteme mensup olduğum bu gün; kendisi bir bahar gününden kaçıp gelmiştir. Anneciğimin ellili yaşlarının ilk yarısını devirdiği bu gün, telefonda burnunu çekmekteyken konuyu usataca değiştirdiği bu gün... Bahardan kaçıp gelmişse. Tuttum. Hiç kaçırır mıyım?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-6692324195095474421?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/6692324195095474421/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=6692324195095474421' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/6692324195095474421'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/6692324195095474421'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2010/02/01-02-2010.html' title='01-02-2010'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/S2c0QsSGNRI/AAAAAAAAA3M/INOFou2Or6Q/s72-c/012.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-700264782600598306</id><published>2010-01-27T02:47:00.000-08:00</published><updated>2010-01-27T02:47:13.945-08:00</updated><title type='text'>Takıldım mı, tam takılırım</title><content type='html'>Bu şarkıya takılmış vaziyetteyim. Kendimi hem "poor", hem "misguided" hem de "fool" hissetmemin sebebine sevgilim bu sabah bir açıklama getirdi. İşe gelirken yol boyu bu açıklamayı düşündüm. Karar veremedim. en iyi ben bu şarkıyı bir daha dinleyeyim. Hatta siz de dinleyin!&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;"Poor Misguided Fool"&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;As soon as you sound like him &lt;br /&gt;Give me a call &lt;br /&gt;When you're so sensitive &lt;br /&gt;Its a long way to fall&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Whenever you need a home &lt;br /&gt;I will be there &lt;br /&gt;Whenever you're all alone &lt;br /&gt;And nobody cares&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;You're just a poor misguided fool &lt;br /&gt;Who thinks they know what I should do &lt;br /&gt;A line for me and a line for you &lt;br /&gt;I lose my right to a point of view&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Whenever you reach for me &lt;br /&gt;I'll be your guide &lt;br /&gt;Whenever you need someone &lt;br /&gt;To keep it inside&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Whenever you need a home &lt;br /&gt;I will be there &lt;br /&gt;Whenever you're all alone &lt;br /&gt;And nobody cares&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;You're just a poor misguided fool &lt;br /&gt;Who thinks they know what I should do &lt;br /&gt;A line for me and a line for you &lt;br /&gt;I lose my right to a point of view&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I'll be your guide in the morning &lt;br /&gt;You cover up bullet holes&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;As soon as you sound like him &lt;br /&gt;Give me a call &lt;br /&gt;When you're so sensitive &lt;br /&gt;Its a long way to fall&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;You're just a poor misguided fool &lt;br /&gt;Who thinks they know what I should do &lt;br /&gt;A line for me and a line for you &lt;br /&gt;I lose my right to a point of view  &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;object align="middle" height="50" width="150"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="sameDomain" /&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent" /&gt;&lt;embed src="http://muzicons.com/musicon_v_srv_new.swf" width="150" height="50" menu="false" quality="high"  align="middle" type="application/x-shockwave-flash" flashvars="&amp;nomuz=muzicon%20unavailable&amp;site=http://muzicons.com/&amp;icon_pic=12.png&amp;music_file=http://kryptondream.narod.ru/songs/1/Starsailor_-_Poor_Misguided_Fool.mp3&amp;bg_color=656565&amp;type_of_clip=whith_bar&amp;text_color=FFFFFF&amp;text_message=listening&amp;buy_link=http%3A%2F%2Fwww.amazon.com%2Fgp%2Fsearch%3Fie%3DUTF8%26tag%3Dmuzicocommusi-20%26index%3Ddigital-music%26linkCode%3Dur2%26camp%3D1789%26creative%3D9325" wmode="transparent" menu="false" quality="high"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-700264782600598306?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/700264782600598306/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=700264782600598306' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/700264782600598306'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/700264782600598306'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2010/01/takldm-m-tam-taklrm.html' title='Takıldım mı, tam takılırım'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-7865145211071982203</id><published>2010-01-02T09:56:00.000-08:00</published><updated>2010-01-02T09:57:32.159-08:00</updated><title type='text'>BLOG-luyorum, BLOG-luyorsun, BLOG-luyor, BLOGLUYORUZ</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Sz-IgYZZ_iI/AAAAAAAAA1c/QdQgZ56KUy4/s1600-h/blog.jpg.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Sz-IgYZZ_iI/AAAAAAAAA1c/QdQgZ56KUy4/s400/blog.jpg.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Evet blogluyoruz ve bu yaptığımız eylemin pek çok etkisi oluyor. Dolayısıyla, bu çeşitli yönlerden bir araştırma konusu teşkil ediyor. Ne zamandır da aklımda dolanıp duruyor. Neden blogluyoruz ki acep? Bu sorunun yanıtını bir kaç kez kendi blogumda vermeye çalıştım, şimdi de HCI (Human- Computer Interaction) dersi kapsamında bir araştırma ile soruya yanıt aramaya çalışıyorum. Bloguma yolu düşenler lütfen bakmadan geçmesin. Cevap verilen her anket bonus sevap kazandırır :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankete ulaşmak için &lt;a href="http://www.surveymonkey.com/s/blog_kullanim_anketi"&gt;tıklayın &lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlgili bloga ulaşmak için &lt;a href="http://nedenblogluyoruz.blogspot.com/"&gt;tıklayın&lt;/a&gt;.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-7865145211071982203?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/7865145211071982203/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=7865145211071982203' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/7865145211071982203'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/7865145211071982203'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2010/01/blog-luyorum-blog-luyorsun-blog-luyor.html' title='BLOG-luyorum, BLOG-luyorsun, BLOG-luyor, BLOGLUYORUZ'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Sz-IgYZZ_iI/AAAAAAAAA1c/QdQgZ56KUy4/s72-c/blog.jpg.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-7865589192921183081</id><published>2009-12-19T13:28:00.000-08:00</published><updated>2009-12-19T13:31:10.877-08:00</updated><title type='text'>Kek gibi...</title><content type='html'>Dolapta çürümesinden endişe duyduğunuz &lt;b&gt;5 adet elma&lt;/b&gt;yı çıkarın. Soyun küçük parçalar halinde dilimleyin. Komposto yapmaya niyet ederek başlayıp, kek yapmaya karar vermeniz önemli. Bu nedenle elmaların içinde elma çekirdekleri de olsun. Sonra, elmaların üzerine &lt;b&gt;2-3 yemek kaşığı toz şeker &lt;/b&gt;ekleyerek kendi suyunda yumuşayıncaya dek pişirin. İçine bir miktar &lt;b&gt;tarçın &lt;/b&gt;ekleyin. Ev misler gibi tarçınlı şekerli kokuyla dolsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Sy1FNFQGq2I/AAAAAAAAA04/UKF64J4KdAk/s1600-h/elmal%C4%B1-kek.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Sy1FNFQGq2I/AAAAAAAAA04/UKF64J4KdAk/s320/elmal%C4%B1-kek.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Daha sonra internete girin. Önünüze gelen tüm kek tariflerini okuyun. Sonra mutfağa girdiğinizde hiç birine uymayan kaşağıdaki tarifi uygulayın. Sonra da bu baya güzel oldu unutmayayım diye bloga yazın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;2 yumurtayı,&lt;/b&gt; &lt;b&gt;yarım su bardağı şekerle&lt;/b&gt; çırpın. Köpürtün. Köpüklerin kaçmasından endişe ederek, fazla karıştırmadan &lt;b&gt;yarım su bardağı kadar sıvı yağı, yarım su bardağı kadar sütü, 1 mandalinanın suyunu, yarım paket vanilyayı, 1 paket kabartma tozunu&lt;/b&gt; ve &lt;b&gt;aldığı kadar unu&lt;/b&gt; ekleyin. Unutmayın, köpükler unla karışık kabartma tozu ile kavuşacak ki; kek kabarsın. Mikserle çırptığınız, unlarını mutfağa saçtığınız kek kıvama yaklaşınca; tencerede pişmiş olarak sizi bekleyen&lt;b&gt; elmalı karşımın 3 kaşığını&lt;/b&gt; kekin içine atın. "Ceviz varsa o da konur bu keke!" diye düşünün. Bu ilk deneme olduğundan "Alimallah cevizler ziyan miyan olur!" diye cevizi eklemezseniz de olduğunu keki deneyince görürsünüz zaten.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Sonracııma yağlayıp, unladığınız kelepçeli kalıbın içine keki dökün&lt;b&gt; 175 derecede&lt;/b&gt; önceden ısıttığınız fırında yaklaşık &lt;b&gt;25-30 dakika&lt;/b&gt; pişirin. "Pişti mi acep?" diye bakmak için içine çöp batırın. (Çöpü bulmak için uğraşırken balkon kapısını açık bırakın ki ev soğusun.) Kek biraz soğuyunca ise çıkarıp, ters çevirin.&amp;nbsp; Size uygun gelen bir yüzeyi seçip, daha önce pişirdiğiniz elmaları yayın. Üzerini hindistan cevizi ve şekerle süsleyin. Akşam akşam bir de kekin fotografını çekin. Bloga koyun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Keke gelince… Eğer size değer verip, habersiz sizi ziyaret eden dostlarınz olursa, ikram edersiniz. Yok “eviniz uzak” bahanesiyle gelen giden olmazsa, oturup kendinize yersiniz. Denedim. O da oluyor. Böyle durumlarda keke birşey olmuyor da insan kendini "kek gibi..." hissediyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-7865589192921183081?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/7865589192921183081/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=7865589192921183081' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/7865589192921183081'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/7865589192921183081'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/12/kek-gibi.html' title='Kek gibi...'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Sy1FNFQGq2I/AAAAAAAAA04/UKF64J4KdAk/s72-c/elmal%C4%B1-kek.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-4596732062044320247</id><published>2009-12-12T13:40:00.000-08:00</published><updated>2009-12-12T13:40:08.996-08:00</updated><title type='text'>Sayıklamalar.....</title><content type='html'>Sevgili günlük,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni ihmal ettim biliyorum sevgili günlük. Böyle sitem etme ne olur! Buraya iki satır karalayamadığım zamanlarda, senden fazla uzağa gittim sayılmaz. Blog denen dünyanın akademik olarak ne anlama geldiğinin peşine düştüm günlük. Bu yüzden ilerleyen günlerde sana ve takipçilerime daha çok iş düşeceğe benzer. Mesela yakın zamanda burada yer alacak anketi doldurmak gibi.(yakın zamanda yer adı aldı. Yoksa benim araştırma- araştırma raporu bu dönemki emeklerim yanabilir. Yanarsa kokusu teeee dünyanın öbür ucundan zibilyon km öteden duyulabilir. Yananları estetikle Kean imirzalıoğluna çevirme yetisi sadece sadece dizilerde olduğuna göre, bünyem kendini dizi izlemeye verebilir.) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sene grip virüsleri bi azdı ki sorma günlük. Bi illet bişey oldu Allah seni inandırsın. Bana mesela ikidir geliyorlar. Hayır kendilerinin girp mi nezle mi yoksa soğuk algınlığı mı olduğunu bilemiyorum. Bilgi akışından kirlenmiş bünyemin ikinci kere sarsıldığını, yorgunluktan, değil bir şey üretecek; kolumu kaldıracak takatim olmadığını biliyorum. Doktor farenjit dedi. Ama ODTÜ medikonun güvenli ortamında en az saksıdaki menekşeleri kadar sesisz ve bundan sonraki hayatını bitki formunda geçirse daha iyi olacak izlenimi yaratan doktora güvensem mi güvenmesem mi bilemiyorum. Enerjimi geri istiyorum sevgili günlük. Hem enerji, hem şevk, hem zevk-ü safa, hem şen-ü sihhat istiyorum. İsteyenin bir yüzü kara ise solaryuma gerek kalmasın istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten yapmak istediklerime yetişemiyorum. İsteklerim enerjimi, zamanımı ve paramı çoktan aşıyor. Bir de böyle üzerine hasta olunca sinirleniyorum sevgili günlük Değerli pisikolocik günlük okurları, insanın hatsa olunca bi de sinirli ve huysuz olması normal midir? Peki ya Arkadium'daki eczanede hem c vitaminin hem de taylol hot'un tükenmesi normal midir? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani böyle kaset sarar da ne şarkıya benzer ne söze benzer garip sesler peydah olur ya... Benim yazdıklarımda öyle oldu sevigli günlük. Enerjim bitiyor. Kaset sarıyor. Annem çantama taylol hot koymuş. gidip içeyim. Kaset daha da sarmadan bu sayıklamalara bir son vereyim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Bu yazıdaki yazım hataları daha sonra yazar bir pil misali şarj olunca düzeltilecektir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-4596732062044320247?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/4596732062044320247/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=4596732062044320247' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/4596732062044320247'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/4596732062044320247'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/12/sayklamalar.html' title='Sayıklamalar.....'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-9108245127395271044</id><published>2009-12-05T12:16:00.000-08:00</published><updated>2009-12-05T12:16:53.722-08:00</updated><title type='text'>Felek Bahane</title><content type='html'>Ve beklenen albüm çıktı. Celal Sezer'in ilk solo albümü: Felek Bahane. Hâla almadınız mı? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Sxq-27kM_1I/AAAAAAAAA0s/3WGt_1iR-Qg/s1600-h/celal.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Sxq-27kM_1I/AAAAAAAAA0s/3WGt_1iR-Qg/s320/celal.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Bazı insanlar vardır. Onları tanımak yaşamınızda fark yaratır. Celal benim için işte o farklı insanlardan. Emeklerinin karşılığını almasını temennisi ile...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;ilk parçanın hastası oldum! "Tabib olan yara bağlar." &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-9108245127395271044?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/9108245127395271044/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=9108245127395271044' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/9108245127395271044'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/9108245127395271044'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/12/felek-bahane.html' title='Felek Bahane'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Sxq-27kM_1I/AAAAAAAAA0s/3WGt_1iR-Qg/s72-c/celal.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-1953270188402248842</id><published>2009-11-23T08:16:00.001-08:00</published><updated>2009-11-23T08:16:43.177-08:00</updated><title type='text'>CTRL+DEL</title><content type='html'>Bazı günler var... Anca bu komut paklar!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-1953270188402248842?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/1953270188402248842/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=1953270188402248842' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/1953270188402248842'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/1953270188402248842'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/11/ctrldel.html' title='CTRL+DEL'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-7015237936350320758</id><published>2009-11-08T01:54:00.000-08:00</published><updated>2009-11-08T02:03:42.723-08:00</updated><title type='text'>Biten Hırka Procesi :)</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SvaVb5BegjI/AAAAAAAAA0E/9JEaq4jb8wI/s1600-h/hirka.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 531px; height: 570px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SvaVb5BegjI/AAAAAAAAA0E/9JEaq4jb8wI/s400/hirka.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401669109473509938" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Çok şükür bu kışa yetişti....&lt;br /&gt;Büyük halini görmek için resme tıklayın.&lt;br /&gt;Sonucun gerçek halini görmek için bize gelin :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-7015237936350320758?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/7015237936350320758/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=7015237936350320758' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/7015237936350320758'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/7015237936350320758'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/11/biten-hrka-procesi.html' title='Biten Hırka Procesi :)'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SvaVb5BegjI/AAAAAAAAA0E/9JEaq4jb8wI/s72-c/hirka.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-4846170861277896308</id><published>2009-10-30T14:59:00.000-07:00</published><updated>2009-10-30T15:34:16.151-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='düşündüklerim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güncel'/><title type='text'>Demir tozları</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SutovGqVmXI/AAAAAAAAAzM/g4xi7CnNaeo/s1600-h/demir_tozu.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 232px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SutovGqVmXI/AAAAAAAAAzM/g4xi7CnNaeo/s400/demir_tozu.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5398523736785000818" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Öyle bir konu ki neresinden tutsam elimde kalıyor. Ufalanıyor... Demir tozları gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Facebook hesabımda içinde küfürler bulunan guruplara davet edildiğimi bildiren iletiler görüyorum. Küfrü eden arkadaşım. Küfre maruz kalan ırka mensup olan da arkadaşım. Böyle iletileri gördüm mü, çatır çatır sayfalarca cevap yazmak istiyorum o arkadaşa. Ama yazmak konuşmak gibi değil. Konuşmaksa, her zaman mümkün olmuyor. Bir seksen sonrası uyuşukluğu musallat oluyor bünyeme. "Delete" diyip geçiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya da ne bileyim, bambaşka bir amaçla açılmış bir mail grubuna, bambaşka bir arkadaşım: "Bilmemne gazetesi yeni devlet kurulması için anket düzenlemiş. Hayır oyu ver!" emir kipinde mailler atıyor. Fesuphanallah! Bırak mail atmayı, sayfalarca yazmak, binlerce şey söylemek istiyorum. Yazsam olmuyor. Söylesem olmuyor. Kafamın içide durmadan şu cümle dönüp duruyor. "Kendisi mensubu olduğu mezhep dolayısıyla acı çektiğini, yerine göre dışlandığını, ötelendiğini söyleyen bir birey, nasıl olur da bir ırk ile ilgili olarak bu kadar..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne boktan konu! Boktanlığı konunun ciddiyetsizliğinden, önemsizliğinden kaynaklanmıyor. Aksine, o kadar hassas bir mevzu ki, herkesi hemen en uçlara çekebiliyor. Dün aynı masada karşılıklı oturabilen insanları, karşı karşıya getirebiliyor.  Boktanlığı da burdan kaynaklanıyor işte... Herkesin damarı aynı yerden geçiyor. O noktaya bastım mı, başlıyor kırk yerden, elli yerden kanamaya... Kanamayanın yarasını da birileri kaşıyor zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uçlara çekilen demir tozları gibi. Demir tozları... Nefesi kuvvetli bir zat-ı muhteremin "hüf" demesi  uçurmaya yetecek onları. Ve eğer daha kuvvetlice uçlara çekilirlerse belki de delip geçecekler yollarına çıkanları! Ve üstelik hiç de güzel bir desen çıkmayacak ortaya... O desen ki siyah değil, hep kırmızı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-4846170861277896308?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/4846170861277896308/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=4846170861277896308' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/4846170861277896308'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/4846170861277896308'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/10/demir-tozlar.html' title='Demir tozları'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SutovGqVmXI/AAAAAAAAAzM/g4xi7CnNaeo/s72-c/demir_tozu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-4576482494789759067</id><published>2009-10-25T11:53:00.000-07:00</published><updated>2009-10-25T12:14:23.428-07:00</updated><title type='text'>KendiM için!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.flickr.com/photos/jardinle/3336742066/"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 266px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SuSjY3lZg-I/AAAAAAAAAxI/5yOkOJ1r5Hk/s400/road.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5396617901129696226" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ulen hep mi kağıtlara yazar insan be!&lt;br /&gt;Bir defter tut kendine,&lt;br /&gt;Bir izin ver.&lt;br /&gt;İki satır melankoli de olsa...&lt;br /&gt;Kendin için!&lt;br /&gt;Tanıdık bir sokak arası olsa...&lt;br /&gt;İlk gençliğinin canlı tanığı&lt;br /&gt;Geniz yakan bir tad&lt;br /&gt;Bir eksoz dumanının geride bıraktığı&lt;br /&gt;Şikayet etmek!&lt;br /&gt;Ah etmek,&lt;br /&gt;Dert etmek kendine...&lt;br /&gt;Ulen var ya, "böyle olmayacaktı!" demek.&lt;br /&gt;Sağ ayağının altında kalmışsa zamanın&lt;br /&gt;Ayağını çeksen bir türlü&lt;br /&gt;Çekmesen...&lt;br /&gt;Çekilecek dert değil!&lt;br /&gt;Bir gitmesini öğrendi mi insan&lt;br /&gt;Durmak bilmiyor!&lt;br /&gt;Çarptığının aslında&lt;br /&gt;Kendinden bir duvar olduğunu bilmiyor.&lt;br /&gt;Freudyen ve bilmiş bir yaklaşımla&lt;br /&gt;Şunu söyleyebilirim net ve özet olarak.&lt;br /&gt;Nasıl öğrenmişsen oyunun kuralını&lt;br /&gt;Öyle oynuyorsun işte&lt;br /&gt;Mesela ben oldum olası&lt;br /&gt;Başladığım gibi bitiririm manzumeleri.&lt;br /&gt;Ulen hep mi kağıtlara yazar insan be!&lt;br /&gt;Bir defter tut kendine,&lt;br /&gt;Bir izin ver.&lt;br /&gt;İki satır melankoli de olsa...&lt;br /&gt;Kendin için!&lt;br /&gt;İnsan kendine yazar mı&lt;br /&gt;Yazdımsa bunu...&lt;br /&gt;Kendim için!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-4576482494789759067?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/4576482494789759067/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=4576482494789759067' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/4576482494789759067'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/4576482494789759067'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/10/kendim-icin.html' title='KendiM için!'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SuSjY3lZg-I/AAAAAAAAAxI/5yOkOJ1r5Hk/s72-c/road.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-731953498520730703</id><published>2009-10-22T03:22:00.001-07:00</published><updated>2009-10-22T03:28:21.451-07:00</updated><title type='text'>İlginç İşler CAPTCHA</title><content type='html'>Bence incelemeye değer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://www.captcha.net/&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SuAzryaxEGI/AAAAAAAAAxA/Eg_fXw35NxQ/s1600-h/OCR.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 79px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SuAzryaxEGI/AAAAAAAAAxA/Eg_fXw35NxQ/s400/OCR.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5395369180951285858" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hani şu her yorum bıraktığınızda bir resimden çoğunlukla anlamsız bir metni okuyup, onu klavyeden girmek zorunda kalıyorsunuz ya. İşte o. Bu arada da eski kitapların elektronik ortama aktarılmasına da katkı sağlamış oluyorsunuz. Çok ilginç çook!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-731953498520730703?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/731953498520730703/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=731953498520730703' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/731953498520730703'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/731953498520730703'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/10/ilginc-isler.html' title='İlginç İşler CAPTCHA'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SuAzryaxEGI/AAAAAAAAAxA/Eg_fXw35NxQ/s72-c/OCR.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-4391126195899772154</id><published>2009-10-11T09:52:00.000-07:00</published><updated>2009-10-11T10:05:09.098-07:00</updated><title type='text'>Sarı çiçek</title><content type='html'>Mayıs'ın 11'inde evimizin canlısı olmaya Özge &amp;amp; Bilge sayesinde hak&lt;br /&gt;kazanan sarı çiçeğim, bütün yaz açtı ve açmaya da devam ediyor. Adını bilemiyorum petunya? sardunya? begonya?  Bilen varsa beri gelsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/StIO_fF_33I/AAAAAAAAAss/fyLAOr-dc8U/s1600-h/yellowflower.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 351px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/StIO_fF_33I/AAAAAAAAAss/fyLAOr-dc8U/s400/yellowflower.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5391388187757109106" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sarı çiçeğim şu anda hayatla herhangii bir yerde herhangi bir şekilde savaşmakta olan bütün herkese gelsin. En çok da Bilge ve Özge'ye... Esen kalın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-4391126195899772154?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/4391126195899772154/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=4391126195899772154' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/4391126195899772154'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/4391126195899772154'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/10/sar-cicek.html' title='Sarı çiçek'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/StIO_fF_33I/AAAAAAAAAss/fyLAOr-dc8U/s72-c/yellowflower.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-2722332071480942463</id><published>2009-10-09T12:20:00.000-07:00</published><updated>2009-10-09T12:33:24.858-07:00</updated><title type='text'>Hadise!</title><content type='html'>Özetler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dersler başladı. Önüme yığın yığın makaleler döküldü. Yeni bir defter tutmaya koyuldum. Derslerime girdim. Derslere girdiğimi ilan ettim. Bu yola adım attığımı kendime itiraf ettim. Perşembe günü İstanbul'a gittim. Bu sabah sabah işe erken gittim, akşam geç geldim. Hem mesaimi yaptım, hem dersime girdim. Makalelerimi okudum. Sevdiğim diziyi izledim. Hatta Emrah'a ördüğüm şapkayı örüp bitirip, bi kısmını söküp, yeniden örmeye koyuldum. Bir eğitim bitirdim. Birisine başladım. Bir makale yazmaya niyet ettim. Haftasonuna plan yaptım. Dolapta kalan patlıcanları pişiremediğime yandım. Geceleri İnce Memed'den 2 sayfa okudum, sonra uyuyakaldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok değil bundan altı ay önce ben adam olamıycaaaam, işe yaramazın tekiyim diye ağlanıp sızlanıp dururken şimdi işlerin başımdan aşmasını, aklıma gelen fikirlerin taşmasını, hatta pelerinimin böööyle rüzgarda salınmasını görür gibiyim. (Ha gün gelir pelerinim gökdelene takılır onu da biliyorum. Ancak bu kaygı ile hareket etmemeye özen gösteriyorum.) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün yaşadığımız her bir duyguyu, ortaya koyduğumuz her bir hareketi, kendimize biçtiğimiz rolü yetiştirlme tarzımıza bağlı olarak açıklayan aşaırı freudyen bir yaklaşımla şunu söyleyebilrim. Kökleri çocukluğa dayanan böyle bir hadiseyim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-2722332071480942463?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/2722332071480942463/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=2722332071480942463' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/2722332071480942463'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/2722332071480942463'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/10/hadise.html' title='Hadise!'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-8798901078508737592</id><published>2009-10-04T12:15:00.000-07:00</published><updated>2009-10-04T12:56:09.051-07:00</updated><title type='text'>Mevsim sonuna notlar...</title><content type='html'>Bir yaz biterken, ilk procrastination eserimi vereyim şu bloga :) Böylece doktora öğrencisi olmanın bir kuralını yerine getireyim... Bu bayat şakaları bir kenara bırakıp yazmayalı ne çok şeyi yazmaya karar verip yazmadığımı bir düşüneyim. Va bu karmaşık düşünme eylemi esnasında karmakarışık yazıvereyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Ssj9P8L5_CI/AAAAAAAAAsE/YbB98LhlZHA/s1600-h/Metropolis.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 371px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Ssj9P8L5_CI/AAAAAAAAAsE/YbB98LhlZHA/s400/Metropolis.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5388835404444728354" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Koca bir yaz geçti. Tatili görmedeeen yaz geldi geçti (namesi ile söylenecek) Yine de Bir Antakya bir Adana bir de İzmir gördüm ya o da yeter. Ha bir de İstanbul'u her ay bi-iki görüyorum. Nereyi görüyorsun derseniz. Yanıt veriyorum : Gişeler- otoyol- 2. köprü -mecidiyeköy- profilo plaza- 2. köprü- gişeler - otoyol- gişeler :) Bir de evlere şenlik otel var.  Penceresinden İstanbul böyle görünüyor. Denizi görebilisen, o bonus sayılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Ssj9Ad-3BYI/AAAAAAAAAr8/DxgDOBA-SG8/s1600-h/otel.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 392px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Ssj9Ad-3BYI/AAAAAAAAAr8/DxgDOBA-SG8/s400/otel.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5388835138638906754" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Onun dışında default olarak tanımlı Torbalı bayram gezmemizi yaptık. İyi de yaptık. Torbalıda yer alan ve evlendiğimiz otele adını veren "Metropolis"i gördük. Müze kartımızın hakkını verip Efes'i gezdik. Şirince'de keyif yaptık. İyi de yaptık. İnsan geri dönüp bakınca gezip gördüklerini  güzel hatırlıyor. Ya da bana öyle oluyor :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Ssj6c2_ZSEI/AAAAAAAAAr0/rmx08kH_EV8/s1600-h/picture_00064.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Ssj6c2_ZSEI/AAAAAAAAAr0/rmx08kH_EV8/s400/picture_00064.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5388832327853492290" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;2009 yazı nasıl bir mevsimdi diye soracak olursanız. Pek çok soru soruyorsunuz canım sizde...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-8798901078508737592?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/8798901078508737592/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=8798901078508737592' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/8798901078508737592'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/8798901078508737592'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/10/mevsim-sonuna-notlar.html' title='Mevsim sonuna notlar...'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Ssj9P8L5_CI/AAAAAAAAAsE/YbB98LhlZHA/s72-c/Metropolis.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-6087230976107075741</id><published>2009-09-13T01:26:00.000-07:00</published><updated>2009-09-13T02:10:17.113-07:00</updated><title type='text'>İş - İşçi</title><content type='html'>Geride bıraktığımız hafta yolum iş ve işçi bulma kurumuna düştü. İş ya da işçi aradığımdan değil. Ayrıldığım şirketin personeline ödemediği maaşların bir kısmını "devlet" ödeyecek. Benim de içeride kalan zavallı minicik, kuş kadarcık maaşımı alabilmem için bir dizi işlem adımının ardından, son adım olarak, belgeleri iş ve işçi bulma kurumuna teslim etmem gerekti. Mevcut işten ıkınıp sıkılarak izin aldım. Düştüm İşkur'un yollarına...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Huyumdur, insanların ellerine ve ayaklarına bakarım. Ellerin ve ayakların insanlar hakkında çok ipucu verdiklerine inanırım. Hiç de yanıltmazlar üstelik. O gün benimle birlikte iş ve işçi bulma kurumunun aheste atan numaratörününün başında bekleyen işçilerin de ellerine ve ayaklarına baktım. Belki yüzlerinden daha da çok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_4rnVa4wRPVQ/SZryEPs_p_I/AAAAAAAAAPs/9mqG9TNzt60/s320/VanGogh+shoes.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 267px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Sqy1Wlrty9I/AAAAAAAAArM/Elp5a88SkTE/s400/VanGogh+shoes.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5380875054478117842" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Aynı şirketin maaşlarını alamayan otuzu aşkın işçisi olarak gelmişlerdi oraya, elleri apaçık çok çalıştıklarını söylüyordu. Öyle kalem tutan cinsinden değil. Nasırlı, yaralı, kir içinde çalışan ellerdi hepsi. Ayakkabılar, çamuru eksilmeyen yerlerde yaşadıklarını anlatıyordu. Belki bir başkasından gelme, bir numara büyük ayakkabılar diyordu ki: "Derdim karnımı doyurmak, gösteriş değil!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşkur'da sıram gelmek bilmedi. Beklerken akşamı ettim neredeyse. Kitabımı da almamışım yanıma. Nice fikir sökün etti zihnime:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şirketi için devletten bu desteği alan adamın ayakkabıları kirli değil şimdi. Kirlense, eğilip siliverecek yanından ayırmadığı koruması.  Birisi başına şemsiyesini açıverecek. Elbisesi toz olmayacak, ayağı yaş görmeyecek. Oğlu, tıpış tıpış gidecek gavur memeleketteki ünlü okuluna. Karısı, akşama ne pişirsem derdine düşmeyecek. Kim bilir belki yeni bir şirket kuracak; yine binler, milyonlar kazanacak; gelirini 3 kuruş gösterip; 1 kuruş vergi verecek; devletin vergi indirimlerinden yararlanacak; "şirketinin memlekete yaptığı katkıdan ötürü" övugüler alacak; ömrü yeterse...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşçi dersen, olur da yeni bir işe girerse, daha maaşını almadan ödeyiverecek verginin en kallavisini. Ve sonra o vergilerden kırpılıp geride kalanlardan, şirkete kaptırdığı parasını alabilmek için uğraş verecek yeniden! Oğlu dersen öğretmeninden fırça yiyecek, eğitime katkı payını bu hafta da getirmediği için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SqyzloaP21I/AAAAAAAAArE/WGmw_KGxLZU/s1600-h/eller.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 306px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SqyzloaP21I/AAAAAAAAArE/WGmw_KGxLZU/s400/eller.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5380873113884941138" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Belki de bütün bunlar bu koca el heykelinin önünde toplanıp, hep bir ağızdan sesimizi çıkarmayı bilmediğimiz içindir. Belki de 12 Eylül 1980'den sonra dünyaya geldiğimiz için!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-6087230976107075741?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/6087230976107075741/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=6087230976107075741' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/6087230976107075741'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/6087230976107075741'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/09/is-ve-isci-bulma-kurumu.html' title='İş - İşçi'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Sqy1Wlrty9I/AAAAAAAAArM/Elp5a88SkTE/s72-c/VanGogh+shoes.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-5558508083118243718</id><published>2009-09-07T14:13:00.000-07:00</published><updated>2009-09-07T23:18:39.313-07:00</updated><title type='text'>Sessiz NOKTA</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SqV4SawF37I/AAAAAAAAAq4/QGef6uDo-ic/s1600-h/silentscream.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 265px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SqV4SawF37I/AAAAAAAAAq4/QGef6uDo-ic/s400/silentscream.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5378837587777937330" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim de belli kabullenmişliklerim var. Bu gavurların “show must go on!” dediklerine benzer bir şey. Kabul edeceksin! Yutkunacaksın ki, böylece daha fazla boğazına batıp durmasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bazen benim de kabullenemediğim oluyor. Bunları kadın olmaya bağlamamalıyım, “gelişmekte olan bir ülke”de yaşamamaya hiç bağlamamalıyım. Gelişmekte olan bir ülkede yaşayan bir kadın olmaya hiç mi hiç bağlamamalıyım. Sermaye sahibi doğanlardan olmadığıma bağlamamalıyım. Falan filan!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir noktada kurtuluş kabullenmekten geçer! Bir noktada insan kendisine saygı duyulduğunu bilmek ister! Nokta&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-5558508083118243718?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/5558508083118243718/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=5558508083118243718' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/5558508083118243718'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/5558508083118243718'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/09/sessiz-nokta.html' title='Sessiz NOKTA'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SqV4SawF37I/AAAAAAAAAq4/QGef6uDo-ic/s72-c/silentscream.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-2856361979778460747</id><published>2009-08-30T03:28:00.000-07:00</published><updated>2009-09-01T12:14:11.848-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ankara'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mimari'/><title type='text'>Mutluluğun Mimarisi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Spy5n_zP_tI/AAAAAAAAAqQ/Ekbo4AC5oNI/s1600-h/215432mutlulugunmimarisib.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 200px; height: 304px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Spy5n_zP_tI/AAAAAAAAAqQ/Ekbo4AC5oNI/s400/215432mutlulugunmimarisib.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5376376151965957842" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;"Mimaride bizi cezbeden ve bir yaptı "güzel" sıfatıyla onurlandırmamıza yol açan denge, bir insanda akıl sağlığı ya da mutluluk diye nitelendirebileceğimiz bir ruh durumuna denk düşer. Tıpkı binalar gibi biz de pek çok karşıtlığı içimizde barındırrırız. Binalarda olduğu gibi bizde de bu karşıtlıklar başarıyla dengede tutulabilir, birlikte var olabilir. "&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allain de Botton'un Mutluluğun Mimarisini adlı kitabını okuyorum. Yukarıdaki  paragrafı döndüm döndüm bir daha okudum. (Görüş yazarın görüşü ve tabiki ki aksi de savunulabilir pekala. Öte yandan, bu paragraf beni yaşadığım şehir hakkında düşünmeye itti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşadığım şehirdeki binaları düşündüm. Dengesiz binaları... Yani ne bileyim *ATO'nun satın aldığı yarım kalan ikizleri, Armada'nın ta kendisini ve karşısındaki şekilsiz çelik yığınını ya da yeni yapılan ve zerre kada haz etmediğim "Gordion" alışveriş merkezi binasını ve yanındaki zebellahları ve ve ve ve... Bu şehrin dengesini bozan ve  "güzel"liğinin içine eden daha neler neler... Eğer bir şehri karşıtların varlığına inanmayanlar yönetiyorsa, bu şehirlerin yaşayanların ruh sağlığıın da çine etmesi kaçınılmaz gibi. Bakınız İstanbul ve hatta bakınız Türkiye ve hatta bakınız Dünya!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Düzeltme: İkizleri TOBB satın almış ATO değil. Olsun! ATO'nun köşeye yaptığı bina da iğrenç. Onun hemen gerisindeki arap mimarisi esintili cami de iğrenç. Sonracığıma... Ulus'taki şehir çarşısının yerine roma kalıntılarının tepesine yapılan çarşı da iğrenç. Diyanet İşleri binası da iğrenç.  Millet vekili lojmalarının yerine yapılan binalar da iğrenç. Bu böyle sürer...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-2856361979778460747?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/2856361979778460747/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=2856361979778460747' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/2856361979778460747'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/2856361979778460747'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/08/mutlulugun-mimarisi.html' title='Mutluluğun Mimarisi'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Spy5n_zP_tI/AAAAAAAAAqQ/Ekbo4AC5oNI/s72-c/215432mutlulugunmimarisib.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-786292853708358171</id><published>2009-08-22T23:24:00.000-07:00</published><updated>2009-08-22T23:38:55.055-07:00</updated><title type='text'>Mert Sandalcı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SpDijlDGNgI/AAAAAAAAAqI/feuw_hQHVRA/s1600-h/efessergi.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SpDijlDGNgI/AAAAAAAAAqI/feuw_hQHVRA/s400/efessergi.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5373043456321402370" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Az önce TRT'de biir belgeselde tanıştım kendisiyle. Mert Sandalcı. Türkiye'nin en büyük kolleksiyoneri denebilir kendisine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslen inşaat mühendisi imiş. 2. köprünün inşaasında şantiye şefi olarak çalışmış. Açılış günü protokolde kendi ismini ve görememiş ve o gün bir daha inşaat mühendisliği yapmamaya karar vermiş. Sonra nasıl olduysa bu kolleksiyonerlik işi ile ilgilenmeye başlamış. Kitaplar yazmış . Nelerle mi ilgilenmiş:&lt;br /&gt;Türkiye eczacılık tarihi üzerine topladıkları ile bir kitap yazmış.&lt;br /&gt;Osanlıdan günümüze biranın tarihi üzerine çalışmış. Ve o çalışması bugün bir sergi haline gelmiş ve müzeye dönüştürülmek üzereymiş. (sergiyi kaçırmışız.)&lt;br /&gt;Osmanlıda çok sesli müzeik üzerine yaptığı kolleksiyondaki fotoğraflardan bazılarını gördüm. İnanılmazdı....&lt;br /&gt;Takdir ettim. &lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/?t=mert+sandalc%C4%B1"&gt;Ayrıca bakınız&lt;/a&gt;.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-786292853708358171?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/786292853708358171/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=786292853708358171' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/786292853708358171'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/786292853708358171'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/08/mert-sandalc.html' title='Mert Sandalcı'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SpDijlDGNgI/AAAAAAAAAqI/feuw_hQHVRA/s72-c/efessergi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-4178536783276690600</id><published>2009-08-22T14:22:00.000-07:00</published><updated>2009-08-22T14:30:01.864-07:00</updated><title type='text'>Eski çamlar...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SpBjM_2dltI/AAAAAAAAAqA/-V43lEuv1WM/s1600-h/office-moving.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 269px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SpBjM_2dltI/AAAAAAAAAqA/-V43lEuv1WM/s400/office-moving.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5372903430402447058" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Eski  iş yerime son kez gittim.&lt;br /&gt;Son kez diyorum çünkü artık orada olmayacak. Görmek istediğim insanlardı zaten, iş değil! Yoksa iş dediğin çekilecek iş değil!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son sınıfta iş görüşmesi için karlı bir kış günü yolum düşmüştü ilk kez. "Okulunu bitir öyle gel!" Pek bir söz dinlerim. Okul bitti başka işlere de girdim. Sonra yine gittim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnız bu kez, son gidişimde yani, ne yalan söylemeli boğazım düğümlendi. Taş üstünde taş, geride kalanlarda moral kalmamıştı zira. Bir cins ölü evi yahut merhumun hanesi. Kapıdaki turnikeler gitmişti çoktan. Bahçıvan işten çıkarıldığından olacak, çimler sararmıştı çoktan.  Zaten iyi devirler bittiğinde önce çimler sararır. Yoksa insanların sarardığı kimin umrunda?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Ben çıkış belgemi imzalamamıştım.&lt;br /&gt;-Hmm adınız neydi?&lt;br /&gt;Bu cümleden snra 6 bilemedin 7 koca mavi dosyayı karıştırdı, kaynağı tükenmek üzere olan insan kaynakları müdiresi.&lt;br /&gt;-Burada yok. Siz ne zaman ayrılmıştınız?&lt;br /&gt;-Nisan’da.&lt;br /&gt;-Ohoooo o dosyalar taşındı. Bunlar Temmuz.&lt;br /&gt;Temmuzda gidenlerin dosyaları dağ olmuş anlayacağınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Vay anasını" dedim en çok. Gördüklerime inanamayarak.  Girişteki camdan pano çıkarılmış. Hani şu turnikelerin tam karşısında olan. Hatta turnikeler bile yerinde değil. Sahi kim en zor geçiyordu o turnikelerden?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Vay anasını vaaay!" Neler değişti şu geride kalan 2 yıl içinde. Gördüm ki en çok geride kalanlar yıpranmışlardı. Renkleri açık beyaz olmuştu resmen. Üç ay evvel benim de halim bir benzeriydi. Bir cins moral ve maddi anemi. Eksiklik. Kansızlık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimilerinin tabansızlığı, kimilerinin aç gözlülüğü. Kimilerinin kansızlığı sebep oldu buna. Gerçek nedeni bilemiyorum. Bildiğim, her şey hızla değişiyor. "Vay anasını" dedirtecek kadar hızla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısa saçlı, esmer güzeli psikologla arkadaki köpeklere ne olacağını konuştuk bu kez. Köpekler nereye gidecek? Köpeklere bir yuva bulan olmuş. Doyacakmış karınları iyi kötü. Peki ya insanlar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soramadım!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-4178536783276690600?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/4178536783276690600/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=4178536783276690600' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/4178536783276690600'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/4178536783276690600'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/08/eski-camlar.html' title='Eski çamlar...'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SpBjM_2dltI/AAAAAAAAAqA/-V43lEuv1WM/s72-c/office-moving.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-2925062765684371177</id><published>2009-08-10T03:26:00.000-07:00</published><updated>2009-08-10T03:28:48.269-07:00</updated><title type='text'>Kendini anlatan resim</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.coroflot.com/public/individual_file.asp?portfolio_id=2421781&amp;amp;individual_id=271109"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 308px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Sn_2GW-FjSI/AAAAAAAAApg/y4Wpth8QQbc/s400/s%C3%BCper.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5368279869954559266" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-2925062765684371177?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/2925062765684371177/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=2925062765684371177' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/2925062765684371177'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/2925062765684371177'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/08/kendini-anlatan-resim.html' title='Kendini anlatan resim'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Sn_2GW-FjSI/AAAAAAAAApg/y4Wpth8QQbc/s72-c/s%C3%BCper.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-1709713980344079653</id><published>2009-08-09T11:25:00.000-07:00</published><updated>2009-08-09T11:42:33.842-07:00</updated><title type='text'>Hakiki "Çamur"</title><content type='html'>Herkesler yazdı. Ayşe Arman yazı dizisi yazdı. Sıra bendeniz “Kamber”e geldi. Kambersiz düğün olmayacağından  ben de aklımdakileri yazayım. Kurtulayım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dedem ikinci eşini kaybettikten sonra, ben evlenecem diye tutturduğunda ben lisedeydim. (İikinci eşini ilk eşine kuma olarak almış, ve bana kalırsa çocuklarının hayatında koca bir çentik açmış bir dededir.)  Kendi dedemin düğününe gitmişliğim; kraliçe 3. Elizabeth olarak tabir ettiğim son “babaanne”min  nişan alışverişleri yapıp bilezik alışına şahit olmuşluğum var. Bu macera başka bir yazının konusu olacak kadar çok ayrıntıyı bir arada içeriyor, biz ana konudan sapmayalım. Dedem evlenmek istediğinde yaşı altmışların ikinci yarısı idi sanırım. “Aldıdığı” kadın ondan belki 5-10 yaş daha gençti. Dedem hatunu, can yoldaşım olsun, yemeğimi yapsın, “yatağımı ısıtsın” diye aldı. Evlendikten sonra toplasan 2 ay yaşadı yaşamadı. Hakiki Çamur'un başına da aynısı gelebilir. Yılmaz Özdil'in tabiriyle "&lt;a href="http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/12237634.asp?yazarid=249&amp;amp;gid=61&amp;amp;hid=12238513"&gt;matkap&lt;/a&gt;"lar da bozulur!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/3/34/Yellowstone_mud_pot_p1090998.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Sn8X4vLx2GI/AAAAAAAAApA/wfxmNgaLiJM/s400/mud.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5368035544354904162" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Şimdi Sayın ÇAMUR’da tıpkı dedem rahmetlinin çığırdığı türküyü çağırıyor.  Ayşe Arman beni çileden çıkaracak bir şekilde “alan razı, satan razı” yazmış.  Alanın-satanın, hatta haber yapıp yazısını yazanın da razı olduğu bu durumun arkasında bir sürü hastalıklı yaklaşım tarzı, sistemin bir sürü aksayan çarkı yer alıyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kadını hala alınıp satılan bir meta olarak gören “zihniyet”!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Aşırı feminist söylemlerden tiksindiğim aklınızın bir kenarında duradursun lütfen. Ama bu alma satma yaklaşımının değişmmemesi de beni tiksindiriyor. Öyle ki; yüksek tabir edilen sosyo-ekonomik düzeyde ve hatta çalışan kadın söz konusu olduğunda bu alıp satma işi şekil değiştiriyor, ama yaklaşım aynı iğrençlikte kalıyor. Kadını almak! Ne alıyorsak artık? Bu yaklaşımı meşru gören zihniyet,  ülkenin unutulan diğer illerinde, bizim hiç gidip görmediğimiz yerlerde, zor şartlar altında, yaşam mücadelesi veren bir sürü kız çocuğunun, onbeşinde, onaltısında hatta kimi zaman onunda evlendirilmesini meşru kılıyor. Ben sekizinde evlendirilenin hikayesini yerinde dinledim, ordan biliyorum. Hatta bu dozajı arttıkça öğle iğrençleşen bir bakış açısı ki; bir tecavüz vakasında bile “kesin kadın adamı başan çıkartmıştır.” cümlesini bile haklı hale getirebiliyor.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;Bir diğer konu ise “para” ve ülkedeki “sosyal güvenlik sitemi”nin görünmez oluşu!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Yalnız başına yaşayan ve herhangi bir geliri olmayan bir kadın, diyelim kırklarında, ellilerinde... Anadan babadan zengin değilse, herhangi bir sosyal güvencesi yoksa, Hasan Emmiyle Hüseyin Emmiyle, artık hangi emmi uygunsa onunla izdivaç yapıyor. Düpedüz mahalle baskısı. Yalnız oluca edepsiz, iffetsiz oluyor. Bi de bunlar televizyonda milyonların gözlerinin önünde; herkesçe tasvip edilerek yaşanıyor. Bırakın daha yeni reşit olmuş ama “siz böyle yaptıkça eşime olan hevesim artıyor!” diyen ergenlik sivilceli GazlıCan’ı, kaç yaşına gelmiş insanlar kendi hayatlarını başkalarının şıngırdattığı, ev-araba anahtarlıklarında arıyorlar. Mahalenin “Döndü Teyze”si de “Ayşe Arman Teyzesi” de bu konuda alan razı satan razı rahatlığında... Sorumlu olması gereken insanlar da en az bunlar kadar rahat. Hatta sistemdeki bu tür açıkları kocaman bir deliğe dönüştüren “sosyal güvenlik” kanunları var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;“Hukuk”un yağlanması gereken çarkları. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Her şey gayet hukuka uygun. Çünkü artık herkesler hukukun açıklarını bilebiliyor. Konu evlilik de olsa bu böyle, vergi de olsa...&lt;br /&gt;aklımda listeye ek olaibliecekler var ama daha da yazmıycam!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün biz bugün yazılan çizileni biliyoruz. Göz önünde olduğu için biliyouz. Halinden memnun olduğunu bugün bas bas bağıran Gazlıcan’ın yarın ağlamayacağını; pişman olup o sabah programı senin bu ana haber benim dolaşarak bir medya maymununa dönüşmeyeceğini bilemiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak, kendine her şeyi alama hakkını bulan bu tür “adam” ların sadece kadını aldıklarını değil; şimdi canhıraş bir şekilde bağrınıyor olsalar da, zamanında ülkeyi de ucuz ucuz aldıklarını. Nice Gazlıcan’ın babasını fabrikalarında üç kuruşa çalıştırdıklarını düşünüyorum. Bu devran böyle döndükçe, alan razı satan razı oldukça, ne çamurlar biter, ne Gazlıcan’lar... Bu ülkede bu yazıyı hiç bir zaman okumayıp çamurlara yağ çeken, aferin çeken binler hatta milyonlar da yaşıyor bunu biliyorum. En çok da bundan tiksiniyorum!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-1709713980344079653?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/1709713980344079653/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=1709713980344079653' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/1709713980344079653'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/1709713980344079653'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/08/hakiki-camur.html' title='Hakiki &quot;Çamur&quot;'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Sn8X4vLx2GI/AAAAAAAAApA/wfxmNgaLiJM/s72-c/mud.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-8780292104774844243</id><published>2009-08-06T13:44:00.000-07:00</published><updated>2009-08-06T13:53:42.900-07:00</updated><title type='text'>CAFЀ de 'LONE</title><content type='html'>Çiçekçilerin olduğu sokağı dümdüz yürüdüm.  Hangi mevsimde, hangisi satılır bu çiçeklerin; her biri nasıl kokar, biliyorum. Bu sokağı da az yürümedim. Annemin elinden tuttuğum, anneannemin koluna girdiğim, okulu kırdığımda aynı günde kim bilir kaç defa gelip geçtiğim bu sokak. Bu sokaklar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kolay değil. İnsan dediğin yaşadıkları üzerine üst üste kuruluyor. Yaşamadıklarından oldum sanıyorsan eğer kendini işte o zaman pek “insan” olmuyorsun. Değil mi ya?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu satırların arasına sokakların adını yazmaya gelmedim. Ne fark eder, mendil sokak, kedi seven sokak, kaptan-ı derya sokak, çıkmaz sokak, çapalı sokak, sapmaz sokak, gül sokak, karanfil sokak? Ne fark eder, ağız tadıyla yürümedikten, bir sokak kahvesinin keyfine varamadıktan, bir kitapçının kapısını kapıda şıngırdayan zilin sesini duyarak açamadıktan sonra?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kişinin kendi kendine kaldığı anlar en az diğerleriyle yaşadıkları kadar özeldir.  Eğer yalnız başına kalabiliyorsa... Yalnız başına yürümek mesela... Yalnız başna bir kafede oturmak... Yalnız başına bir kafede oturmak, bir bardak çay yudumlamak ve bir kaç satır karalamak... Ya da bir kitap okumak...  Aç gözlülükle ışıldayan gözlerin tepeden tırnağa sizi süzdüğünü hissetmeden yapabileceğiniz şeyler işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.flickr.com/photos/-hera-/3374549291/"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 298px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SntBzVJCBcI/AAAAAAAAAo4/b4c6_-cLIXU/s400/cafe.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5366955731046237634" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Denizi olmayan bir şehirde olduğumdan bu kadarını yazdım. Dedim ya insan yaşadıklarını üst üste koyabiliyor. Liste uzatılabilir. Vapuara binmek tek başına ve bir sigara tüttürmek boğaza karşı...  Tek başına bir banka oturmak ve bakmak ufka, parkta oynayan küçük çocuğa ya da belki denize...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Nereden çıktı bu tek başına kalma sevdası” demeyin şimdi. Düşündüm. Ben severim öyle sandalyesi kıçıma battığı halde, ortamı insanın içini ısıtan yerlere gitmeyi. Bir kaçında adam akıllı zaman geçirdim. Kitaplarını okudum, adisyonlarının arkasına yazı yazdım, ders çalıştım, çaylarını içtim, biralarını içtim, sohbet ettim, ahbap oldum.  Gün geldi, “bu da bizden olsun!” dediler... Hani istesem belki çok sevdiğim sandalyelerden birini bana hediye edecekler.  Yalnız da gittim, sevdiklerimi de götürdüm. Kimseler omuzlarıma sentetik battaniyeler sermedi. Yazları balkonu kapma telaşındaydım, kışları kalorifer peteğinin yanını.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi adımı atsam bu şehirde evimden dışarı; o “benim” dediğim yerler hala ayakta duruyorlar mı  bilemiyorum. Ne zaman yolum düşse oralara “devren kiralık” bir devre denk geliyorum. Mekanlarla insanların benzerliğine bir kez daha şaşıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada, şehir dediğimiz koca bir “alış-veriş” merkezi. “Alış” malısın bu devamlı birilerinin sokağın-şehrin-ülkenin  atmosferine “veriş” tirmesine... Kendine lazer hızıyla çoğaltılmış, kökü kuruyası bir alış-veriş merkezi bulmalısın. Oradaki zincir cafelerden birine oturmalı, ince belli bardakta çay ya da türk kahvesi yerine bir “latte” söylemelisin. Garson elindeki alete tık tık tık yapmalı. Masanda arkasını karalayacak bir adisyon olmamalı böylece.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle yerlerde elinde bir kitapla, yalnız oturmaya kalkmazsan iyi edersin. Böylece yer tutmazsın. Hem böylece,"sen gitsen de şu bekleyenleri alsak" bakışlarına maruz kalmazsın. Karşı masada oturan, seni bir daha görmeyeceğinden emin, aç gözlü bakışlarla ne giydiğini süzmekte olan, “ortanın üstü” gelir seviyesine mensup, kadından da kurtulursun böylece. Sen iyisi mi bir alış-veriş merkezine git! Dükkanları gez. Mutlaka bişey al. Bu sayede kendi kendine kaldığını san! Yalnız başına zaman geçirdiğini zannet! Oturup gece vakti bir de yazı yazarsın belki, yalnız başına küçücük bir kafede oturup, nasıl da keyif aldığını hatırlarsan!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-8780292104774844243?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/8780292104774844243/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=8780292104774844243' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/8780292104774844243'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/8780292104774844243'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/08/caf-de-lone.html' title='CAFЀ de &apos;LONE'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SntBzVJCBcI/AAAAAAAAAo4/b4c6_-cLIXU/s72-c/cafe.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-124617075484003716</id><published>2009-08-06T11:19:00.000-07:00</published><updated>2009-08-06T11:26:42.204-07:00</updated><title type='text'>Hadi ordan Ad Sense</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Snsf6CFQi9I/AAAAAAAAAow/uwfXF7rVNZ0/s1600-h/google-adsense.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Snsf6CFQi9I/AAAAAAAAAow/uwfXF7rVNZ0/s400/google-adsense.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5366918462793878482" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Google'ın adıma ve adresime bir zarf göndermesi ile pek bir gaza gelmiştim.  Ad Sense üyesi olun parayı kırın.  kıralım anasını satıyım. Ulen 3-5 eşin dostun arada bir kliklediği, 3-5 gizliden hayatımı takip etmeyi sevenin okuduğu, 3-5 blog kardeşi ile giden kıçıkırık blogun nesine Ad Sense ekliyon? diye sorarlar adama.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatta sordular. Bizzat Google sordu. Hayır bi de Google abimizin fırçasını yedim. Yor sayt iz not suitibıl, pliiiz çek webmastır ruuuls. Oldu canım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de o koca götlü hatun resimlerinin, Seda Sayanların pörtleyiverdiği karelerin blogumda peydah olmasından hiç hazzetmemiştim zate.  Sildim!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-124617075484003716?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/124617075484003716/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=124617075484003716' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/124617075484003716'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/124617075484003716'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/08/hadi-ordan-ad-sense.html' title='Hadi ordan Ad Sense'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Snsf6CFQi9I/AAAAAAAAAow/uwfXF7rVNZ0/s72-c/google-adsense.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-4283602792788996108</id><published>2009-07-28T12:20:00.000-07:00</published><updated>2009-07-28T13:07:45.908-07:00</updated><title type='text'>Her sabah kapıdan çıkarken...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Sm9aHgiiHmI/AAAAAAAAAoo/z-5-Sv6Z2HM/s1600-h/walk.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Sm9aHgiiHmI/AAAAAAAAAoo/z-5-Sv6Z2HM/s400/walk.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5363604766261911138" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anahtarları yanıma alıyorum. İçimden bir ses her gün kapıya geldiğimde tekrar ediyor: "Sakın unutma". Bunca sene hep kapıyı çekip çıktığım, eve dönünce kapıyı açık bulmaya alıştığım için olsa gerek, durmaksızın hatırlatıyorum kendime. Önemli çünkü; eğer kapıyı çekip çıkarsam, arabanın anahtarı da içerde kalırsa; işe geç kalırım. Toplu taşımla işe gitmeyi unuttum mu ne? Unuttum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabahları, işe giderken, güneşe karşı araba kullanıyorum. Dönerken de... Güneşliği kapatıyorum. Gözlüğümü takıyorum. Bütün önlemleri alıyorum anlayacağınız. Radyoda aynı adamlar konuşuyor. Yalnız başıma, otomobilimin içinden gülüyorum onlara. Yandaki otobüsten bana doğru yöneltilen bakışları hissediyorum. Hissetmemem mümkün değil. Bakışlar yabancı değil. Tanıdık. Unutmadım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabahları yürürken düşünürdüm. İnsan yürürken, hele bir de yalnızsa, düşünüyor. Şimdi de araba kullanırken düşünüyorum. İkisi aynı değil. Düşündüklerim de aynı değil üstelik. Daha başka kaygılarım var. Daha büyük? Ya da belki daha küçük? Belirsiz...  Bilmiyorum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen diyorum ki: "İnsanoğlu dediğin doyumsuz". içimdeki ses de cevap veriyor: "Sen de pek farklı sayılmazsın"! O da haksız sayılmaz hani.  Böyle zamanlarda, nasıl demeli, bir kız çocuğunun sebepsiz huysuzluğunun  son bulmadığı durumlarda, yapacak pek de fazla bir şey yok. Ben benim. Huyum böyle benim. Kız çocuğu, yabancı değil! O da benim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kapıyı kapatıyorum! Avucumun içine bakıyorum. Anahtarlar elimde. Arkama bakmaya gerek yok! Geride bıraktığımı biliyorum. Yürüyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-4283602792788996108?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/4283602792788996108/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=4283602792788996108' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/4283602792788996108'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/4283602792788996108'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/07/her-sabah-kapdan-ckarken.html' title='Her sabah kapıdan çıkarken...'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Sm9aHgiiHmI/AAAAAAAAAoo/z-5-Sv6Z2HM/s72-c/walk.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-4443930736423745976</id><published>2009-07-23T10:36:00.000-07:00</published><updated>2009-07-25T13:10:14.477-07:00</updated><title type='text'>Düğün-Antakya ve Bir Nefes Adana</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SmthmWceGcI/AAAAAAAAAno/QnWx_ngKY5k/s1600-h/daphne%26eros.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 267px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SmthmWceGcI/AAAAAAAAAno/QnWx_ngKY5k/s400/daphne%26eros.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5362487092802623938" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bazı arkadaşlıklar vardır. Araya giren zaman,  adına “hayat telaşı” denilen keşmekeş o arkadaşlıkları eskitmez. Bir araya gelince “ohooo köprüler altından nesular aktı” boşvermişliğini hissetmezsiniz. Aksine, geride kalan zamanda neler olup bitttiği, ilk gençlinkten bu günlere gelirken nelerin değiştiği tatlı bir telaşla zihninize onlarca soru sıralar. Hangi dertler def edilmiş? Hangi yeni dertler edinilmiş?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ruken’le arkadaşlığımız da öyle işte. Yaşam bizleri farklı farkı yerlere sürüklese de, bir araya geldik bir zaman sonra. Ve hatta yaşamımıza giren “adam” ları birbirimizle tanıştırdık. Ve bir süzdük şöyle göz ucuyla. Kikir kikir güldük sonra. Güldüklerimiz Konur sokağın bahçesinde attığımız kahkahaların bir yansısı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ruken benim düğünümü bir zamanlama hatası sonucu açırdı kızmadım. Ve hatta çantamı toplayıp, Antakya’ya doğru  yola düşerken, Ruken’den başkasında kalmak da aklımın ucundan geçmedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırım Ruken ve Burhan’ın bana yerli turist muamelesi yaptıkları o serin Antakya macerasından dönüşte, yediğim künefeleri, kebapları, mozaik müzesini, Samandağ’ın uçsuz bucaksız rüzgarlı sahilerini, Antakya'nın lezzetli mezelerini  bir destan misali defalarca anlattıp durduğum ve çantamda içli köfteler(oruk) ve kabak tatlılarıyla döndüğüm için; sevgilimi Anatakya’ ya gitmeye ikna etmek pek zor olmadı. 9 Temmuz günü Ruken’in düğününe gitmek  için pür telaş bindiğimiz Anadolu Jet uçağı, annesi- babası, arkadaşları ve enişteleriyle bir nevi düğün alayı sayılırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SmtjjQQDu1I/AAAAAAAAAnw/irlP_et84T0/s1600-h/k%C3%BCnefe.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 234px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SmtjjQQDu1I/AAAAAAAAAnw/irlP_et84T0/s400/k%C3%BCnefe.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5362489238623599442" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Geçen sefer yüzünü bilmediğimden, nasıl tanışcaz diye teleşa düştüğüm "doktor" bu kez alanda doktor değil "damat" olarak bulunuyordu.  Bizi kaptığı gibi baba evine götürdü. Ve mükellef bir antakya sofrasına kondurdu. Her şey müthiş lezzetliydi yine.  Soğuk yoğutlu çorba, kekik salatası, nar gibi kızarmış tavuk, o ruk, peynirli ve kıymalı minik pideler, salatalar ve şimdi aklıma gelmeyen neler neler....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sunnilerin düğünlerinde aile sofralarında içilmeyip erkekler tarafından masa altlarında gizli gizli tüketilen içki, alevi geleneğinde aile toplantılarının olmazsa olmazı. Masanın bir köşesinde rakısı, birası, şarabı duruyordu.  Birkaç arkadaş ve çekirdek aileden oluşan ailenin olduğu bu keyifli ortamda bir duble rakı da ben içtim. Afiyet olsun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi gün düğün var.  Ruken bizi aldı evine götürdü. Beni geçen sefer yalnız misafir ettiği odada bu kez de sevgilimle birlikte misafir etti . Özenmiş bezenmiş evini dayamış döşemiş. Mor yastıklarını koltuğunun üzerine koymuş. Her ince detayı düşünmüş... Gelin milleti işte :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi sabah herkesler uyurken biz kalkıp sevgilimle hızlandırılmış bir Antakya turu yaptık. Sanki kırk yıllık antakya’lıyım da sokak sokak gezdiriyorum Emrah’ı. Mozaik müzesi, oradan Saint Pierre klisesi, ordan otostopla şehrin en eski caddesi ve Habib’i Neccar Cami, şehir merkezi ve kapalı çarşıya dışardan bir bakış, ordan lezzet durağı Anadolu Sofrası, ordan da Dönerci Tacettin Usta.&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Smtef2B5QKI/AAAAAAAAAng/H6fRVZdJ-ws/s1600-h/Picture+139.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 390px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Smtef2B5QKI/AAAAAAAAAng/H6fRVZdJ-ws/s400/Picture+139.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5362483682487124130" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Aslında daha gezilecek yerler var tabi ama; bu kadar az zamanda bu kadar oldu. Burhan ille Harbiye’ye de gidin gelin dedi ama akşama düğün zaten Harbiye’de. Süslencez püslencez. İşimiz çok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Antakya’lı hanımlar bir alemler bir süslüler, bir bakımlılar. Sanırsın Bodrum’dayız. Kuaförde yanımda saçı yapılan gelinin gelinliğini bu süs konusu için örnek verebilirim rahatlıkla: Hem fırfırlı, hem dantelli, hem taşlı, hem tüllü, hem transparan ve hem ... Ben de altta kalmadım tabi J Bir klasik olarak topuzumu yaptırdım. Ciclerimi giydim. Düğün yerine vardık ki ne görelim. Karşımızda Harbiye Şelalerleri gürül gürül çağlamakta. Nası kaçırırız biz bunu deyip, oracıkta ertesi sabah kahvaltıyı harbiyede yapmaya karar verdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SmtmFSoLDaI/AAAAAAAAAoY/y-4gJBwbB2w/s1600-h/gelin%26damat.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 351px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SmtmFSoLDaI/AAAAAAAAAoY/y-4gJBwbB2w/s400/gelin%26damat.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5362492022400421282" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Aslında düğünü anlatmak için ayrı bir blog yazısı yazmak lazım ama bu düğünün unutulmazlarının altınız çizmeye çalışarak kısaca özetlersek:&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Benim hayatımda en çok eğlendiğim düğündü.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Gelin pek güzeldi damatsa pek yakışıklıydı canım.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Herkes pek bir şıktı. Oscar töreninden önce kırmızı halıdan yürüyenler i aratmadı valla!&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Ayrıca ikramlar süperdi. Humus ve diğer lezztli meze arkadaşları...  Ne diyebilirim ki!&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Asıl bomba, düğünde pasta yoktu. Herkese künefe ikram edildi. Düğün künefesi!!! Bir fantazi gerçek oldu.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;Gelin kürt, damatsa arap alevi. Anadilinde konuşan pek çok insan vardı. Ortam çokdilli idi. İşin güzel yanı bu ortamda kimse kendini yabancı hissetmedi. Kimse ötekileşmedi.  Halkların kardeşçe yaşadığı şehir, düğünde kendini buldu. Çok güzeldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düğünde müzük yapan grup kardeş türküler misali her dilden çaldı, her dilden söyledi. Saatlerce çaldılar, Çok güzel çaldılar. Onlar çalmaktan yorulmadılar. Misafirler oynamaktan yorulmadı.  Nefeslileri çalan arkadaş müthişti. 2 tane meydan davulu vardı ortamda ama kafamız şişmedi. Ertesi gün halay çekmekten dizlerim ağrıyordu hepsi bu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geceye Damad’ın okuduğu Ahmed Arif şiiri damgasını vurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düğün neredeyse 01:00’e dek sürdü. Yatağa yattığımızda saat gece 03:00’ü geçiyordu. Geline bıraksan sabaha kadar oynayacaktı ya...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi sabah yine herkesler uyurken gittik Harbiye’ye ve şelalelerin serinliğinde kahvaltımızı ettik. Eve dönp herkeslerle vedalaşıp, öğlende Adana’ya doğru yola koyulduk. Yol uzun sürdü. Bize de uyuma fırsatı doğdu. Lutfi Amcam ve Emine Teyzem aldılar bizi garajlardan. Yeni evlerine oradan da Adana kebap yemeye götürdüler. Sofraya gelenleri sayamayacağım. Bi yazıya bu kadar çok lezzetli yemek yazmaktan utandım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SmtkS8OyrVI/AAAAAAAAAn4/biyG6sIZcig/s1600-h/adana.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 199px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SmtkS8OyrVI/AAAAAAAAAn4/biyG6sIZcig/s400/adana.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5362490057883299154" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;O geceyi Adana’da geçirmedik. Ayas’a diğer adı ile Yumurtalık’a Dilek Teyzeler’in yazlığına gittik. Ertesi gün bünyeyi akdeniz’in tuzlu sularına bırakma şansım da oldu. Künefe’den tatlı bir seyahat oldu. Güzel insanlarla vakit geçirdim. Güzel vakit geçirdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir başka yazıda buluşma umuduyla...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-4443930736423745976?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/4443930736423745976/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=4443930736423745976' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/4443930736423745976'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/4443930736423745976'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/07/dugun-antakya-ve-bir-nefes-adana.html' title='Düğün-Antakya ve Bir Nefes Adana'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SmthmWceGcI/AAAAAAAAAno/QnWx_ngKY5k/s72-c/daphne%26eros.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-6886947270169511262</id><published>2009-06-29T13:27:00.000-07:00</published><updated>2009-06-29T13:31:44.547-07:00</updated><title type='text'>Boğa Burcu Garısı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SkkkdnyMT4I/AAAAAAAAAm4/CJj9_WGdrWw/s1600-h/taurus.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 284px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SkkkdnyMT4I/AAAAAAAAAm4/CJj9_WGdrWw/s400/taurus.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5352849723420856194" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ekşi sözlükteki &lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=bo%C4%9Fa+burcu+kad%C4%B1n%C4%B1"&gt;boğa burcu kadını&lt;/a&gt; başlığındaki dört numaralı açıklamayı dönüp dönüp okuyorum. Buyrun siz de okuyun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;derya sayın'ın eskilerden hatta kesip sakladığım bir karikatürü vardı; çocukla babası mezarlıktalar, ancak herkesin mezar taşında burçları yazıyor... onlar boğa yükselen boğa'nın önündeler:&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-style: italic;"&gt;" yaa işte böyle oğlum, annen tam bir boğaydı.. güçlüydü, zekiydi... hepimizi çekip çevirirdi.. ama boğalar da herkes gibi bir gün toprak oluyorlar"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynen benim durum! Daha da laf yazıvemicem gari!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-6886947270169511262?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/6886947270169511262/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=6886947270169511262' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/6886947270169511262'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/6886947270169511262'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/06/boga-burcu-gars.html' title='Boğa Burcu Garısı'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SkkkdnyMT4I/AAAAAAAAAm4/CJj9_WGdrWw/s72-c/taurus.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-2379759439494230985</id><published>2009-06-28T12:31:00.000-07:00</published><updated>2009-06-29T00:19:45.376-07:00</updated><title type='text'>26-27-28 Haziran</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Cuma sabah 7:30 &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Sağlık karneni yanına aldın mı?&lt;br /&gt;Yooo. Dön geri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Cuma sabah 8:30 &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Doktoru bekliyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Cuma sabah 9:00&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Doktoru bekliyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Cuma sabah 10:00&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Doktoru bekliyoruz. Çok uzun geliyor....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Cuma sabah 11:10  civarı- net hatırlamıyorum  &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ameliyat elbisesinin bağcıklarını bağlıyorum. Güle güle git diyorum. Aklımdaki kovuşturuyorum.&lt;br /&gt;Sevgilim terliklerini odada bırakıp sedyeye gülerek zıplıyor.  Ve asansörün arkasında kayboluyor.&lt;br /&gt;Anne odanın kapısında ağlıyor. Ben ağlamıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Cuma  öğlen 12:00 civarı- net hatırlamıyorum &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Önce doktor görünüyor. Kendisini grand tuvalet karşımda görünce ameliyata girmemiş olmasında şüphe ediyorum. Ellerinde tentirdiyot izleri arıyorum. Yok.&lt;br /&gt;Ameliyatın iyi geçtiğini bikaç saat sonra hastaneden çıkabileceğimizi belirtiyor. Tane tane açıklıyor. Annenin atan rengine takılıyor gözü. Sakin olmasını tembih ediyor. Ben pür dikkat doktoru dinliyorum. Her dediğine hı hı deyip başımı sallıyorum.  Sanki doktor beş dakika sonra beni bir sınava tabi tutacak. Söyle bakalım yemekleri nasıl yemesi gerekiyor? Ne sıcak ne soğuk. Ilık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Cuma  öğlen 12:10&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Canım sevgilim narkozun etkisi altında baygın odaya doğru geliyor. Ayak başparmakları görünüyor önce. Sonra geri kalanı. Bu ameliyathaneler hastanelerden de daha soğuk yerler anlaşılan. Ayak parmakları buz kesmiş. Elimi deyince sıçrıyor birden. Rengi sapsarı. Bişeyler anlatıyor. Ezberden bir şiir okur gibi, yüksek çıkan kolestrol değerlerini okuyor.  Sonra bu söylediklerinden kimilerini pek hatırlamıyor. İşte tam bu ara, sarı benziyle kesik kesik konuşurken ve gözlerinden kendiliğinden sızan damlaları silerken, boğazım düğümleniyor. Yutuyorum o düğümü. Yutulan düüğümlerin yan etkilerini bile bile...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SkfGrBp4HJI/AAAAAAAAAmo/mjTm53Xkhek/s1600-h/burunlu+g%C3%BCl%C3%BCmseme.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SkfGrBp4HJI/AAAAAAAAAmo/mjTm53Xkhek/s400/burunlu+g%C3%BCl%C3%BCmseme.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5352465124633877650" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Sonrasının saatleri şaştı. Bekledik.  Uyudu, uyandı, ayağa kalktı başı döndü. Midesi bulandı. Bekledik. Acıktığımızı unuttuk. İnsanın sevdiği birinin sağlığına birşey olması zor bir durum. Riskler hep var. Onları düşünmemeye çalıştım. Kriz anlarının soğukkanlı insanı elbisemi giydim. İyi oturuyor üzerime.  Düğümleri yutuyorsun geçiveriyor.  Yuttum, kendimi uyuttum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşama eve geldik.&lt;br /&gt;Annem etli dolmalar sarmış getirdi.&lt;br /&gt;Evlilik yıldönümleriydi. Kutlamayı unuttum.&lt;br /&gt;Dolmaları soğuttum. Çorbalara ekmek doğradım. Dolandım. Dolandım. Yattım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Cumartesi &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Sevgilim nefes alamadı. Pek de uyuyamadı. Gün dediğin geçmesi zor bişey değil. Geçti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Pazar 11:00&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Doktorun yanındayız.&lt;br /&gt;Doktor: Siz gelmeyin!&lt;br /&gt;Ben: Peki.&lt;br /&gt;Bazen hasta yakınları hastadan daha hassas oluyorlar da....&lt;br /&gt;Peki...&lt;br /&gt;Ben sizi çağırırım.Buyrun gelin.&lt;br /&gt;Geldim.&lt;br /&gt;Yine bir sürü ödev. Bunu böyle yapın, şunu şöyle yapın. Emredersiniz komutanım.&lt;br /&gt;Komutanım benim bi maruzatım olucaktı.&lt;br /&gt;Buyur evladım.&lt;br /&gt;Akşama benim mezuniyetim var da...&lt;br /&gt;E olsun!&lt;br /&gt;Olsun da hani ben 6 aydır bunu birlikte yaşamanın hayalini kurdum biliyor musunuz?  İçimde büyüttüm de biraz. Bütün gün dönendim.&lt;br /&gt;E dönen!&lt;br /&gt;Sonra.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra:&lt;br /&gt;Arabanın arka lastiğini kaldırıma çarparak patlattım.&lt;br /&gt;Canım sıkıldı.&lt;br /&gt;Sonra şakır şakır yağmur yağdı.&lt;br /&gt;Annem elinde bir buket çiçekle ODTÜ'ye geldi.&lt;br /&gt;Babamı istediği durakta indiremedim.&lt;br /&gt;Sevgilim benimle geldi, benim zorumla geldi. Yüzünden düşenler burnunun üstünden geçti ve bin parçaya bölündü. Sevgilim yorgunluktan öldü.&lt;br /&gt;Stadı dolduran binleri gözüm görmedi. Yağmur hiç dinmedi.&lt;br /&gt;Emre arabanın lastiğini değiştirdi ve tıkanan ODTÜ trafiğini bizim için açtı. Gel gel dedi.&lt;br /&gt;Hayatımda bazı şeylerin üst üste gelmesi geleneği kendini yineledi.&lt;br /&gt;Cuma sabahkine benzer bir düğüm daha yuttum.&lt;br /&gt;Ben bu sene ODTÜ'den bir kere daha mezun oldum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SkfHIC9R2UI/AAAAAAAAAmw/AaH_SckZzvc/s1600-h/mezuniyet.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 300px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SkfHIC9R2UI/AAAAAAAAAmw/AaH_SckZzvc/s400/mezuniyet.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5352465623199897922" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-2379759439494230985?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/2379759439494230985/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=2379759439494230985' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/2379759439494230985'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/2379759439494230985'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/06/26-27-28-haziran.html' title='26-27-28 Haziran'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SkfGrBp4HJI/AAAAAAAAAmo/mjTm53Xkhek/s72-c/burunlu+g%C3%BCl%C3%BCmseme.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-7067809152432786858</id><published>2009-06-08T02:58:00.000-07:00</published><updated>2009-06-09T06:55:52.995-07:00</updated><title type='text'>Geçen cumartesi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Si5p18FuxYI/AAAAAAAAAlA/4r3qXWlIBo4/s1600-h/tvchannel_1023652467guneskursu.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 388px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Si5p18FuxYI/AAAAAAAAAlA/4r3qXWlIBo4/s400/tvchannel_1023652467guneskursu.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5345326183119504770" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabaha karşı karnıma saplanan sancılarla uyandım. Yabancı değil, her ay bedenimi düzenli olarak ziyaret eden sancılar bunlar. Tıbbın bu probleme ağrı kesiciler dışında bir çözümü olmamasına bozuluyorum bir yandan, bir yandan bu kadınlığımın bir parçası, doğurganlığım burada saklı. Her krampta düşünüyorum düşünüyorum. Düşünmek krampları azaltmaya yetmiyor ama, kramplar midemin bulanmasına yetiyor da artıyor bile. Sabahı sabah ediyorum bu şekilde. Canım sevgilim duruma ne diyeceğini bilemiyor.  Ambulans şoförü edasıyla götürüyor beni polikliniğe. Sonra kaba etime zerk edilen bilmemkaç miligram ağrı kesicinin verdiği rahatlamayla atıyorum kendimi yatağa. Sabah uykumun intikamını ancak öğleden sonraya doğru alabiliyorum.  Ne yazık ki ben buna bir dur diyemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durum cumartesimi yeyip bitirmesine izin veremezdim. Gidilecek bir nikah vardı, ama artık çok geçti. Biz de boş durmadık; kalktık, canım sevgilimle Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nin yolunu tuttuk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ulus Metro'su çıkışından Müze'ye dek epeyce yol var. Atladık bir taksiye. "Çek Anadolu Medeniyetleri Müzesi"ne dedik. Taksisine binip müzeye gitmek isteyen bu turist kılıklı çiftin olsa olsa turist olabileceğine kanaat getiren taksici "Abi bunca yıldır Ankaradayım, bak ben bi kere gitmedim daha bu müzeye iyi mi? Helal olsun abi nerdelerden gelip ziyaret ediyorsunuz." deyince; bize de işi bozuntuya vermemek düştü. Cumartesi cumartesi kendimizi Ulus'ta turist olarak bulduk. Hoşbulduk !. Taksici diyaloğu pek bir ilginç gelişti. Hatıladığım kadarıyla yazıyorum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taksici: Abi nerelisiniz?&lt;br /&gt;E: İzmir.&lt;br /&gt;T: Oooow Abi güzell memlekettir. Ben çok severim. Her yerini gezdim. Konak, Karşıyaka,&lt;br /&gt;Bornova,Buca, Çeşme, Dikili, Foça, Urla, Narlıdere, Ödemiş...&lt;br /&gt;D (içses): Hönk. Bütün İzmir'i saydı adam.&lt;br /&gt;E: Epey gezmişsin. Ne için gittin?&lt;br /&gt;D (içses): Anaaaa kocam taksiciyle muhabbete yönelik, konu açıcı girişimler yapıyo.&lt;br /&gt;T: Gezmeye gittim abi. Çok seviyorum ben orayı. İnsanı sıcak, yobaz yok en başta. Sen bakma başabakan taktı oraya ama, yobaz yok abi orda vermezler orayı!&lt;br /&gt;D (içses) Hönk !&lt;br /&gt;E (içses) Hönk !&lt;br /&gt;E: Denizli memleketin insanı sıcak oluyo tabi.&lt;br /&gt;T:  Yok abi İzmir başka. Bak isanbulda da deniz var öyle mi orası? Her yer yobaz dolu orda. Gerçi Ankara'da karıştı artık. Abi var ya ben kaç senedir bu işi yapıyorum. Hiç bir zaman bu kadar sıkıntıya dümedim biliyo musun? Ki çalışkanım, ekmeğimi taştan çıkartırım. insanlarla uğraşmasalar da bu işlere baksalar...ah&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dudağımızda hoş bir gülümsemeyle indik müzenin kapısında. İzmir propagandasını sevdik, anti propagandasını sevdik, kendimizi turist gibi hissetmeyi de sevdik. Müze kartımızı gösterip,  para vermeden içeri girmeyi de sevdik. Öyle güzel güzel gülümsedik. Müzeye girdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunca senedir Anadolu Medeniyetleri Müzesini gidip görmemişim. Çok ayıp! Ne güzel bir binaymış. Ne hoş bir yermiş. Ülkemde Anadolu Medeniyetleri katman katman olduğundan, biz tarihi bir kazı alanı üzerine direk bina bile yapabiliyoruz yeri gelince. Bakınız Ulus şehir çarşısı.  O yüzden müzede gördüklerim beni etkiledi ama şaşırtmadı. Hatta az bile buldum. Sergilecek 100 katı eser vardır diye düşündüm içimden. Ankara'nın orijinal amblemi olan güneş kursunu ve bereket tanrıçası heykelini yakından görmek çok hoşuma gitti. Altın takıların tasarımlarını sevdim. Eskiden daha zevkliymiş insanlar dedim kendi kendime. Balgat kazısında bulunan yüzüğün hastası oldum. Elimde olsa takarım :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Si5pCBON4eI/AAAAAAAAAk4/yoiAuLuI2g4/s1600-h/th_061007142049.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 142px; height: 160px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Si5pCBON4eI/AAAAAAAAAk4/yoiAuLuI2g4/s400/th_061007142049.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5345325291144077794" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müze çıkışında deliler gibi acıkmış olduğumuzdan yönümüzü Pirinç Han'a doğru verdik. Ancak Çıkrıkçılar'ı çıkmadan Pirinç Han'a varmak ne mümkün. Koca ile çıkrıkçılar öyle zevkli gezilmiyor. Annesini çekiyor insanın canı. Çıktığımız yokuşun ve merdivenlerin ardından Pirinç Han'da yediğimiz kıymalı gözleme ve ayranın tadına doyum olmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumartesi burada bitmedi. Oradan kendimiz vurduk tango pratiğine. Oradan da alışverişe. Akşam eve vardığımızda topuklarımız ağrıyordu. En son Barcelona'da böyle ağrımıştı sevgilimin ayakları :) Gezmek ağrı yapıyor bünyeye ama ruha iyi geliyor :) Geçen Cumartesi Ankara'da turist olmak iyi geldi bize&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-7067809152432786858?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/7067809152432786858/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=7067809152432786858' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/7067809152432786858'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/7067809152432786858'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/06/gecen-cumartesi.html' title='Geçen cumartesi'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Si5p18FuxYI/AAAAAAAAAlA/4r3qXWlIBo4/s72-c/tvchannel_1023652467guneskursu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-8749032307658783886</id><published>2009-06-02T09:46:00.000-07:00</published><updated>2009-06-02T09:57:25.877-07:00</updated><title type='text'>2 Haziran Günü...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SiVZv_6FWBI/AAAAAAAAAkw/oyxGB0FahFk/s1600-h/poppies0006Large.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SiVZv_6FWBI/AAAAAAAAAkw/oyxGB0FahFk/s400/poppies0006Large.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5342775214088738834" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bir hırsla bastım televizyonun "kapat şunu" düğmesine.Akşam haberlerini izlemenin anlamsızlığını düşündüm. Günde kaç karakter yazıyorumdur ki ben, karakter başına para alan insan da var diye düşündüm. Ocaktan miss gibi yemek kokusu geldi burnuma. Yok canım altı kısk daha yanmaz diye düşündüm. Babacığımın anacığımın gelecek misafirler için nasıl da hazırlandığını düşündüm. Beraber yaşalanırız biz de diye düşündüm. Akşam eve gelirken kumlar içinde oynayan küçük sıpayı düşündüm. Erteleye erteleye bugüne dek bıraktığım letter of intentimi düşündüm. O kumlar kadar küçük parçaları koy bir araya işte bu dedim içimden. Çılgınca açmış bu bahar, gelincikler, iğdeler, güller, at kestaneleri... Bambaşka bi şey yazmak için oturdum bu bilgisayarın başına- bunları yazdım. Haziranın iki günü geçmiş, ben buna şaştım!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-8749032307658783886?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/8749032307658783886/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=8749032307658783886' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/8749032307658783886'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/8749032307658783886'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/06/2-haziran-gunu.html' title='2 Haziran Günü...'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SiVZv_6FWBI/AAAAAAAAAkw/oyxGB0FahFk/s72-c/poppies0006Large.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-2340573935094017503</id><published>2009-05-27T11:24:00.000-07:00</published><updated>2009-05-27T11:32:57.334-07:00</updated><title type='text'>Anne ben herşeyden vazgeçtim! Büyünce Vedat Milor olucam!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Sh2GdPAiyeI/AAAAAAAAAkQ/v-vzNSNIaCI/s1600-h/milor.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 300px; height: 277px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Sh2GdPAiyeI/AAAAAAAAAkQ/v-vzNSNIaCI/s400/milor.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5340572569934416354" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Duyduk duymadık demeyin, ben büyüyünce Vedat Milor olucam. Dünyayı gezicem. Neresi güzelse orda yemek yiycem. Ülkeme dönücem yufka ekmeğin arasına taze soğan haşlanmış yumurta nane koycam. Puan vericem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adamın hangi programını izlesem salayalarım koltuğa damlayayazıyor. Ekranın  karşısına çakılıyorum. "Lezzet durakları"nın benzer bir etkisi vardı bende ve hatta "Gezelim görelim"in de ama bu bir başka. (Saydığım programları yapanların ortak bir noktasına değinmeden edemiycem.  Kötü giyiniyorlar. Bak kırmızı gömleğe, hatırla gezelim görelim teyzesinin kareli gömleklerini...) Hey Allahım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve üstelik, öyle ye, iç, gez gibi bir durum da yok Vedat Bey'in geçmişinde. Bir yerlerden bulun da ouyun yaşam öyküsünü. Kafa da zehir gibi maşallah! Ama yemeğe çalışıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne haberin olsun. Ben büyüyünce Vedat Milor olucam. o da olmadı korist olucam.  O da olmadı solist olucam :) Olucak oğlan....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-2340573935094017503?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/2340573935094017503/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=2340573935094017503' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/2340573935094017503'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/2340573935094017503'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/05/anne-ben-herseyden-vazgectim-buyunce.html' title='Anne ben herşeyden vazgeçtim! Büyünce Vedat Milor olucam!'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Sh2GdPAiyeI/AAAAAAAAAkQ/v-vzNSNIaCI/s72-c/milor.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-5327246126840076956</id><published>2009-05-20T11:37:00.000-07:00</published><updated>2009-05-20T11:53:44.135-07:00</updated><title type='text'>Permanent Head Damage</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/ShRRCOb2L0I/AAAAAAAAAkI/t-eqOpMkPM8/s1600-h/going_back_for_phd.png"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 318px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/ShRRCOb2L0I/AAAAAAAAAkI/t-eqOpMkPM8/s400/going_back_for_phd.png" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5337980557017362242" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Permanenet Head Damage (PHD).  İnsan bile bile kafasına kalıcı hasar alır mı yahu? Evde bir hasarlı varken üstelik :) "TİK" ne demek biliyorken. Karnı burdnunda doktora yeterliliği veren biliyorken. Karnı burnunda tez önerisi yazan biliyorken. Yarım bırakanı biliyorken. Buna ne denir?  Bile bile lades!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ODTÜ'nün interneti ıncık cıncık arayıp hangi yönetmelikte yazdığını bir türlü bulamadığım bir uygulaması var. Ancak enstitüye telefon açıp kıdemli biri ile görüşebilirseniz öğrenebiliyorsunuz. Masterı başarıyla bitirdiyseniz; bitirdiğiniz dönem, ya da bir sonraki dönem ALES ve dil sınavlarına yeniden girmeden; sadece hocalarınızdan tavsiye mektubu almak ve başvuru ücreti yatırmak suretiyle; ODTÜ'nün diediğiniz bir enstitüsünde doktoraya başvurabiliyosunuz. Bir nevi özendirme, gaza getirme düzenlemesi. Benim gibi sazanlar için bire bir. Başvuruyorum. Biter, bitmez, yarım kalır, atılırım, af gelir, yeniden başlarım, bir nefeste bitiririm, 6 senede bitiririm, bu şehirden taşınırım, önceliklerim değişir, okuyamayacak kadar bıkarım, okuma hevesim gece uykularımı yener, hayattan bezerim, annemler benden nefret eder, kocam "ben sana demiştim!" der falan filan... Bu hikaye sürer gider. Başvuruyorum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bütün konuşmaları bir sonuca başlamadan bitirebilen sözcük geliyor. HAYIRLISI!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-5327246126840076956?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/5327246126840076956/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=5327246126840076956' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/5327246126840076956'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/5327246126840076956'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/05/permanent-head-damage.html' title='Permanent Head Damage'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/ShRRCOb2L0I/AAAAAAAAAkI/t-eqOpMkPM8/s72-c/going_back_for_phd.png' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-8195859009354638596</id><published>2009-05-17T01:14:00.000-07:00</published><updated>2009-05-17T22:53:29.652-07:00</updated><title type='text'>Doğanlar-Doğuranlar....</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/ShD3ZDVgQ5I/AAAAAAAAAkA/Bxr5QCj27o0/s1600-h/P1120827.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 297px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/ShD3ZDVgQ5I/AAAAAAAAAkA/Bxr5QCj27o0/s400/P1120827.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5337037568198329234" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Son blog yazısından bu yana ben bir kere daha doğdum. Etti mi sana 27 koca yıl! "Before 30 kuralı" olarak adlandırdığım "otuzundan önce doğurmak lazım" hissiyatım sebebiyle, giderek her yıl doğum günlerimde biraz daha teleşa gark olmaktayım. Hay ben böyle modernleşmenin; böyle kaygısını!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herneyse, kaygıları bir kenara bırakıp, güzellikleri anlatayım. Bu yıl, bir gün önce bizim evde, ertesi gün öğle tatilinde odtü çarşı önünde ve akşam üzeri yeni iş yerimin güneşli-leylaklı-çimenli bahçesinde olmak üzere 3 doğum günü kutlaması yaşadım. Emeği geçenlere, hatırlayanlara, hazırlayanlara çok teşekkürler. İsimleri tek tek yazarsam birilerini atlarım diye korkmaktayım. İnsanın sevdiği insanlar/sevenleri olması, hatırlanması çok  güzel.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/ShBq6dddmfI/AAAAAAAAAj4/36JC4jRd5HI/s1600-h/11mayis.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 243px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/ShBq6dddmfI/AAAAAAAAAj4/36JC4jRd5HI/s400/11mayis.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5336883111007197682" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Pazar günü bizim evdeki partide, oldukça ekonomik bir çözümle aynı pastayı 4 kişi üfledik!&lt;br /&gt;1-Bilge (doğumgünü için)&lt;br /&gt;2-Ben (doğumgünüm için)&lt;br /&gt;3-Anıl (ikinci anneler günü için)&lt;br /&gt;4-Berna (İlk anneler günü için)&lt;br /&gt;Sonra hediyeler alındı verildi. Tam parti havası oldu ortalık. Çok güzel oldu çok. Şu anda üzerinde lap toplumla tıkır tıkır yazımı yazdığım diz üstü kahvaltı tepsim, cinsinin begonya olduğunu tahmin ettiğim bir saksı sarı çiçeğim, bir tango albümüm ve bir de şıkır şıkır kolyem oldu. Canım sevgilim peşinen cep telefonu almıştı zaten. Herkese teşekkürler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/ShBnfzof-yI/AAAAAAAAAjo/L5Lecym6JwY/s1600-h/10mayis.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 186px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/ShBnfzof-yI/AAAAAAAAAjo/L5Lecym6JwY/s400/10mayis.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5336879354567719714" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Buna ek olarak 10 Mayıs 2009'dan hatırlayacağım üç şey:&lt;br /&gt;Güneş oğlana dişlerini kaşısın diye soyduğum hıyarın ardından bütün ahalinin kendini hıyara vermesi :) Kendi çatalımla Deniz'e pasta yedirmemi takiben yediğim fırça :) Kendi pastamı üflerken tuttuğum dilek! (iş yerindeki pasta için başka dilek tuttum!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen hafta sonu bunlar olurken, bu cumartesi ise başka bir doğum organizasyonu vardı. 1 Mayıs tarihinde dünyaya gözlerini açan Burcu ve Uğur'un küçük kızları Duru'yu görmeye gittik. Nergisle birlikte cuma günü bir bebek bezi pastası hazırladık. Hazırlarken de pek bir keyif aldık. Bundan önce Güneş'in ve Deniz'in doğumlarında da planladığım ancak gerçekleştirmeye fırsat bulamadığım bu pastalı sürpriz, genç anne babanın oldukça hoşuna gitti. Sevindik. Küçük Duru kızımızı öptük kokladık. Ömrü uzun olsun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/ShBpfWo8A1I/AAAAAAAAAjw/HJvmk0wNB9A/s1600-h/bebekpasta.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 382px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/ShBpfWo8A1I/AAAAAAAAAjw/HJvmk0wNB9A/s400/bebekpasta.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5336881545808184146" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Nazar değmesinden korktuğumuz içindir ki; Duru'nun fotografını koymuyorum. Ha bir de anne- baba ve aile büyüklerinin bana kızmasından tırsıyorum o ayrı! O nedenle bebek bezi pastasına "bunun neresi yenecek acep?" şaşkınlığıyla bakan genç anne ve babayla idare edin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özetle doğanların, doğuranların ömrü uzun olsuuuun! Doğum günleri ve anneler günleri kutlu olsun :) İkisinin birlikte kutlanacağı günler de olsuuuun! Amin!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-8195859009354638596?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/8195859009354638596/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=8195859009354638596' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/8195859009354638596'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/8195859009354638596'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/05/doganlar-doguranlar.html' title='Doğanlar-Doğuranlar....'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/ShD3ZDVgQ5I/AAAAAAAAAkA/Bxr5QCj27o0/s72-c/P1120827.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-9112280487630400479</id><published>2009-05-06T11:22:00.000-07:00</published><updated>2009-05-06T11:54:21.330-07:00</updated><title type='text'>Devam eden procelerimden</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SgHZixzncMI/AAAAAAAAAjY/y3SE2A5Esho/s1600-h/kazak1.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SgHZixzncMI/AAAAAAAAAjY/y3SE2A5Esho/s400/kazak1.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5332782625291989186" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Her şey bir haftasonu Beymen'in outlet mağazasında başladı.&lt;br /&gt;Genç erkek her tarafı saç örgülü hırkaya aşık olmuşcasına baktı ve "aaacaaaayyyip güzelmiş!" dedi.&lt;br /&gt;Genç kadın bir hırkaya baktı, bir erkeğin çarpılmış bakışlarına.&lt;br /&gt;Bu sırada etiketi gören gözler yuvalarından fırladı! 300 küsur TL! Üstelik 900'lü rakamlardan bu rakamlara düşmüştü!Düşmek mi? Böyle bir saçmalık olamazdı artık canım.&lt;br /&gt;Genç kadın kendini tutamadı ve bir anda "Amaaan kocacım ben sana örerim bunun aynısını" dedi.&lt;br /&gt;Genç erkek bu sözü unutmadı. Yaklaşık 1,5 sene boyunca söyleye söyleye kadının kulağını kuruttu!&lt;br /&gt;Zaten genç kadının ipleri alıp altyapıyı kurması 6 ay sürdü.&lt;br /&gt;Hikaye böyle....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SgHZtho5shI/AAAAAAAAAjg/WhZyf1zI0lY/s1600-h/kazak2.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SgHZtho5shI/AAAAAAAAAjg/WhZyf1zI0lY/s400/kazak2.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5332782809930641938" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Proce halen devam ediyor. Önler ve arka hemen hemen bitti. Fermuar almaya bile gidildi. Fermuar satan amca ile muhabbete girildi. Amca kazağın bitmesine pek ihtimal verememiş olacak ki "Sen bitir öyle gel, şimdi fermuar uzun kısa olmasın!" deyip gönderdi beni. Ama yaka için misinalı şişi hazır ettim. Azimliyim! Procemi bu yaz bitireceğim. Ağustos da olsa fark etmez. Canlı mankene kazağı giydirip fotografını çekeceğim!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-9112280487630400479?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/9112280487630400479/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=9112280487630400479' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/9112280487630400479'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/9112280487630400479'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/05/devam-eden-procelerimden.html' title='Devam eden procelerimden'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SgHZixzncMI/AAAAAAAAAjY/y3SE2A5Esho/s72-c/kazak1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-8913832399545171047</id><published>2009-05-04T03:14:00.000-07:00</published><updated>2009-05-04T03:24:35.038-07:00</updated><title type='text'>Barcelona 2</title><content type='html'>Siz değerli okuyucularımdan gelen yorumlardan anlıyorum ki, gezi yazılarının bölük pörçük olmasından dolayı bir rahatsızlık mevzu bahis. “Dört günde gezdiğin yerin yazısını kırk günde yazmak ne demek?” diye sorarlar adama, değil mi ama? Mümkünse sormasınlar. Bu arada yaşam hızla akmaya devam etti. O aktı ben ıslandım, Allah sizi inandırsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Az gittik uz gittik, Hürkuş’un sırtına bindik. Vardık Barcelona Havalimanı’na, gördük ispanyol pasaport polisini gülmekten öldük.  Yahu insan sıradaki her kişiyle mi sohbet eder? “Buenos dias DiiiiDeam”. “Hola şekerim!”. Çok konuşan Akdeniz insanı modeli İspanyol milletinin temsilcisi genç pasaport polisininin sıcak karşılamasının ardından, çok sevgili ilginç kişilik tur rehberimiz Kadir’in kuyruğuna takılıp otele doğru koyulduk yola.  Bu sırada turun gürültü makineleri gürültü yapmaya çoktan başlamışlardı bile. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Çıkarım 2: &lt;/span&gt;Tur dediğin aktivitede durum, yaş ortalaması ne olursa olsun, okul gezisinden pek de farklı olmuyor. Geç kalanlar, sürekli bıdırdanıp hiç bir şeyden memnun olmayanlar, gürültü edenler… Bu durum daha havaalanında check-in sırasında iken hissediliyor.  Sürekli ve grup halinde gezen artık “tur-matik” olmuş tipler  “ay biz bilmem nereye de gitmiştik, orası buradan çok daha güzeldi, de mi Aysel?” diye konuşaraktan kafanıza edebiliyor.  Bunun için tur dediğin şeyi sadece uçak bileti ve konaklama için kullanmak, gitmeden önce şehre internetten çalışmak ve mümkünse eline bir navigasyon cihazı alıp kafana göre gezmek en mantıklısı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turu satın aldığımız acentenin beceriksizliği nedeniyle, şehir merkezindeki otelde yer bulamamıştık. Bu nedenle şehir merkezine 15 km mesafede Mollins de Rei denen yerdei aynı adlı Holiday Inn oteller zincirine bağlı bir yerde konaklayacağımızı biliyorduk. Netteki yorumlar otelin uzak ama oldukça temiz olduğunu söylüyordu. Yorumlar doğru çıktı. Otel tertemizdi hakikaten. Resimdeki odanın aynısında kaldık. Konfor konusunda bir sıkıntı yaratmadı bende. Zaten gezmekten şişen ayaklarla odaya döndüğümüzden; yorgunluktan nerde uyuduğumuzu bilecek halde olmuyorduk orası ayrı. Yalnız otelde bir konuda eksik fark ettik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Çıkarım 3:&lt;/span&gt; Len bu Avrupa denen yerde taharet musluğu teknolojisi henüz icat edilmemiş, iyi mi? Hehe!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk akşam saat 18 sularında vardığımız otelimizden kendimizi rehberimiz, orijinal insan Kadir eşliğinde dışarı attık. Sağolsun bizi tren istasyonuna dek götürdü. Sonra Katalunya  Meydanı’nda bıraktı. Sonra belirtilen saatte yine aynı yerden geri aldı. (Biz bu sırada sürüden ayrı takıldık. Görüdüğünüz gibi kurt filan da kapmadı.) “Kadir the original” elimizde her türlü tren saati ve destinasyon bilgileri, ulaşım haritası  olmasına karşın, daha ilk akşam otele dönerken, trene ahali olarak binme sahnesinde, lafa karışan “bu kesin yanlış tren!” diye bağıran  amcanın da biraz gazına gelerek, paniklere gark oldu. Oysa biz kocamla sanki kırk yıldır Barcelona toplu taşıma sistemini kullanıyormuşçasına rahattık. Yaşana paniğe bi anlam veremedik. Daha önce ailemizin hiç tur rehberi olmadığından ,kendisinin davranışlarına bir anlam yüklememeyi yeğledik. Barcelona’nın muhteşem şehir havasından soluklanmış olarak zevkle odamıza döndük!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her ne kadar Avrupa’da bir yer görüp ülkesine geri dönen her Türk’ün yaptığı, “geyik” olarak adlandırılabilecek ve artık klişeleşmiş konuşmalardan sakınsam da benim Barcelona gözlemlerim de benzer klişeler içeriyor.  Bu klişelerin bizim ülke olarak mehteran takımı gibi bir ileri iki geri gitmemizden kaynaklandığını düşünüyorum.  İşte bu durum bizi düzgün dökülmüş asfalta hayran bırakıyor.  Bazı klişeler:&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Adamlar şehri çiçek gibi yapmış abi. Sokaklar tertemiz, bal dök yala.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Toplu taşım konusunda aşmışlar iyi mi? Bizdeki gibi tabela bulucam diye bön böne bakmaya gerek yok. Her yerde haritalar var. Broşürler var. Büssürü metroları var. Metro  hatları renklere göre ayrılmış. Elinle koymuş gibi buluyosun.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;O kadar yol gördük abi, ne bir çukur ne bir yama vardı iyi mi?&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;Klişeleri bir yana koyacak olursak, Barcelona’nın en güzel yanı şehrin özel yönetimlerce içine edilmemiş, bilakis, korunmuş bir dokusunun olmasıydı. Ünlü mimar Gaudi’nin eserlerine hayranlık duyduğumuz kadar, o tarihi eserlerin yanına modern yapıları müthiş bir uyumla yapan anlayışa da hayranlık duyduk. Balkonlarına sadece çiçek ve bisiklet koyan ahaliyi takdir ettik. Sokaklarda  “Avukat Hasan İşbilir” , “Jinekolkog Dr. Selahattin Temizeller” tabelasına benzer tabelalar aradık. Bulamadık.  Şehrin içinde bir yaya olarak dolaşmanın keyfine vardık.&lt;br /&gt;Kaldırımlara çıkmak için uzun atlama oynamak zorunda olmayışımıza şaşırdık. Engellilerin ve bebek arabalarının da rahatça gidebileceği dar sokaklardan yürüyüp, kafelerle bezeli meydanlara vardık. Artık meydanı bile olmayan bir şehirde, üstelik başkentte yaşayan bireyler olarak, bir yandan  Barcelona’ya gıpta ederken, her geçen gün daha da içine edilen şehirlerimize yandık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi gün tur kapsamında olan tek gezi olan, şehir gezisini yaptık. Otobüsle yarım günde yapılan bu gezi esnasında rehberimiz Gaudi’nin ünlü eserleri hakkında “bence o kadar da bişey yok, girmeye pek gerek yok!” diyecek kadar nezih! açıklamalarda bulundu. Len sen bunu söyleyeceğine şurda yenir, şurda içilir, şuraları görün desene!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu şehir turunda şehrin önemli yerlerini (Sagra da Familia, Casa Mila, Casa Battlo) şöööyle bir otobüs içinden gördükten sonra; yine Gaudi’nin bir eseri olan Park Guell’de inip dolaştık. Zaten mozaik sanatına hayranlıktan gebermekte olan bendeniz, Antakya’daki antik dönem mozaiklerden sonra, modern tarzda yapılmış mozaiklere park Guell’de dokunup, hayranlık duydum. Gaudi Usta’nın elini öpmek istedim. “Helal olsun!” demek istedim. Turist kalabalığından neredeyse yıkılan park, Barcelona’da giriş ücreti ödemeden gezebileceğiniz tek yer. Adamlar her şeyi turistik olarak organize etmişler. İspanya’ya senede 50 milyona yakın turist geliyormuş zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Çıkarım 4: &lt;/span&gt;Taharet musluğu teknolojisini henüz icat edememişler ama  turizm konusunda kendilerini aşmışlar. İstanbul’daki kadar tarihi eser onlarda olsa senede 50 değil 150 milyon turisti ağırlarlar.  Antakya’daki kadar mozaik onlarda olsa, bütün şehrin yerlerini mozaik yapıp, şehri turistten yıkılacak hale getirirlerdi herhalde!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı gün öğleden sonra benim de görülecek yerler listemde bulunan akvaryuma gittik . (Giriş 17 euro) Dünyadaki her denizin farklı akvaryumlarda sergilendiği etkileyici bir yerdi. Dalışı özlediğimi duyumsadım.  Pek çok balığı ilk kez bu kadar yakından gördüğümüz bu yerde sanırım en çok ilk kez gördüğümüz “Picasso balığı”na bayıldık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pek çok başka yeri daha gezdik. Yağmur hemen hemen her gün yağdı. Yılmadık. Şemsiye ile gezdik. Yağmurlukla gezdik. Kocacığımla metro haritasının uzmanı, Barcelona’nın hastası olduk.&lt;br /&gt;İklimsel koşulları nedeniyle toprağında zeytin ağacının yanı sıra sağlam ressam da yetişen bu yerde, Picasso, Dali ve Miro’nun müzeleri yer alıyor. Miro müzesine sıra gelmedi. Picasso müzesini gezdik. Burada ressamın erken dönem eserlerini ve resim sanatındaki nasıl yol kat ettiğini gördük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dali müzesi ise apayrı bir blog konusu... Yaratıcılığın ve çılgınlığın sınırlarında gezinen ressamın kendi elleriyle oluşturduğu ve bir dönem de yaşadığı Figueras’daki müzesi tek kelimeyle müthişti.  Buraya tur şirketinin organize ettiği ekstra tur ile gittik. Barcelona’dan 1 kaç saat mesafedeydi. Orijinal karakter Kadir yerine bu gezide bize diğer otelin tur rehberi bir hanım eşlik etti. Daha müzeye varmadan tabloları ve bilimum hikâyelerini bir sanat tarihi dersi şeklinde güzel güzel anlattı. Biz de sevgili rehberimiz Kadir’in nezih! Yorumlarını anıp kulaklarını çınlattık.&lt;br /&gt;Çıkarım 5: Anlaşılan o ki, tur şirketleri turun kendisinden elde edemedikleri kârı , ekstra gezilerden elde ediyorlar. 10 Euro’ya izlenebilecek flamenkoyu 50 euroya satıyorlar. Müze gezilerinindede benzer şekilde fahiş fiyat uygulamaları var. Tek olumlu tarafı girişte sıra beklemiyorsunuz. Grup bileti ile ayrı bir kapıdan giriş yapabiliyorsunuz.  Dört kişilik kafa dengi bir arkadaş grubuyla yurtdışına gidip, çevredeki yerleri araba kiralayarak gezmek en makûlü gibi görünüyor. Bu hem kazıklanmaktan, hem de çevredeki gereksiz insan kalabalığından sizi kurtarabilecek bir hareket olabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pek sevgili rehberimizin en güzel hareketi, bize açık büfe deniz ürünleri sunan bir yerde akşam yemeği organize etmesi oldu.  Sanırım oldukça ünlü bir yerdi ve tıpkı bizim kebapçılarımızda olduğu gibi kapısında ünlü futbolcuların resimleri asılıydı.  Tabi Barcelona’lı futbolcular. Açık büfede, aklınıza gelebilecek her tür deniz ürününün satıldığı “la boucherie” da yer alan her tür deniz ürününün pişmişi vardı. Arada çiği de vardı. Onu da yedim .  Bu açık büfenin üstüne ızgara balık, tavuk ve bufalo etinden oluşan bir başka menü ve onun üstüne de tatlı geldi. Hatta bi de üstüne kahve geldi. Vallahi süperdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ha bir de unutmadan Camp Nou'yu da gördük. Maç ssatine denk geldiğimizden stadı ve müzeyi gezmek yerine maçın atmosferinden nasibimizi aldık. Canım sevgilim daha yolda stada doğru giderken bile çocuklar gibi şendi.  Sırf bunun için bile stada gitmeye değdi.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Bu kadar uzun bir blog yazısını bu noktaya kadar okumuş olan sabırlı okur. Yazmayı unuttuğum başka şeyler tabi ki vardır. Artık sabrını daha fazla zorlamadan bitiriyorum ve diyorum ki:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gez dünya'yı gör Barcelona'yı!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-8913832399545171047?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/8913832399545171047/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=8913832399545171047' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/8913832399545171047'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/8913832399545171047'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/05/barcelona-2.html' title='Barcelona 2'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-4834048645182110429</id><published>2009-04-26T04:17:00.001-07:00</published><updated>2009-04-26T04:33:00.234-07:00</updated><title type='text'>BENDEN HAVADİSLER</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SfRGMmrmbqI/AAAAAAAAAjQ/IMIhPZnRgkc/s1600-h/kap%C4%B1%C4%B1%C4%B1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 242px; height: 323px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SfRGMmrmbqI/AAAAAAAAAjQ/IMIhPZnRgkc/s400/kap%C4%B1%C4%B1%C4%B1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5328961441441935010" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Barcelona Blogu Antakya bloguna dönmesin diye bi hamlede yazıp bitireceğime and içerim sevgili okuyucu. Ama önce havadissever okuyucuya bir kaç kelam yazayım. Bir içimi dökeyim. Kendini teşhir etmekten memnun ruhu bir huzura erdireyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neredeyse geçen yıl bu zamanlardan beri, iş yerimde Osmanlının Gerileme Dönemi'ni temsil eden bir dönem yaşandı. Bu döneme bahçedeki çam ağaçları, onların kozalakları, beyaz plastikten sandalyeler, dertten içilen sigaraların izmaritleri, birkaç mevsim, bu mevsimler boyunca gerekli gereksiz ziyaret edilen Bilkent'teki AVM'de yer alan Gloria Jeans'in kirli koltukları, Türkiye'deki bütün bilişim şirketleri, maaş hesabımın uzun süreli sıfırları, internet blogları, zaman zaman blogumun yazıları, her gidenin attığı veda maillleri, annem, babam ve en çok da kocam şahit oldu. Osmanlı benzetmesini bu durum için kasten kullanıyorum. Çünkü durum hakikaten Türkiye'nin en büyük bilişim şirketinden ziyade bir padişahlığı andırmaya başladı. Tek fark padişahın fetvaları mail ile gelmekteydi. Üstelik Vahdettin de Osmanlı'yı bir İngiliz gemisiyle terketmişti bir zamanlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Padişah halk'a (Bülent Ersoy telaffuzu ile okunacak) hiçbir açıklama yapmadı. Önceden alınmış, ve başlatılmamış projelerin ihalelerini duyurarak ninniler söyledi. Bu sırada halk halk olmaktan çıktı. Ayaklanan yeniçerilere dönüştü. Lakin yeniçeriler, haşa padişaha ya da onun sadrazamlarına bir kelam etmek şöyle dursun, birbirini yemeye başladı. Gidenin geride bıraktığı şapka kalana takıldı. O da kalanın kafasına büyük geldi. Kendine bir güler yüzü, iş arkadaşına bir günaydını esirgeyen böcekvari yaratıklar türedi. Ortamın çivisi çıktı. Bu ortama maruz kalan bünye üçüncü deli ibrahim kıvamına gelmesin diye ne yapacağımı şaştım. "İtina ile kapak yazısı yazılır ve CV hazırlanır." ilanı verecek hallere geldim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet sevgili okuyucu, sonunda az önce sözünü ettiğim veda maillerinden bi tane de ben yazdım. Ve sonunu "Hayırlısı" diye bitirdim. Bu pazartesi, yani 24 saatten kısa bir süre sonra, eğitimini gördüğüm alanda, uzaktan eğitim alanında, yeni işime başlayacağım. Kendi işini mutlulukla yapabilen azınlıktan olmayı diliyorum. Alışmam gerekecek, bazı alışkanlıklarımı değiştirmem gerekecek, yaşadığım onca olumsuz deneyimden sonra biraz gerginim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10 dakikadır cümleleri yazıp yazıp siliyorum. Bu blogu nasıl sonlandıracağımı bilemedim. Kapı koydum resim olarak da. Çiçekli bir kapı. Açıyorum. Hadi hayırlısı....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-4834048645182110429?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/4834048645182110429/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=4834048645182110429' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/4834048645182110429'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/4834048645182110429'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/04/benden-havadisler.html' title='BENDEN HAVADİSLER'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SfRGMmrmbqI/AAAAAAAAAjQ/IMIhPZnRgkc/s72-c/kap%C4%B1%C4%B1%C4%B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-7732005086351811110</id><published>2009-04-19T23:08:00.000-07:00</published><updated>2009-04-19T23:15:55.826-07:00</updated><title type='text'>BARCELONA-1</title><content type='html'>&lt;p&gt;Bendeniz, “gezemelere gitsek ya, heryerleri görsek ya, piramitler de olur, maldivler de uyar bana.” diye şarkılar söyleyip gezer iken bu yaz bir hafta yurtdışı yapmaya karar verdik. Emrahcım en çok Barcelona’yı istedi. Sonra ben ne kadar tur firması varsa sitelerini ziyaret ettim. Bu işi Paskalya’da yapmanın kesemizin sağlığı açısından daha uygun olacağını gördük. İş yerindeki buhranlı, bunalımlı havanın etkisinde tahtalarımın eksilmesi olasılığına da bir önlem olur hem bu dedik. Bu nisanda atladık Barcelona’ya gittik.&lt;/p&gt;     &lt;p&gt;Dünya’da farklı yerleri görme fırsatı bulmuş pek çok insanın top on listesinde bir numara olan bir şehir Barcelona. Yok efendim yüzölçümü şudur yok nüfusu budur diye anlatmıycam; onları açın wikipedia’dan okuyun. Ben gezip, görüp, bayıldıklarımı, edindiğim izlenimleri anlatacağım. Ay ne güzel! Yeni baştan yaşamış gibi olacağım.&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;Gitmeden önce Barcelona’yı okudum, blogları takip ettim. Hatta abarttım, tatile özel minik bir kitapçık bile hazırladım. 5 güne Barcelona’nın sığmayacağını bilerek nereleri görmeli listesi oluşturdum. Bu sırada sevgili eşim, "hayatım sen çalıştın ya artık gezdirirsin bana Barcelona'yı" rahatlığı yaşadı. Bünyemde built-in olarak bulunan GPS ile yolumuzu bulacağımızdan emin olarak koyulduk yola.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;Tur ile gittiğimiz için, gezi boyunca göre göre ezber edeceğimiz, kimini ezber etmekten tiksinirken, kimini tanımaktan sevineceğimiz bir grup insan ile havaalanında bir araya geldik. Çekimizi in ettirmek üzere sıraya girdik. Geçen seferki uçak yolculundan anımsayacağınız sağ koltuk-altına motor takmalı olanından kurtardık; lakin, bu sefer de kolumuzu koparıp, yerine kanat takmış etkisi. Her neyse....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vın diye gitmedik Barcelona'ya. Öyle google earth usulü bir tıkla zoom-in bir mesafede değilmiş kendisi. Yolculuk teyyare ile yaklaşık 3,5 saat kadar sürüyor. Git-gel İspanya 6 saat bir durum yok yani. Bu sırada,  Yunanistan'ın, çizme şeklindeki yarımadanın ve Akdeniz'in  tepesinden bakılabiliyor. Hemen önümüzdeki ekran bozuk olduğundan biz böyle hayal ettik. Ayrıca bir charter uçuş olması nedeniyle, dizler ön koltuğa deyiyor. Acil durum halinde başı dizlerin arasına almak na-mümkün! Silme Türk olaraktan 200'ü aşkın kişi gittik Barcelona'ya. Bizden yarım saat önce hareket eden bir uçak dolusu Türk-turist-cengaver daha var. Sanırsın ki, bu kez Viyana değil, Barcelona kapılarını zorluyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Barcelona'ya gidince öğrendik ki, o kapıları zorlayan sadece biz değiliz. Paskalyayı fırsat bilen her milletten insan zorlamaya gelmiş kapıları. Şehir silme turist olmuş. İspanyollar ise gayet rahat, her sene 45 milyonun üzerinde turist görmeye alıştıklarından olacak ki, dükkanlarını kapatıp tatile çıkmakta sakınca görmemişler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Çıkarım 1:&lt;/b&gt; &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Paskalya'da yurt dışı turu demek, ucuzluk demek, dolayısıyla kalabalık demek ve ayrıca dükkanların kapalı olma ihtimali demektir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;To be continued.....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-7732005086351811110?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/7732005086351811110/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=7732005086351811110' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/7732005086351811110'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/7732005086351811110'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/04/barcelona-blog.html' title='BARCELONA-1'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-5112366029872769490</id><published>2009-04-01T04:52:00.000-07:00</published><updated>2009-04-01T04:59:08.024-07:00</updated><title type='text'>Yetenek+Fikir+Emek</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SdNWTZ6JwSI/AAAAAAAAAik/xMNmR9WB9qg/s1600-h/bebek.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 198px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SdNWTZ6JwSI/AAAAAAAAAik/xMNmR9WB9qg/s400/bebek.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5319690476226986274" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bazı insanların el işlerine yeteneği vardır. Bazıları ise bu yeteneği değerlendirecek süper yöntemler bulur ve tebriği hak eder. "&lt;a href="http://seninbebeklerin.blogspot.com/"&gt;seninbebeklerin.blogspot.com&lt;/a&gt;" işte böyle bir site.  Size birebir benzeyen el yapımı bebekler yapıyor ve satıyor. Sitedeki hemen hemen tüm bebeklere baktım.  Resimlerle aralarındaki benzerlik müthiş. Bazılarında gülmekten yerlere yattım. Bir göz atın derim. Oldukça keyifli.  Hem orijinal bir hediye de olabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-5112366029872769490?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/5112366029872769490/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=5112366029872769490' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/5112366029872769490'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/5112366029872769490'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/04/yetenekfikiremek.html' title='Yetenek+Fikir+Emek'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SdNWTZ6JwSI/AAAAAAAAAik/xMNmR9WB9qg/s72-c/bebek.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-6287932724927260622</id><published>2009-03-30T05:20:00.000-07:00</published><updated>2009-04-06T02:44:00.740-07:00</updated><title type='text'>TANGO-MİLONGA</title><content type='html'>&lt;span style="color: rgb(153, 153, 153);"&gt;Kimi gün düşünüyorum da kızgınlıkları, kırgınlıkları, moral bozukluklarını, isyanları daha rahat yazabiliyorum sanki. Hem de bir başkasına aitmiş gibi yazıyorum bakın onları. Başkasının kızgınlıkları, başkasının moral bozuklukları... Böyle olunca da güzellikler arka planda kalabilyor. Bu kez kalmasın. Seçimi boşveriyorum. İş  yerindeki sorunların canı &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 153, 153);"&gt;cehenneme. 28 Mart Cumartesi gecesi harika bir gece geçirdim. Onu yazıyorum. Altını kırmızı ile çiziyorum. Tango'dan söz edeceğim başka renk ile çizsem olmaz sanı&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 153, 153);"&gt;yorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SdEmdFsC7GI/AAAAAAAAAic/KmTnjgcOU5Q/s1600-h/tango.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 271px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SdEmdFsC7GI/AAAAAAAAAic/KmTnjgcOU5Q/s400/tango.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5319074916086246498" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Canım sevgilimle tango macerasına başalayalı ay değil yıl oldu. Hatta anacım bir ara "Kızım bu kurstan size bi sertifika falan vermiycekler mi?" diye tutturup duruyordu. "E düğünde bari iki dönseniz de görsek!" diyenler de oldu. Yahu tango dediğin devasa gelinliği savuraraktan yapılacak bişiy değil. Yine de düğünün önceden tanımlı ve mecburi dansları sırasında, kocacımla ahenkli salındık. Hatta zaman zaman tango tutuşları/adımları deneyip, sırıttık karşılıklı. Sonra sonra tango derslerine ara verdik ve bu yıl itibariyle geri döndük Shine Dans'taki tango maceramıza. Dizlerimde varlıklarını hissetmekten çekinmeyen ve hatta zaman zaman kendi tek partili iktidarlarını kurmak niyetinde olduklarından endişe duyduğum menisküslerim (seçim konusundan bu kadar uzaklaşabildim) elverirdi, vermezdi derken; ağrılı sancılı da olsa devam ediyor tango serüvenim. Ve bendeniz ne şanslı bir hatunumdur ki; kocam da tango seviyor. (Demek ki serüvenim değil serüvenimiz devam ediyor.) Biz böyle sevinerekten gidiyoruz derslere. Ufak tefek "Yok sen yapamıyosun", "Sen ritmi tutturamadın","Sen estetik dönemedin"lerimiz olsa da başka bir derdimiz olmuyor tango yaparken. Rabia ile Umut'u da bulaştırdık bu işe. Ders sırasında onlar da tango öğrenirken tatlı tatlı didişen çift portresi çiziyorlar, arada bir yan gözle bakıp gülüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tango Hocamız Murat Gürmen. Gülümsemekten çekinmeyen sıcak ve sosyalliğin everestlerinde gezinen bir karakter kendisi.  Ondan tango dersi almak oldukça keyifli oluyor. Ders sırasında, "Murat beni alsa da şu hareketi gösterirken evirip çevirse de ben de kendimi süper dans ediyor sansam" şeklinde düşünce balonlarım oluyor. Gören oluyor mu bilmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Shine Dans'ın her Çarşamaba geleneksel olarak organize ettiği Mydonose Plaza Milongaları var. Hadi gidelim! Hadi gidelim! deyip durduğum bu milongalardan hiç birine gitmedik. Hmmm, acaba neden? Bunca zaman sonra, bu cumartesi bizim bilmediğimiz, ancak dünyadaki tangoseverlerin tanıdığı Matias Facio &amp;amp; Claudia Rogoswki'nin katıldıkları Milonga'ya gittik. İyi ki gitmişiz. Sahnede saatin aksi yöne dönerek kuğular gibi dans eden onlarca çifti izleyen biricik kocacım, mest oldu. O çiftler arasında biz de ufaktan bir yer edindik kendimize, daha da mest oldu. Sonra o mest olmuş gülüşle dönüp bana sordu: Hayatım biz niye daha önce gelmedik milongaya? Yanıt: Allah allah niye ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özetle, Cumartesi gecesi mest olduk. Vallahi jest olduk. Neler öğrendik neler...&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Ankara'da milli maçtır, seçimdir takmayıp tango yapmaya gelen bir grup insan yaşıyor.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bu bir grup insani masada otururken normal insan gibi görünüyor. Gelin görün ki, dans etmeye başlayınca bu normal insanlar, göbeklisi, keli, teyzesi, buruşuk teyzesi yok efendim zayıfı, balık etlisi ağızları bir karış açık bırakacak bir etki yaratıyorlar. &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Milonga deddiğine şık şıkırdım giyinilip gidilyor. Mümkünse ayak bilekleri, bacaklar ve hatta omuzlar açık bırakılmalı. Bana kalırsa bir de topuz cuk oluyor. Canım seviglime zorla giydirdiğim takım elbise az bile geldi! Dantel çorabım ve mini eteğimle ben de az sayılmazdım hani!&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Tango dediğin dans şarap gibi! 40'larıda bir çifte, 20'lerin ikinci yarısına yakıştığından daha çok yakışıyor.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Milongalar saat 8:30 da başlıyor gibi dursa da pek başlamıyor.&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;Gözlemlerime dayanarak şöyle diyebilirim ki; farklı insanların aynı amaç uğruna bir araya geldikleri güzel topluluklarda bir sinerji oluyor. Cumartesi gecesi de toplulukta böyle bir sinerji vardı. Vallahi tadına doyamadım. Yine gidelim, yine gidelim. Biz de 40'ımızda en az o kadar şekilli dans edelim! TANGO!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Not:&lt;/span&gt; Fotograf, hocamız Murat Gürmen  ile partneri Ayşe Karaoğlu'na ait. Ayrıca ayrıntılı bilgi için bakınız: &lt;a href="http://www.shinedans.com/"&gt;Shine Dans&lt;/a&gt;.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-6287932724927260622?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/6287932724927260622/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=6287932724927260622' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/6287932724927260622'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/6287932724927260622'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/03/tango-milonga.html' title='TANGO-MİLONGA'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SdEmdFsC7GI/AAAAAAAAAic/KmTnjgcOU5Q/s72-c/tango.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-6593683965694812461</id><published>2009-03-23T05:05:00.000-07:00</published><updated>2009-03-24T13:57:07.272-07:00</updated><title type='text'>Seyyah oldum şu alemi gezerim!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Scd7sqPL8bI/AAAAAAAAAh8/WnZhVakHwKM/s1600-h/sandalet.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Scd7sqPL8bI/AAAAAAAAAh8/WnZhVakHwKM/s400/sandalet.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5316353892316606898" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bir kaç zamandır "&lt;a href="http://sandaletliseyahat.blogspot.com/"&gt;sandaletliseyyah&lt;/a&gt;" adlı  bir blogu takip etmekteyim. Blogun hastası oldum. Blog sahibini taktir ettim. Can'ı sevdim.  Hatta İzmir'de karşılaşsak oturur bir bira içeriz birlikte gibi geliyor bana şu an. Bu sabah vize peşinde koşarken, saçmalıklar ve aksiliklerle hoplayan sinirlerim, sandaletliseyyah'ta yayınlanan son blog yazısını okumamla hoplamaktan vazgeçti. Sakinleştim. Neden seyahat etmek istediğimi düşündüm. Çocuk sahibi olunca da gezmek gerek diye geçirdim aklımdan. Kendi küçük dünyalarında birbirinin beynini yiyen insancıklardan olmamak gerek.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-6593683965694812461?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/6593683965694812461/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=6593683965694812461' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/6593683965694812461'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/6593683965694812461'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/03/seyyah-oldum-su-alemi-gezerim.html' title='Seyyah oldum şu alemi gezerim!'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/Scd7sqPL8bI/AAAAAAAAAh8/WnZhVakHwKM/s72-c/sandalet.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-7619792409622313330</id><published>2009-03-22T03:03:00.000-07:00</published><updated>2009-03-22T03:05:37.680-07:00</updated><title type='text'>Açılan sandık 1- sonuçlar</title><content type='html'>Oylama sonuçları yeni headerın kalması yönünde oldu. "Sıkıldım ben şu headerı bi değiştiriyim" duygusu bünyeye musallat oluncaya dek yeni header budur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-7619792409622313330?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/7619792409622313330/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=7619792409622313330' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/7619792409622313330'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/7619792409622313330'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/03/aclan-sandk-1-sonuclar.html' title='Açılan sandık 1- sonuçlar'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-5116225386047357854</id><published>2009-03-17T23:44:00.000-07:00</published><updated>2009-03-18T00:08:37.386-07:00</updated><title type='text'>Metafor-ül Bulut</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;Bir sürü film izledim, kitap okudum ama elim ermedi işte iki satır yazıvermeye. Yazı yazmak insanın başını birarada isteyen bir eylem duruma bakılırsa. Kafam bu kadar dağınıkken yazdığım da bölük pörçük oluyor özetle. Durum bu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.flickr.com/photos/thenookie/538818036/"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 300px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/ScCdhkPyMgI/AAAAAAAAAh0/kOyMVvNKJwo/s400/bulut.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5314420760288309762" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne mi oluyor? Efendim bir bulutun içindeyim şu sıralar. Bir belirsizlik bulutu. Kendi belirgin adı belirsiz bu bulut belirsiz bir desende ilerliyor. Bu nedenle, kimi gün görmezden gelebiyorum kendisini; kimi gün gözüme giriyor; su kaçırıyor gözüme; gözümden akıyor sular. Ben ki kontrol manyaklığında belirli sınırlara gelmiş bir bireyim. Mükemmeliyetçiliğim zaman zaman eşeğin bir taraflarına bulut kaçırmakta. Kendimi dizginlemeye çalışmaktayım. İçinde bulunduğum durum  "uncontrollable variable"lar elinde "random" ötesi haller alınca, sorgulama olayının da bi tarafına su kaçırmaktayım. Ne yapmalıyım? Nerde yanlış yaptım? Nerede yanlış yapmaktayım? Sorgulama konusu gözüme su kaçırmakta. Benim tadımı kaçırmakta. Üstelik bulutun içindeyim bir yana kaçamamaktayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öte yandan bu bulut meselesi görüş mesafesini azalttığından  en yakınınızdakilerle ilişkilerinizin yıpranmasına sebep verebilmekte. Bunun olmaması için çaba sarfediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bulutun önemli etkilerinden biri de bazı olmadık şeyleri daha net göstermesi. Yalakalıkları, yaltaklanma çabalarını, bencillikleri, iki yüzlülükleri pırıl pırıl parlatması. Ben bunu gördüm, ben bunu öğrendim, bi yaşıma daha girdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vay anasını be bulut. Bu kadar gözüme gözüme girdiğine göre, artık yakın olduk sayılır seninle,  sana bir türkü armağan ediyorum. "Bulut bulut üstüneeeeee, amaaaaan amaaaan vay!"&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-5116225386047357854?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/5116225386047357854/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=5116225386047357854' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/5116225386047357854'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/5116225386047357854'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/03/metafor-ul-bulut.html' title='Metafor-ül Bulut'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/ScCdhkPyMgI/AAAAAAAAAh0/kOyMVvNKJwo/s72-c/bulut.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-5206751875227138559</id><published>2009-03-10T23:30:00.000-07:00</published><updated>2009-03-10T14:30:45.679-07:00</updated><title type='text'>Geciken Antakya izlenimlerimden biri daha - Bitmeeeez!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SbbZ1NfH8FI/AAAAAAAAAhU/lbWhBzLIMjU/s1600-h/antakya-sofra.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 237px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SbbZ1NfH8FI/AAAAAAAAAhU/lbWhBzLIMjU/s400/antakya-sofra.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5311672318706577490" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;“En büyük asker bizim asker!” diye bağırıyor Hatay Havaalanındaki kalabalık; ya da bana öyle geliyor. Bu zihnimin gürültüye kendince bir mana verme çabasından başka birşey değil. Sonradan, gürültünün nedeninin, yaklaşan yerel seçimler öncesi, aynı uçaktan indiğimiz belediye başkan adayına yöneltilen yalakalık çalışmalarından ibaret olduğunu anlıyorum. Kalabalık beni karşılamaya gelmiş değil. İşin bu kısmı aşikar. Ve fakat, bu kalabalığın içerisinde tepesi kurdeleli lacivert valizimi nasıl bulacağım  ve beni almaya gelecek “Ali”yle nasıl buluşacağım aşikar değil. Hadi bakalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatun, kaçıramayacağı bir İngilizce sınavı olduğundan beni Ali’nin karşılayacağını söyledi. Ben de normal olarak ona Ali’yi nasıl tanıyacağımı sordum. Ali’nin eşgalini ve cep telefonu bilgilerini aldım. Birbirimizi tanımamızın kolaylaşması açısından Ali’nin yakasına bir kırmızı karanfil takmasının uygun olacağını belirttim. Bu eski yöntem pek beğenilmemiş olacak ki cep telefonu marifetiyle buluşup, sıyrıldık Havaalanındaki kendinden geçmiş kalabalığın arasından.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ali, Antakya’yı ziyaret eden misafirleri ağırlama konusunda uzmanlığını vermiş durumda artık. Yol boyu bana Antakya’yı anlatıyor. Bir nevi panaromik şehir turu yaşıyorum. Karanlık olmasına rağmen Sen Pierre Klisesini,  Affan Kahvesini, aynı avluya bakan üç farklı dine ait ibadet yerlerini, Habib-i Neccar Camiini tek tek anlatıyor. Arapça ezgisiyle kurduğu Türkçe cümleleri ilgiyle dinliyorum. Hatun’u beklerken bir kahve içelim diyoruz ve kendimizi Hayyam’a atıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayyam bir kitap-kafe. Bu yüzden biraz lise yıllarımı biraz da üniversitenin ilk senelerini çağırıyor kısa süreli hafızama. Sahi ya niye gidiyorduk biz oralara? Ergen derlerimizi anlatıyorduk birbirimize, arada bir de köşesi kıvrılmış bir kitabın sayfasında karşımıza çıkıveren şiir, bahane oluyordu kısa süreli aşkımıza. Daha ziyade nikotin okuyup, kendi halimizde bir romanı yazıyorduk. Kızılay’da ergenlik sivilcesi gibi pat diye patladığımız yerlere götürdü beni Hayyam Kafe. Kahvemi içtim, keyif aldım. Aliyse, Hatun’un uzun süren sınavı yüzünden benim sıkılacağımı düşünüp, yersiz bir korku yaşadı bu sırada. Kahvenin köpüğünü hüpletirken korkuyu kovduk gitti. Havalındaki gürültücü kalabalık, iki tarafı iki farklı sokağa açılan Kafe’nin bize uzak kapısında peydah oluyor bu kez. Yok yok. Bu sefer biliyorum. En büyük asker bizim asker diye bağırmıyorlar. CHP’nin bayan Antakya belediye başkan adayı İris Hanım'ı (Hanımın "h" si "kh" şeklinde telaffuz edilecek) el üstünde tutma çabasındalar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahvemizi içip, yemeğimizi yemek üzere hemen yakındaki Anadolu Sofrası'na gidiyoruz.  Palmiyelerin altına kurulu, altın rengi masa örtüleriyle gözümüzü alan, şıkır şıkır bi kış bahçesi var Anadolu Sofrası'nın. Garsonlar "misafir"e hoşgeldin deyip elini sıkıyorlar. Misafir burada ben oluyorum. Misafir olması pek güzel oluyor.  Hatun gelinceye dek rakımız ve mezelerimizi söylüyoruz. Biranda masa donanıveriyor. Birazdan Hatun geliyor. Hasret gideriyoruz. Sohbet tatlı, mezeler enfes, diyecek yok keyfimize. Bendeniz fotograf makinemi devasa çantasıyla birlikte arabada bırakmış olduğumdan bir kare fotografını çekememişim o sofranın. Nasıl anlatacağım size şimdi? Yazının başındaki fotografa bakıp, yazıyı okuyup anlamaya çalışmayın. Gidin, görün, tadına bakın, bizzat yaşayın! Ben de gecikmiş Antakya yazılarımdan birini daha bitirip, bir başkasını daha sonraya bırakayım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-5206751875227138559?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/5206751875227138559/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=5206751875227138559' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/5206751875227138559'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/5206751875227138559'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/02/geciken-antakya-izlenimlerimden-biri.html' title='Geciken Antakya izlenimlerimden biri daha - Bitmeeeez!'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SbbZ1NfH8FI/AAAAAAAAAhU/lbWhBzLIMjU/s72-c/antakya-sofra.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-2424949074817598151</id><published>2009-03-04T04:18:00.000-08:00</published><updated>2009-03-04T04:20:54.136-08:00</updated><title type='text'>Yeni Header Yeni Umutlar</title><content type='html'>Blogum yeni hali ile karşınızda....&lt;br /&gt;Uzun süren gaz vermelerim sonucu bir Göcek fotosunu baştan yaratarak çizimi yapan arkadaşım Güliz'e teşekkürler.&lt;br /&gt;İlüstrator, animatör, animanyak insan kendisi, bir gün bir blogu olması umudunu taşıyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-2424949074817598151?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/2424949074817598151/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=2424949074817598151' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/2424949074817598151'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/2424949074817598151'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/03/yeni-header-yeni-umutlar.html' title='Yeni Header Yeni Umutlar'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-6511011416509131144</id><published>2009-02-25T07:04:00.001-08:00</published><updated>2009-02-25T07:06:47.194-08:00</updated><title type='text'>Hay....</title><content type='html'>Eve gitmek istememek, evden çıkmak istememek, giyinmek-süslenmek istememek, kimseleri görmek istememek, spor yapmak istememek, sinemaya gitmek istememek, kitap okumak istememek, dizi izlemek istememek ve hatta yemek yemek istememek ve üstüne üstlük blog yazmak bile istememek. Hay....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-6511011416509131144?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/6511011416509131144/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=6511011416509131144' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/6511011416509131144'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/6511011416509131144'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/02/hay.html' title='Hay....'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-3324132270289604095</id><published>2009-02-19T22:40:00.000-08:00</published><updated>2009-02-20T00:49:01.171-08:00</updated><title type='text'>Düşünmeyenler  yok değiller!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.flickr.com/photos/lesec/131810571/"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SZ5p9y41fqI/AAAAAAAAAes/rZVHuPhIY4w/s400/131810571_ade75f67cf.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5304793921442119330" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center; font-weight: bold;"&gt;"We should be teaching students how to think.&lt;br /&gt;Instead, we are teaching them what to think." *&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Yüksek Lisans tezimi eleştirel düşünme üzerine yaptım. "Düşünme konusuna nerden geldin?" "Bu tez konusunu nerden buldun" diye sormayın. O başka bir yazının konusu olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eleştirel düşünme üzerine çok farklı tanımlamlar, yaklaşımlar var. Alanyazın oldukça geniş. Konu sosyoloji, psikoloji, eğitim ve felsefe gibi farklı bilim dallarının kesiştiği bir noktada duruyor aslına bakarsanız. Ve adından da gayet açık anlaşılacağı üzere,  "düşünme" eylemini temel alıyor. Üstüne üstlük, adından analaşıldığının tam tersine "eleştirme" eylemi üzerine kurulu değil. Daha ziyade "anlama" eylemi üzerine kurulu olduğu söylenebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okumak, dinlemek, gözlemlemek, anlamak, anlarken varsayımların farkına varabilmek, çıkarımlar yapabilmek, yorumlayabilmek ve en önemlisi bütün bunları yapmayı istemek bu yönde bir eğilim (disposition) sahipi olmak. Dikkat ederseniz, disposition sözcüğünün kendi içinde bir pozisyonu olumsuzladığı fark edeceksiniz. Düşünme eylemi için de durum pek farklı değil.  Melih Cevdet seneler önce "Rahatı kaçan ağaç" şiirinde sözünü ettiğine benzer biçimde insanın rahatını kaçıran bir eylem düşünmek. Düşünen bireyler topluluğunun bazı başka pozisyonlardakilerin rahatlarını kaçırdığı ise, yaşayıp yaşayıp, tekrar tekrar öğrendiğimiz bir gerçek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte ne zaman elime geçen bir gazete haberini okumaya başlasam, kafamın bir köşesinde bu konu dönüp dolanmaya başlıyor. Biz neden eleştirel düşünebilen bireyler yetiştirmiyoruz? E-bilmek sözcüğünü buracıktan kasten çıkarıyorum. Zira bilinçli ve hatta kasti bir eylem bu. Çünkü, düşünebilen, akıl yürütebilen bireyler yetiştirilirse "beyaz eşya=oy" denkleminin çözüm kümesininin bir boş küme olduğu gerçeği ortaya çıkabilir. Öte yandan,  düşünebilen, akıl yürütebilen bireylerden oluşan bir toplumda muhalif sesleri susturma zahemetine de gerek kalmayabilir. Ve heyhat bu ne yaman bir çelişkidir? Bu pencereden bakıldığında, iktidarların, sağı solu farketmeksizin, ilk önce milli eğitime elatma gayreti  gayet kolay açıklanabilir. Bu konu hakkında eleştirel düşünmeye ne gerek?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve ne yazık ki bugün yaşadığımız pek çok "saçmalık" üzerinde düşünmeye hacet bırakmadan fark edilebilcek derecede hastalıklı? Bana öyle geliyor ki, bu hastalıklı saçmalıklardan kurtulmak için eleştirel düşünmenin yanı sıra, eleştirel hareket etmek gerek. (Critical tihnking-critical acting) Bu günkü durgunluğumuzun sebebi eleştirel hareket edebilen, devinen, eylem yapan, hareket eden bireyi ezmeye yönelik bir eğitim siteminden geçip gelmemizde aranabilir mi? Düşünüyorum. Düşünüyorum, öyleyse varım! Ve önümüzdeki seçimlerde göreceksiniz ki; düşünmeyenler de yok değiller! Düşünen, düşünmeyen herkes bir oy eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;*Clement and Lochhead, 1980, Cognitive Process Instruction.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-3324132270289604095?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/3324132270289604095/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=3324132270289604095' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/3324132270289604095'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/3324132270289604095'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/02/dusunmeyenler-de-yok-degilller.html' title='Düşünmeyenler  yok değiller!'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SZ5p9y41fqI/AAAAAAAAAes/rZVHuPhIY4w/s72-c/131810571_ade75f67cf.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-3108204606025892714</id><published>2009-02-18T12:20:00.000-08:00</published><updated>2009-02-19T02:49:38.697-08:00</updated><title type='text'>Çocuk Şarkıları</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.flickr.com/photos/28628523@N08/2667056262/"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 292px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SZx1vy65REI/AAAAAAAAAek/dOvdFo1CqEE/s400/2667056262_809696a122.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5304243925118698562" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bir dizi karalama olarak bırkılmış blog yazısından sonra, son kararımı çocuk şarkılarından yana kullanıyorum. Kaç gündür Güliz'le dilimize takılan bir çocuk şarkısıyla geldim bu noktaya. "Dodi yaaa, nasıldı bunun başı?" "Dün minik bir kedi yanıma geldiiii." Aslına bakılırsa şarkıların bir kısmını Trabzon'da Songül'ün yeğeni sevgili Umut'a öğretirken hatırlamıştım. Şimdi sırada Deniz, Güneş ve Defne var. Repertuarı önceden hazırlamak, netleştirmek niyetindeyim. Unuttuklarım, atladıklarım ya da bilmedikerim olacaktır, yardım ederseniz sevinirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1)Ali babanın çiftliğ&lt;/span&gt;i&lt;br /&gt;Sözleri yazmaya bir hacet yok sanırım :) Deniz şimdiden bu şarkıyı biliyor :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2)Daha dün annemizin&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Yeni nesil çocuklar için "çiçekli bahçemizin" ile başlayan kısım, "Alışveriş merkezimizin" şeklinde değiştirilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;4) Kaçtı gittiiiii!&lt;/span&gt; (orjinal adı bilen beri gelsin)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Dün minik bir kuş yanıma geldi&lt;br /&gt;Ne güzel ne güzel ötüyordu&lt;br /&gt;Gittim evden yem getirdim&lt;br /&gt;Yemini yiyinceeee, kaçtıııı gittiiiiii&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün minik bir kedi yanıma geldi&lt;br /&gt;Ne güzel ne güzel miyavlıyordu&lt;br /&gt;Gittim evden süt getirdim&lt;br /&gt;Sütünü içinceeee, kaçtıııı gittiiiiii&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün minik bir köpek yanıma geldi&lt;br /&gt;Ne güzel ne güzel havlıyordu&lt;br /&gt;Gittim evden et getirdim&lt;br /&gt;Etini yiyinceeee, kaçtıııı gittiiiiii&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tavşan, at, eşek, inek..... (bitmez!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;5)Bir elimde 5 parmak&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Bir elimde 5 parmak,&lt;br /&gt;Sen de istersen say bak&lt;br /&gt;Say bak, say bak, saaay bak!&lt;br /&gt;1,2,3,4,5,6,7,8,9,10&lt;br /&gt;Hepsi eder 10 parmak&lt;br /&gt;Sen de istersen say bak&lt;br /&gt;Say bak, say bak, saaay bak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;6)Tavşanlı şarkı&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;İki uzun kulağım bir fısıltıyı duyar&lt;br /&gt;Keskin güçlü dişlerim&lt;br /&gt;Küçük bir kuyruğum var&lt;br /&gt;Haydi haydi biliniz&lt;br /&gt;Çok kolay bir adım var&lt;br /&gt;Bilemezseniz adımı darılırım çocuklar&lt;br /&gt;Ben havucu çok yerim&lt;br /&gt;Lahanayı severim&lt;br /&gt;Yokuşu hızlı çıkar, inişi güç inerim&lt;br /&gt;Haydi haydi biliniz&lt;br /&gt;Çok kolay bir sdım var&lt;br /&gt;Bilemezseniz adımı&lt;br /&gt;Darılırım çocuklar.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;7)Bir gün bir gün bir çocuk (hareketleri de var)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Bir gün bir gün bir çocuk&lt;br /&gt;Eve de gelmiş kimse yok&lt;br /&gt;Açmış bakmış dolabı&lt;br /&gt;Şeker de sanmış ilacı&lt;br /&gt;Yemiş yemiş bitirmiş&lt;br /&gt;Akşama sancı başlamış&lt;br /&gt;Kıvrım kıvrım kıvranmış&lt;br /&gt;Yaptığından utanmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;8)Mini mini bir kuş &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;(hareketleri de var)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Barış Manço ve 7'den 77'ye programının resmi marşı :)&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;9)Neşeli Günler &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Do bir külah dondurma&lt;br /&gt;Re masmavi bir dere&lt;br /&gt;Mi denizde bir gemi&lt;br /&gt;Fa gemide bir tayfa&lt;br /&gt;Sol papatyalı bir yol&lt;br /&gt;La güneşten bir damla&lt;br /&gt;Si ayşenin kedisi&lt;br /&gt;Ve tekrar sol mi doooooo&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;10) Köpek ile Karga (hareketleri de var)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Köpek uçmak istemiş, bir gün kargaya gitmiş,&lt;br /&gt;Karga ona anlatmış bizimki de inanmış&lt;br /&gt;Tırmanmış koşa koşa balkonun kenarına,&lt;br /&gt;Açmış bacaklarını, dikmiş kulaklarını,&lt;br /&gt;Havlayıp birkaç kere, atmış kendini yere,&lt;br /&gt;Köpek düşmüş vah vah vah,&lt;br /&gt;Karga da gülmüş ha ha ha&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-3108204606025892714?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/3108204606025892714/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=3108204606025892714' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/3108204606025892714'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/3108204606025892714'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/02/cocuk-sarklar.html' title='Çocuk Şarkıları'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SZx1vy65REI/AAAAAAAAAek/dOvdFo1CqEE/s72-c/2667056262_809696a122.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-6309650317539852127</id><published>2009-02-04T06:53:00.000-08:00</published><updated>2009-02-04T07:23:32.609-08:00</updated><title type='text'>İnsan Denizi Boşuna Özlemiyor</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SYmsklPAUaI/AAAAAAAAAds/OnIDeo4Zal8/s1600-h/sahil+copy.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 216px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SYmsklPAUaI/AAAAAAAAAds/OnIDeo4Zal8/s400/sahil+copy.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298956181048414626" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-family: lucida grande;font-size:130%;" &gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;h4&gt;denizde kurulur insan, denizden öğrenir yaşını&lt;/h4&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-family: lucida grande;font-size:130%;" &gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;h4&gt;denizle deniz arası ey ıslak vakit &lt;/h4&gt;Edip Cansever&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-6309650317539852127?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/6309650317539852127/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=6309650317539852127' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/6309650317539852127'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/6309650317539852127'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/02/insan-denizi-bosuna-ozlemiyor.html' title='İnsan Denizi Boşuna Özlemiyor'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SYmsklPAUaI/AAAAAAAAAds/OnIDeo4Zal8/s72-c/sahil+copy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-2733993245620828965</id><published>2009-02-01T23:29:00.000-08:00</published><updated>2009-02-02T04:28:22.289-08:00</updated><title type='text'>Sıdıka The Gezentiest- Book 1- Gidiş</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SYah7hbyTBI/AAAAAAAAAdE/DX8TjqKMbiE/s1600-h/dafne+copy.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 255px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SYah7hbyTBI/AAAAAAAAAdE/DX8TjqKMbiE/s400/dafne+copy.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298100055607233554" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;“Didooo! Evleniyorum! Bana ev adresini ver de sana davetiye göndereyim.” dedi Nejat telefonun ucunda. “E işte adresim. Buyur gönder Nejatcım.” dedim ben de. Sonra bir de ne göreyim? Düğün dediğin Pazar günü akşam. Hmm ne yapmalı? On saat otobüsle gitmemeli. Uçağa binmeli. Bakalım. Pazar sabahı ve Cumartesi uçak yok. Pazar akşam uçağı düğün saatine denk gelmekte. Öte yanda Ayten 4 yılı aşkındır her telefon görüşmemizde beni Antakya’ya davet etmekte. Dünya’nın ikinci en zengin &lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=antakya%20arkeoloji%20muzesi"&gt;mozaik müzesi Antakya&lt;/a&gt;’da bulunmakta. Yüksek lisansı bitirirken sıkılan bunalan bünyeye bir ödül vermenin zamanı gelmişken izin almalı. Antakya’ya varmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Canım sevgilimin tez izleme komitesi (Bundan böyle blogda TİK olarak anılacaktır.) tarihinin tam da bu düğün bahaneli seyahat planına denk düşmesi nedeniyle, seyahat tek kişilik olarak organize edildi. Anadolu Jet’ten erkenden aldığım biletimle koyuldum yola.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşti’den Esenboğa’ya 3.4 TL’ye belediye otobüsü hizmeti var. Bu otobüsler sayesinde, Aşti’den  çıkıp önce Kızılay’ı sonra Ulus’u gezerekten, tek tek basaraktan, bade süzerekten 1 saat kadar bir sürede Esenboğa’ya varıveriyorsun! Esenboğa’da insanı esen boğalar değil, sıra sıra sıralar, dizim dizim dizilmiş olaraktan karşılıyor. Online check-in yaptırmış bir online dünya cengaveri olarak havaalanında sıra beklemeyi, organizasyon bozukluğu ile karşılaşmayı hiç hesaba katmamıştım aslında. Ama olur mu efendim? Bir bankodaki görevli ben THY alıyorum Anadolu Jet’ler şu tarafa diyor, diğer banko şu tarafa diyor. Online check-in yaptırmış bir Anadolu-Jet yolcusunun var olmasına hiç kimse ihtimal vermiyor olacak ki, kimsecikler küçücük valizimi bagaja göndermeye yanaşmıyor. Kendisini koltuğumun altına da alamıyorum. Bu sırada VIP bankosunda kimseyi bulamayan, topuklu ayakkabılar ile yürüme uzmanı asortik teyze, bağırıp çağırırken kendisine bir destekçi arıyor. “Şikayet edicem, Haksız mıyım efenim?” Ne yazık ki, topuklu ayakkabılar ile yürüme uzmanı asortik teyze ile paralel evrenler kuramı ile ayrıldığımızdan ötürü, hiç sesimi çıkarmıyorum. Benim Anadolu usulü jet problemlerim var, kendisinden bağımsız olarak. Teyzenin tıngır mıngır gidişini seyrediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu iş böyle seyretmekle olacak iş değil. Uzayıp giden ve jet hızıyla ilerlemeyen Anadolu Jet sırasının önüne dalıp, bankoda görevli badem bıyıklı Adem Abi’ye durumu soruyorum.  Badem bıyıklı Adem Abi’nin bir göz kırpmasıyla, bir güvenlik görevlisi peydah oluyor elinde “kıv kıv” yapan telsizi ile. Güvenlik görevlisi az önce beni geri çeviren, THY yolcusu olmayanlara düşman banko görevlisinin olduğu bankoya dek bana eşlik ediyor. Bu sırada arkamda bir “Aynı dertten muzdaripler” kuyruğu oluşuyor. Bu sayede biraz zor da olsa, ayır edilirliğini artırmak için sapına kurdela bağladığım, çek çekli, lacivert ve gereksizce şekilsiz valizimden kurtulup girebiliyorum “Gate’ler Yöresi”ne. Gate 109’da beklemeye koyuluyorum. Beklerken tanıştığım iki yaşındaki fıstık penceren bakıp annesine işaret ediyor: “Annecim mali olan bisim uçağımıs de miii?” “Evet yavrum, o eski küskü görünen, yamalı çelikten, dar koltuklu kuyruğu maviye boyalı olan bizim uçağımız.” demiyor annesi. Zaten demesin. Şimdi iki yaşındaki bir çocuğun öğrenmeye meraklı, taze ve temiz dimağını böyle cümlelerle yormaya ne gerek var?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem ön, hem de arka kapısı açılan uçağa, bir köy minibüsüne biner gibi biniyoruz ve yolcular olarak ortada kalıp sıkışıyoruz. İtiş kakış yerleşiyoruz. Benim bagaja vermek için, uğraş vermek zorunda kaldığım boyuttaki çantaların tepeme yerleştirildiğini görüyorum. Tepem atmak istiyor. Lakin, içerisi dar. Tepem atamıyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SYaiPc15ZRI/AAAAAAAAAdM/h-KHK8-47M0/s1600-h/u%C3%A7ak.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 138px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SYaiPc15ZRI/AAAAAAAAAdM/h-KHK8-47M0/s400/u%C3%A7ak.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298100397971957010" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Sağda cam kanarında bir yerde oturuyorum. Oturduğum yer bünyede bir jet motorunu koltuğunun altına almış hissi uyandırıyor. Demek ki neymiş? Bir daha check in yapılırken, koltuklardan koltuk beğenirken, yerin teker üstü olmamasının yanı sıra bir de koltukaltı jet motoru özelliği taşımamasına da dikkat edilmeliymiş. Bir tek buna dikkat edilebiliyor zaten. Yoksa seçtiğiniz yerin dizlerinize herhangi bir özgürlük sunması söz konusu değil. “Acil durumlar için koltuğunuzun altında can yeleğiniz bulunmaktadır.” Hayır efendim, benim sağ koltuk altımda jet motoru bulunuyor! Acil durumda koltuğun altına eğilirsem kafam bacaklarımın arasına sıkışabilir üstelik. Acil durum falan istemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elimde kitabım var. Ferhan Şensoy’un “İngilizce bilmeden hepinizi I love you” adlı kitabını okumaktayım. El çantama sığmakta zorlandığı için “Kalemimin sapını gülle donattım” ı evde bıraktım. Ben kitabı okuyup bitireyazıyorum ancak uçakta yerleşme hengamesi bitmek bilmiyor. Hostesler elenerek numara numara ayrılan bezelyeler gibiler. Hepsi elenmiş ayrılmış, bize en irileri kalmış. Hostesin irisi makbul demek ki diye düşünüyorum. Ayrıca mecburi makyajlar, can sıkıntısını yansıtmaktan çekinmeyen suratlardan sarkmakta, biraz sırıtmakta. Hostesler de bize sırıtmaktalar. Bütün bu hengame içinde güvenlik demosu olarak adlandırılan gösteri hızla yapılıyor. Giriş-çıkışlar, yeleğe borudan hava üflemeler anlatılıyor. Hemen ardından pilotun “kabin kıriiiv bıt bıt bıt bıt ” diyen sesi duyuluyor. Bu cümleden kalkışa hazır olduğumuzu anlıyoruz. Salınarak gidip kalkış pistindeki yerini alıyor mali kuyruklu uçağımız. Motorlar çalışıyor:“Vııııııııııııııın”. Birazdan kalkacağız ve ayaklarımızdan çekilen kanın hissiyle uçup gideceğiz. İşte tam kalkıyoruz derken, sıkmasını yeni bitirmiş çamaşır makinesi motoru edasıyla susuyor motorlar. Pistin ortasında kalakalıyoruz. Haydaaaaaaa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu pistin ortasında kalma, gezinme, bir o yana bir bu yana gezme durumu yaklaşık bir 10- 15 dakika sürüyor. Bu esnada, kış günü evin önünde kalıp da bir türlü çalıştırılamayan araba muamelesi yapıyor kaptan pilotumuz uçağa. “Gıv gıv gıv gıv...” “Az gaz ver kaptan!” “Eveeeeet.” “Gıv gıv gıv gıv...” İnelim de şu motorun önüne bi gazete kağıdı koyalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uçağa binerken, önceki uçuşlarda motorlardan gelen yüksek ses probleminin rapor edildiği ile ilgili cümleler kuryan bir teknik ekip elemanına kulak misafiri olmuştum zaten. Demek ki uçuştan önce, daha uçağa binmeden kulak tıkacı takmak gerek. Gerginliğim iyice artıyor. “Kaptan! Çek sağa! Ben inicem!” de diyemiyorum. Kitap okuyorum. Cümleler motor sesi ile kesiliyor. En sonunda karizmatik sesli kaptan, bütün kaptanlar karizmatik sesli olur, “Teknik bir problem nedeniyle park alanına dönüyoruz.”diyor. Bunu söylerken sesi hiç de karizmatik gelmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Eh artık yeni bir uçak verirler, sağa çekeriz, bundan ineriz, ötekine bineriz. İnersek bagajları kaybetmese bari, bankodaki badem bıyıklının arkadaşları.” diye kafada kurarken, bir anda kalkış pistinin başında buluveriyoruz kendimizi. Koltuğumun altında eşek kadar bir jet motoru tutuyorum üstelik. Kaptan yine “kabin kıriiiv bıt bıt bıt bıt ” diyor. Az önceki teknik aksaklığa nooldu peki? Soru sormak yok. Sağ koltukaltımda koskoca jet motorum; solda, göğsümün altında adrenalinden deliye dönmüş kalp atışlarımla düşüyoruz Hatay havayoluna. Bildiğim bütün duaları okuyorum. Keşke sevgilimle birlikte yola çıksaydım diye düşünüyorum. Ne onsuz olasım, ne onsuz ölesim var. Her aşırı adrenalin durumunda yaşadığım mide bulantısı sendromum kapıyı çalıyor inceden. İşbu sebepten kitabımı da okuyamıyorum. Solumdaki koltuk boş, hemen bir yanda oturan yolcu “Bu benim ilk uçak yolculuğum üstelik!” diyor. Korku belasına bir yol arkadaşlığı sendromuna gireceğim artık. Konuşmaya başlıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir saati aşkın süren, bol motor gürültülü uçuşun ardından Hatay Havaalanı'na indiğimde,  sosyal güvenlik kurumu, A grubu,  kaçak işçi çalıştırma cezası, emeklilik tarihi gibi çeşitli gerekli-gereksiz konularda bir sürü şey öğrenmiş bulunuyorum. Bir de üstüne “Sigorta, sosyal güvenlik konusunda başınız sıkışırsa beni arayın!” diyen bir yol arkadaşım oluyor. “Numaran yok, nası arayım?” diye sormam bekleniyorsa da sormuyorum. Zaten bu sigorta başlangıç tarihi ile sittin sene emekli olamayacağımı öğrenmiş bulunuyorum. "Ben de mi badem bıyık bıraksam acaba?" diye düşünüyorum. Bu uçuş beni çarptı galiba. Daha fazla saçmalamıyorum. Önce “Ben vardım” demek için sevgilimi, sonra “Ben geldim” demek için Ayten’i arıyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-2733993245620828965?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/2733993245620828965/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=2733993245620828965' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/2733993245620828965'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/2733993245620828965'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/02/sdka-gezentiest-book-1-gidis.html' title='Sıdıka The Gezentiest- Book 1- Gidiş'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SYah7hbyTBI/AAAAAAAAAdE/DX8TjqKMbiE/s72-c/dafne+copy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-8655487598834661512</id><published>2009-01-12T10:25:00.000-08:00</published><updated>2009-01-12T22:30:26.907-08:00</updated><title type='text'>Kurtçukları kovuyorum!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWuNv9tGJII/AAAAAAAAAYk/jEpTrsoBbkg/s1600-h/worm.png"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 266px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWuNv9tGJII/AAAAAAAAAYk/jEpTrsoBbkg/s400/worm.png" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5290478042433856642" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;İnsan insanın kurdudur. Ve insanlar zaman zaman insanı kudurtur. İnsan sosyal bir varlıktır. Ve bir araya gelmiş kurtçuklardan oluşan topluluğa iş yeri denir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıdaki önermelerin hepsi doğru ise; tüm bunlar bir süredir yaşamakta olduğum sosyal ortamın doğal bir sonucu ise ben kimim? Ne yapıyorum?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İş, sabah çıkıp gidilen ve akşam da dönülen bir yerdir. Ancak günün büyükçe bir kısmının orada geçirildiği de yadsınamaz bir gerçektir. Bu yerde kurtçukların beyninizi, cebinizi, birbirinizi, huzurunuzu, hedeflerinizi ve yerine göre eğitiminizi, öz güveninizi ve bilimum sahip olduklarınızı kırt kırt diye kemirmesi olasıdır. Bu olasılıklar karşısında huzursuzlanmak, kabus sahibi olmak, derstsiz başa dert almak, selam sabah bilmez, kendini hiç bilmezlerle muhattap olmak, iş yerinde işsiz olmak, dedikodunun üremesi, bu üremenin populasyonu tehtid etmesi kaçınılmazdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayır efendim. Ben kaçıyorum. Bu kurtçuk ortamından, mantıksız sorulardan, sebepsiz sorgulamalardan, tepişen fillerin çimlere basmamaya özen göstermemesinden çok sıkıldım. Kaçıyorum. İçimde bir yerlerde "Kaş" a benzer bir koy var, oraya kaçıyorum. Okumak istediklerimi okuyup, yüzmek istediğim sularda yüzeceğim müsadenizle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben ki aldığım kararlar konusunda hiç bir gün tereddüte düşmedim. Kararsa bu, karaysa da aksa da benimdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurtçuklar.... Bi defolup gidin!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-8655487598834661512?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/8655487598834661512/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=8655487598834661512' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/8655487598834661512'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/8655487598834661512'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/01/kurtuklar-kovuyorum.html' title='Kurtçukları kovuyorum!'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWuNv9tGJII/AAAAAAAAAYk/jEpTrsoBbkg/s72-c/worm.png' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-8122464865526658964</id><published>2009-01-03T23:18:00.000-08:00</published><updated>2009-01-04T00:00:25.227-08:00</updated><title type='text'>Rüyada .... görmek neye delalet acaba?</title><content type='html'>Adalet ağaoğlu Gece hayatım adlı kitabında rüyaların anlatır. Seneler önce kitabı ilk okuduğumda  ben de başucuma bir deftercik koyup, gördüğüm rüyaları not almak niyetine düşmüştüm. Sonra "Amaaan ne ilginç yanı var canım benim rüyalarımın?" diyerek vazgeçtim.  Ancak, tıpkı bu gece olduğu gibi bazı geceler öyle ilginç rüyalar görüyorum ki, yazmak lazım. Tabiri caizse "tarihe tanıklık edecek" rüyalar bunlar. Yazıyorum. Buyrunuz okuyunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.alelade.org/2007/08/10/merih-gokcek/"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 322px; height: 242px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWBrgq4lLsI/AAAAAAAAAYY/hy40rF-FLWE/s400/MLG.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5287344171544555202" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bir masa, üzerine uzun bir örtü serilmiş. Anlaşılan, basına demeç verirken kullanılan cinsten süslü bir masa. Masanın başında başında çok tanıdık bir isim oturuyor. Kim mi? İ. Melih Gökçek! Evet evet şaşırmayınız ta kendisi. Aşina olduğumuz sırıtışıyla "Buyrun canım kardeşim!" diyerek masaya birini davet ediyor. Yeşile çalan renkteki takım elbisesi ve badem bıyıklarıyla masaya teşrif ediyor "yetkili" olduğu anlaşılan kişi. Ve başlıyor propagandaya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWBn_cKT35I/AAAAAAAAAYI/x1uncUZ0Aco/s1600-h/suyun+s%C3%BCz%C3%BClmesi.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 161px; height: 272px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWBn_cKT35I/AAAAAAAAAYI/x1uncUZ0Aco/s400/suyun+s%C3%BCz%C3%BClmesi.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5287340302121820050" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Hatırlar mısınız bilmem, ilkokuldayken sanırım müfredtatta zorunlu olarak bulunan bir deney vardı. Suyun süzülmesi deneyi. Alt kısmı kesilmiş bir pet şişe yada laboratuardaki cam tüp ile yandaki düzenek kurulurdu ve çamurlu suyun nasıl da "tertemiz" olduğu anlatılırdı.  Biz de ilk okul aklımızla bu deneye şaşırır, mest olurduk. İşte rüyama teşrif eden badem bıyıklı yetkili de eline alt tarafı kesilmiş bir şişe alıp, başlıyor deney düzeneğini kurmaya. Yalnız düzeneği kurmak için kum, çakıl gibi şeyler kullanmak yerine üzüm tanesi, mısır tanesi, nar tanesi gibi renkli meyve/sebze tanecikleri kullanıyor. Gözlere hitap eden düzeneği kurmasına kalmadan, oturduğum yerden sıyrılıp, atıyorum kendimi masanına başına. Bir hareketle badem bıyıklıyı masadan ittiriveriyorum ve Gökçek'in faltaşı olmuş bakışları altında ahaliye sesleniyorum. "Hatırlayın! Hatırlayın! ilkokulda yaptığınız deneyi hatırlayın! Orada bile suyun rengi tertemiz  olmuştu. Bu adamlar bizi nasıl aladatıyorlarsa, suyun rengini bile ağartmıyorlar işte!" O anda alkış kopuyor ahaliden. Sonra ben Gökçek'e dönerek, "Çeşmelerden sular kırmızı akıyor, lavabomda ahanda böyle, işaret parmağımla başparmağımı birleştip göstererek,  halka halka kırmızı lekeler oluyor. Allah bilir bu suyu içen insanların içleri ne renk oluyor?" diye yakasına yapışıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Velhasıl, pek huzursuz bir geceydi. Gerçekten çeşmeden akan kırmızı suyun beni huzursuz etmesinden olacak, rüyama girdi bütün bu gereksizlikler. Çeşmeden akan renkli sudan, bacadan çıkamayan karbonmonoksite; otobana dönüşen şehir içi yolardaki ölümlü kazalardan, Ankara'nın siyaha çalan havasına kadar şu anda burda yazmadığım, belki benim de bilmediğim, her türlü konudan ötürü sorumlu bulunan bu adamı seçimlere kadar her gün rüyamda görürsem diye tırsmaktayım. Belki de, seçimlerden sonra da aynı koltukta görürsem diye tırsmaktayımdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse... Hayrolsun! "Rüyada .... görmek neye delalet acaba?" diye tabirlerde arattım. Bulamadım. Gündüz niyetine diyeyim. Öyle olsun!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-8122464865526658964?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/8122464865526658964/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=8122464865526658964' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/8122464865526658964'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/8122464865526658964'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/01/ryada-grmek-neye-delalet-acaba.html' title='Rüyada .... görmek neye delalet acaba?'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWBrgq4lLsI/AAAAAAAAAYY/hy40rF-FLWE/s72-c/MLG.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-7678780597335280148</id><published>2009-01-03T01:57:00.000-08:00</published><updated>2009-01-03T02:19:39.588-08:00</updated><title type='text'>Master of Science</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SV85mDl4L4I/AAAAAAAAAX4/Qt2UwHnPDy8/s1600-h/tezim.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 339px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SV85mDl4L4I/AAAAAAAAAX4/Qt2UwHnPDy8/s400/tezim.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5287007813518241666" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ve oldu. Sonunda bitti. Saatler boyunca bilgisayar başında oturup yazdığım ve artık bir an "yakıcam uleyn" noktasına geldiğim sayfaları, ciltlenmiş olarak birarada görünce böyle içim küt küt etti. Yüreğim bir garip oldu. Tüylerim diken diken oldu. Güzel oldum elime cildi alınca, güzel...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bi an, insanın hayatının film şeridi gibi gözünün önünden geçer ya, aynen öyle oldu bana. Tez başvurusu için hocalardan tavsiye mektubu istediğimi; LES'tir, TOEFL'dır sınav peşinde koştuğumu; kabul aldığım gün nasıl sevindiğimi; yakalandığım hem çalışıp hem okumak hastalığı nedeniyle, ders saatlerini ayarlayabilmek için iş yerinde müdürüm ile nasıl papaz olduğumu; Tunus caddesindeki ODTÜ durağına şakır şakır yağmurda nasıl yürüdüğümü,  arkadaşlarıma "benim çalışmam lazım gelemem" dediğimi; bu yüzden içimin gittiğini; evlendiğim gün "ya benim bu master işi yalan olursa" diye duyduğum endişeyi; kapı kapı gezip sınıf sınıf saatlerce başında bekleyerek data topadığımı; istatistik kitapları arasında kaybolduğumu; son kuruşuna dek paramı fotokopiye verdiğimi; hocamı arayıp da yurt dışında olduğunu öğrendiğimde nasıl dellendiğimi;  jüri günü karnımda duyduğum o garip ağrıyı hatırladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bunları hatırlamak,  ciltlenmiş bir hasar bırakıyor bünyede. Bitince ne olacağını şaşıyor insan. E şimdi ne olacak? Yani artık öğrenci olmayacak mıyım? Bilemiyorum. Bi de bunun bi üst versiyonu var.  Yoksunluk sendromuna girersem eğer, bünyeye ondan da vermeyi düşünüyorum. Ebru'nun deyimiyle belamı arıyorum. Şu an karşınızda bir Master of Science olaraktan duruyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-7678780597335280148?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/7678780597335280148/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=7678780597335280148' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/7678780597335280148'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/7678780597335280148'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2009/01/master-of-science.html' title='Master of Science'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SV85mDl4L4I/AAAAAAAAAX4/Qt2UwHnPDy8/s72-c/tezim.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-4784982552013523714</id><published>2008-12-30T10:26:00.000-08:00</published><updated>2008-12-30T10:31:48.241-08:00</updated><title type='text'>2009'da dilediklerim...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SVpoRv4IH2I/AAAAAAAAAXw/XyPYdTZA0U0/s1600-h/2009.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SVpoRv4IH2I/AAAAAAAAAXw/XyPYdTZA0U0/s400/2009.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5285651766791642978" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;*Gülizciğime kart için teşekkürler....&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-4784982552013523714?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/4784982552013523714/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=4784982552013523714' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/4784982552013523714'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/4784982552013523714'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2008/12/2009da-dilediklerim.html' title='2009&apos;da dilediklerim...'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SVpoRv4IH2I/AAAAAAAAAXw/XyPYdTZA0U0/s72-c/2009.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-1434441793423717806</id><published>2008-12-26T00:37:00.000-08:00</published><updated>2008-12-26T09:34:38.562-08:00</updated><title type='text'>ZOTERO Nedir?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SVSrKoTlpGI/AAAAAAAAAWo/9Tb2iYEgkFw/s1600-h/zotero-sm.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 224px; height: 51px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SVSrKoTlpGI/AAAAAAAAAWo/9Tb2iYEgkFw/s400/zotero-sm.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5284036461919052898" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Tezin basılmış halini gördüm. İnsan vallahi bir garip oluyor. imzalanması için enstitüye bıraktım. Beklemedeyim. Ve tam da tezin bittiği şu günlerde ZOTERO ile tanıştım. Allahım ne geç kalmış bir tanışmadır bu yaleebbim? Sırf bunun için doktora yapsam mııııı yapmasam mııııı? Bu kararı vermek için önümde bir miktar süre olacak. Onu bunu bırakıp size ZOTERO denen faydalı Firefox eklentisini anlatmak istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=zotero"&gt;Ekşi sözlük&lt;/a&gt; Zotero'yu tanımlamak için şöyle buyurmuş "her eve lazım bir firefox eklentisi. aslında eklenti demek de az, kendi eklentileri olan ve firefox üzerinden çalışan bir bibliyografya düzenleme yazılımı."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zotero'nun ne işe yaradığını nasıl çalıştığını, Zotero’nun kendi eklentilerini yok efendim bloglarını mıloglarını ve de eğitim  videolarını resmi sitesi olan "&lt;a href="http://www.zotero.org/"&gt;ww&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.zotero.org/"&gt;w.Zotero.org"&lt;/a&gt; adresinden bulabilirsiniz. Ben buracıkta “Zotero nasıl kullanılır?” ve “Zotero ne işe yarar?” konulu ufacık bir  Türkçe kaynakçık oluşturmak niyetindeyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zotero nasıl kullanılır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;ol&gt;&lt;li&gt;Zotero bir firefox eklentisi olarak kurulur (&lt;a href="https://addons.mozilla.org/en-US/firefox/addon/3504"&gt;buradan indirin&lt;/a&gt;!) ve tarayıcı yeniden başlatılır.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bu işlemin ardından ekranın sağ alt köşesinde bir Zotero yazısı peydah olur.&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SVS9oI7pvnI/AAAAAAAAAW4/kbM3JKKIvac/s1600-h/Picture1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 103px; height: 64px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SVS9oI7pvnI/AAAAAAAAAW4/kbM3JKKIvac/s400/Picture1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5284056760102534770" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bu yazıya tek tıklandığında ekranda Zotero'nun üç sütunlu arayüzü belirir ve tarayıcıdaki sayfa üst kısımda görünür kalmaya devam eder.&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ol&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SVS_AMGy0JI/AAAAAAAAAXI/-AQlJf__tsM/s1600-h/Picture2.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 419px; height: 196px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SVS_AMGy0JI/AAAAAAAAAXI/-AQlJf__tsM/s400/Picture2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5284058272783061138" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Zotero ne işe yarar?”&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örneğin www. amazon.com sitesinden, çok fena akademik ve kafayı yedirtici işler için bir kitap aranmaktadır.  Kitabın bulunduğu sayfaya gelindiğinde adres barın hemen yanında Zoteronun süper şekilli mavi kitap ikonu görünür. İkona tıklanır tıklanmaz. Kitapla ilgili bütün bibliyografik bilgi, tag, özet Zotero tarafından kaydedilir.&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SVTAZCfjFHI/AAAAAAAAAXg/XgETG7Qyl_g/s1600-h/location_bar_3.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 39px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SVTAZCfjFHI/AAAAAAAAAXg/XgETG7Qyl_g/s400/location_bar_3.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5284059799210890354" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Diğer bir örnek ise şöyle: Bir databasede gezer iken, (benim gibi eğitim bilimleri alanında gazman olmuş :) iseniz ERIC'te gezerken) adres barın hemen yanında peydah olan sarı dosya imgesine tıklarsanız sayfada listelen makalelerden tercih ettiklerinizi bütün bibliyografik bilgisi ile birlikte Zotero'ya kaydedebilirsiniz.&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SVTAO_6QRCI/AAAAAAAAAXQ/_Wi7spgQBtQ/s1600-h/folder_icon_locationbar520x50.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 39px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SVTAO_6QRCI/AAAAAAAAAXQ/_Wi7spgQBtQ/s400/folder_icon_locationbar520x50.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5284059626718905378" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SVTAUu0CaeI/AAAAAAAAAXY/RldO8vWcuVw/s1600-h/capture_multiple_items370x300.png"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 246px; height: 200px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SVTAUu0CaeI/AAAAAAAAAXY/RldO8vWcuVw/s400/capture_multiple_items370x300.png" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5284059725208644066" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hepsi bu kadar değil tabiii. Kaydettiğiniz her kaynak Zotero kütüphanesinde tutulur. Onları duplicate etmeden dilediğiniz gibi gruplandırabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Makale kaydıyla, makalenin nette durduğu adresi ya da bilgisayarınıza indirdiğiniz word ya da pdf dokümanını ilişkilendirebilirsiniz. Bu sayede kendi bilgisayarınızda desktop search ya da klasör altında klasör açmak gibi abuk sabuk işler yapmak zorunda kalmazsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece yazarın adını ya da makalenin tek sözcüğünü hatırladığını durumda arama fonksiyonu ile hemen kayda ulaşabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her bir kayda notlar ekleyebilirsiniz. Hatta o kaydın yer aldığı sayfanın snapshot görüntüsü üzerinde highlight bile yapabilirsiniz. İnternet ekranını fosforlu kalemle çizmek gibi bişey. Baloncuk içine not da alabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hangi tarihte neyi indirdiğinizi ilkokuldaki taş devri- yeni çağ-yakın çağ- sırası ile sınıfın arkasındaki duvarda gösteren cetvele benzer bir şekilde, &lt;a href="http://www.zotero.org/support/timelines"&gt;tarih cetveli&lt;/a&gt; halinde görüntüleyebilirsiniz. Bu sayede, literatürün gelişimi seriliverir gözlerinizin önüne.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SVTD4qRrNvI/AAAAAAAAAXo/XNjNEOFWcww/s1600-h/timeline.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 125px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SVTD4qRrNvI/AAAAAAAAAXo/XNjNEOFWcww/s400/timeline.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5284063641000949490" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Aklınıza gelenleri yalnız başına takılabilen (standalone) notlar olarak kaydedebilirsiniz. Zotero’daki verilerinizi değişik versiyonlar halinde export edebilir, başka bir Firefox Zotero eklentisine import edebilirsiniz.  Referansları APA style, zart style, zurt style gibi şekillerde export eden Zotero özellikleri de yolda gibi duruyor. Bu da süper tabii. İnsan tez yazarken bir de yazarın soyadından sonra koymayı unuttuğu virgül için endişelenmek istemiyor canım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En süperi de bu iş bir üniversitenin projesi ve beleş ve açık kaynak kodlu bir yazılım olması. İlköğretim öğrencilerine ders çalışsınlar diye üretilmiş konu anlatımını, soruları, bırt bızırı devletin kendi portalından beleşe sunması yerine, özel bir kurumun vitamini-minerali ayda bilmem ne kadara velilere para ile sattığı bir ülkede yaşayınca böyle hareketler çok güzel geliyor gözüme çoook!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-1434441793423717806?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/1434441793423717806/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=1434441793423717806' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/1434441793423717806'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/1434441793423717806'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2008/12/zotero-nedir.html' title='ZOTERO Nedir?'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SVSrKoTlpGI/AAAAAAAAAWo/9Tb2iYEgkFw/s72-c/zotero-sm.gif' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-2292265800481763024</id><published>2008-12-24T07:13:00.000-08:00</published><updated>2008-12-24T07:34:50.746-08:00</updated><title type='text'>Elektronik Pranga Uygulaması</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SVJUr_kVH8I/AAAAAAAAAWg/CMqbbS-IDYE/s1600-h/Picture1.png"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 417px; height: 303px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SVJUr_kVH8I/AAAAAAAAAWg/CMqbbS-IDYE/s400/Picture1.png" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5283378427633934274" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Nadide mobil servis sağlayıcılarımızdan yepyeni atılımlar gelmeye devam ediyor. İşte memleketim insanlarının takıntılarını beslemeye yönelik süper bir uygulama. Bir cins elektronik pranga.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim nerede uygulamasının tanıtımında "aklınız sevdiklerinizde kalmasın!" diyor. Oğlum okula gitti mi? Eşim ofisten çıktı mı? hepsini bu servisten öğrenebiliyorsunuz. Online olaraktan yani. Ben servisi teknik açıdan değil, bambaşka bir taraftan ele alacağımdan, detaylar için &lt;a href="http://www.avea.com.tr/tr/sta/bireysel/servisler/eglence/kimnerede.shtml"&gt;bakınız&lt;/a&gt; belki kullanmak istersiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3G ihalesinden hemen sonra ekranlarda peydah olan reklamda, eşinin ultrasound görüntülerine cep telefonundan bakıp, ucunda beyaz ışık görünen bir koridorun sonunda kendi kendine yumruğunu sıkıp abuk sabuk hareketler yaparken elindeki evrak/laptop çantasını sallayan(bu arada diğer elinde cep telefonu var, demek ki yumruğunu değil cep telefonunu sıkıyor) sevinen baba adayına ve doğum doktorunun odasından kameraya sırıtan anne adayına kıl olmuştum. Şimdi kim bilir ekranlarda  "Acaba kocam, kızım, annem, ebem nerde?" diye sızlanan hangi reklam karakteri peydah olup da kıl edecek beni? (Bu kriz ortamında, bi kamyon para verip reklamda beni oynatırlarsa kıl olmam, mesut olurum!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şakası bir yana, başkalarının hayatına olan merakımızın, müdahalemizin boyutları çılgın seviyelerde dolaşırken, bu tür bir servisin gerçekten kimilerince elektronik pranga olarak kullanılabileceğini düşünüyorum. Tabiri caizse artık "eşek" kadar olan kızını, oğlunu takip eden hasta evebeynler, ilişkide güven yerine "nerde kaldın? "kiminleydin?" "neden geç kaldın?" gibi soruları temel alan hasta kadınlar/adamlar, kim bilir nasıl da atlayacaklar bu servisin üzerine. Tam bir kontrol çılgınlığı. Kim, nerede, ne yapıyor kontrol et. Oğlun kızın okulu asamasın, eşin iş çıkışı bir yere uğrayamasın. Senin bilgin dışında kimse kalmasın her şey kontrolün altında olsun. Dünya kontorlün altında olsun. Şıreydır ol inşallaaaaah!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nerede olduğun bilgisini kimseye vermeden çıkıp, sevdiğin bir cadde ya da sokak boyunca yürümek bireysel özgürlüğünü kendinden esirgeyen teknolojik akıl, akıllı ol!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tavsiyem, aklınız sevdiklerinizde kalmasın; başınızın içinde kalsın; kimse şıreydır olmasın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-2292265800481763024?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/2292265800481763024/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=2292265800481763024' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/2292265800481763024'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/2292265800481763024'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2008/12/elektronik-pranga-uygulamas.html' title='Elektronik Pranga Uygulaması'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SVJUr_kVH8I/AAAAAAAAAWg/CMqbbS-IDYE/s72-c/Picture1.png' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-3229651150154448276</id><published>2008-12-20T09:02:00.000-08:00</published><updated>2008-12-20T10:28:44.797-08:00</updated><title type='text'>Umutsuz bir nesil</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://vigilantlywaiting.deviantart.com/art/Hopeless-58491912"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SU04wm4B91I/AAAAAAAAAWY/uqAnaDPtkbI/s400/umutsuz.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5281940345695893330" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Tez bitti bitiyor derken, imzalar kaldı geriye. Bu hafta fotokopidir, çıktıdır, düzeltmedir, enstitüdür diye kendimi sokaklara vurmuşken hocalarımla görüştüm. Görüştüm de ne oldu? Kendimden kovalamaya çalıştığım olumsuz ve umutsuz havanın içine düştüm! Bu manzara karşısında da dehşete düştüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanı ikiyüzlü, şerefsiz, adi olmaya zorlayan bu çivisi çıkmış, bozuk düzen... Düzeni görmek bir dert. Uymak bir dert. Uymamak bir dert. Kendileri bu kadar umutsuzluğa düşmüşken, nasıl umutlu bir nesil yetiştirecek bu hocalar nasıl? Eğitim üzerinde oynanana oyunlara alet olmadan ayakta kalmak mümkün mü? Umudumu kaybettim, arıyorum. Sırtımızdan geçinenlerden nefret ediyorum!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-3229651150154448276?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/3229651150154448276/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=3229651150154448276' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/3229651150154448276'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/3229651150154448276'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2008/12/umutsuz-bir-nesil.html' title='Umutsuz bir nesil'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SU04wm4B91I/AAAAAAAAAWY/uqAnaDPtkbI/s72-c/umutsuz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-5239147447392079354</id><published>2008-11-26T23:26:00.000-08:00</published><updated>2008-11-29T05:29:59.663-08:00</updated><title type='text'>Kamyonlar kömür taşır....</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SS5MknB3-vI/AAAAAAAAAWQ/Zc2H1dztZvo/s1600-h/kamyn.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 300px; height: 203px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SS5MknB3-vI/AAAAAAAAAWQ/Zc2H1dztZvo/s400/kamyn.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5273236405533276914" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Şu kömür konusu... Bütün haber bültenlerini işgal eden ve iktidar yanlılarının başka telden, diğerlerinin başka telden çaldığı şu kömür konusu. Benim de bir iki söz edesim var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim ailem de halen kömürle ısınıyor. (Doğalgaz yaksalar, evi satıp ısınmak zorunda kalırlardı herhalde.)  Yaşadıkları yer, benim de doğup büyüdüğüm,  Ankara’nın en eski en köklü mahallelerinden biri. Merkeze en yakın ve halen yapılaşmamış, apartmanlaşmamış tek yer. Bir rant kavgası mekanı. Belediyelerin, haritaya bakarken bile ağızlarını sulandıracak kadar üstelik. Ailem oranın en eskilerinden artık. Ankara’nın değişen çehresiyle birlikte, orada yaşayanların da profili değişti tabi. Eskiler taşındı. Yerlerini kiracılar aldı. Bir bizimkiler kaldı sayılır eskilerden. Anadolu’dan yenice göçmüş insanlar, gençler, evliler var; bekarlar var; çocuklu aileler var. Mehmet Emmiler, Hatça Teyzeler var. Ve en çok işsizler var. Durumlar biraz zor anlayacağınız. Şartlar biraz ağır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve geride bıraktığımız yaklaşık 3-4 senedir annemler dışında hemen hemen hiç kimse kömür almıyor o mahallede. Belediye araçları getirip yığıyorlar kömürü kapıların önüne. Önce elinde dosya olan adamlar gelip kaydediyorlar insanları. Sonra gelip bir de soruşturyorlar. “Hmmm bakalım sizin gerçekten kömüre ihtiyacınız var mıymış? Biz sizi bir değerlendirelim!” diye burnı havada, bir karar verici edasıyla salınıyorlar ortada. Üç dört çocuklu ailelerin ev hanımı anneleri, ezilip büzülerek, “Lütfedin de verin şu kömürü.” diye kıvranarak muhatap oluyor bu adamlarla. Diğerleri de lütfediyorlar, yığıyorlar kömürleri. Elleri ayakları kara olarak taşıyor kadınlar, çocuklar... Benim de ucundan tutmuşluğum vardır hani.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yardımlar bununla sınırlı değil. Patatesler geliyor. Soğanlar geliyor. Makarna, zeytin, peynir baklagil, şeker vb. içeren erzak kutuları geliyor. İhtiyaç yok mu? Var! Dert bu değil!  Bir gururunu yıkmış güruh oluşuyor. Nasıl anlatsam? Yardım almanın yardım etmenin kutsallığından, güzelliğinden öte bir durum. Bugün yardım alan, yarın kredi kartıyla en son çıkan cep telefonundan alan bir ahali oluşuyor. Hevesten mi bütün bunlar? Öncelikler mi değişiyor? Anlamıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen ben de düşünüyorum, benim babacığımın günahı ne de, herkes beleşe ısıtırken kışı, neden kömüre para verip alıyor diye. O da sonuçta bir emekli maaşı ile üniversitede çocuk okutuyor. Eskinin orta sınıfı,  şimdinin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve Allah kahretsin ki, bir insan kışı nasıl geçireceğini, akşama ne yiyeceğini, çocuklarını nasıl büyüteceğini düşünürken; bizi fakirleştirenlerle, kapımıza kömürü yığanların aynı adamlar olduğunu düşünecek halde olmayabiliyor. Fakirliğin derdi bu, yanında cahilliği arkadaş olarak alıp getiriyor. Hal böyle olunca okumak zor oluyor, okutmak zor oluyor. Sorgulamak mümkün olmuyor. Tam da yönetenlerin işine gelecek bir durum oluşuyor işte. Eline vur, ekmeğini al! Kömürü ver, oyunu al!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Sıcak evinde oturanlar bu konuyla ilgili konuşmasın! Belediye başkanım fakırın halinden anlıyor!” diye bağıran Mehmet Emmilere, Hatca Teyzelere  ne diyeceğimi bilemediğimden yazdım bu yazıyı. Çeşmeden akan suyu artık içemedeğinden, seni suyu satın almak zorunda bırakanlar; seni hastanenin önünde sabahın köründe beklemek zorunda bırakanlar; önce yeşil kart verip, sonra geri alanlar; meslek lisesi mezunu oğluna uygun istihdam alanını bir türlü yaratmayanlar; attığın adımdan, daha almadığın emekli maaşından kat be kat vergi alanlar; sokağındaki kaldırımı otuzbeşinci kez, gereksiz yere, yeniden yapanlar; toplu taşımayı pahalılaştırıp, 45. dakikada diğer otobüse yetişme peşinde seni nefes nefese bırakanlar; onsekiz yaşındaki kızını senin sosyal güvencen altından çıkarıp, evlenmek zorunda bırakanlar; kapına kömürü yığanlarla aynı adamlar. Meselenin özü bu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı adamların yüzleri kömürden daha kara! Nokta!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-5239147447392079354?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/5239147447392079354/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=5239147447392079354' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/5239147447392079354'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/5239147447392079354'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2008/11/kamyonlar-kmr-tar.html' title='Kamyonlar kömür taşır....'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SS5MknB3-vI/AAAAAAAAAWQ/Zc2H1dztZvo/s72-c/kamyn.gif' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-1466334500296130920</id><published>2008-11-11T10:45:00.000-08:00</published><updated>2008-11-11T11:06:10.891-08:00</updated><title type='text'>iskambil Kağıtlarının Esrarı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SRnUmK48TKI/AAAAAAAAAWI/yoc7MwoxVi0/s1600-h/joker-card.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 210px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SRnUmK48TKI/AAAAAAAAAWI/yoc7MwoxVi0/s320/joker-card.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5267474991409810594" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ben jokerden nefret ederim. Ederdim! Batman’ın jokerli sahnelerinden geriye kalan ve hatta şu anda bile kulağımda çınladığını duyabildiğim o iğrenç kahkahanın ve o beyaza boyalı koca ağızlı suratın payı vardı nefretimde. İskambil Kağıtlarının Esrar'ını okumamla her şey bir anda değişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lise yıllarında bir hocamızın "bunu okuyun!" baskısı yapması nedeniyle hala okumadığım Sofi'nin Dünyası’nın yazarı Jostein Gaarder'ın ilk kitabı: İskambil Kağıtlarının Esrarı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitap bir baba ile oğulun seyahat hikayesi ile başlıyor. Bu tarafı ile ilk sayfalarda Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı'nı anımsattı bana. Ayrıca felsefeyi bir hikaye kurgusu içerisinde ele almasıyla da yine Zen ve Motosiklet Bakım Sanatınının kulaklarını çınlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İskambil Kağıtlarının Esrarı damağımda dillere destan bir tad bıraktı. Varoluşu, tanrı kavramını, kaderi ve tesadüfleri karamsarlığa kaçmadan, kesin yargılara uğramadan, tatlı bir merak içinde sorgulayan bir kitaptı. Bütün bunları yaparken bir de masal gibi akıp gidiverdi üstelik. Bitmeseydi keşke dedim. Gizemli öyküyü oluşturan her bir sözcüğü bir kez daha okudum. Kitabı okurken de sürekli kendi çocuğuma kitabı sayfa sayfa okuduğumu hayal ettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha da fazla anlatmayacağım zaten. Her kitabın kişide yaptığı etki kişiye özel. Bu yüzden okuyunuz. Okutunuz. Joker'i bundan böyle seviniz. Gerekirse siz de bir joker olunuz!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-1466334500296130920?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/1466334500296130920/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=1466334500296130920' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/1466334500296130920'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/1466334500296130920'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2008/11/iskambil-katlarnn-esrar.html' title='iskambil Kağıtlarının Esrarı'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SRnUmK48TKI/AAAAAAAAAWI/yoc7MwoxVi0/s72-c/joker-card.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-4102647698018969144</id><published>2008-11-02T10:13:00.000-08:00</published><updated>2008-11-02T11:04:17.587-08:00</updated><title type='text'>Gerek Yok</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SQ33KxhLSAI/AAAAAAAAAQs/mtfdnxDVqfU/s1600-h/surats%C4%B1z%C5%9Firin.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 225px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SQ33KxhLSAI/AAAAAAAAAQs/mtfdnxDVqfU/s320/surats%C4%B1z%C5%9Firin.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5264135303929219074" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Tezimin son halini hocama teslim ettim. Düzeltmeleri bekliyorum. Bu da demek oluyor ki ; artık akşamları biraz da olsa rahat edebilirim. Ama edemiyorum. Hakikaten edemiyorum. Bir rahatsızlık, bir huzursuzluktur gidiyor. Öyle ki, kendi yüzüm geriliyor zaman zaman bu gerginlikten rahatsız oluyorum. Bir kat daha geriliyorum. Bu hal bana, bizzat kendime rahatsızlık verirken, cümlelerim keskinleşiyor. Gereksiz yere tekrar eden ekholarla baş etmek zorunda kalıyorum sonraları. Söylediğim sözün keskinliğinden kendim de rahatsız olabilecek kadar empatik bir insan olmaktan nefret ediyorum. Durmaksızın somurtup homurdanan bir cins mavi yaratık kadar can sıkıcı olabiliyorum. Bu durumu tarif etmek için de bir paragraf yazı yazabiliyorum üstüne.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SQ33UjGuTcI/AAAAAAAAAQ0/5Y3ZLJEshT4/s1600-h/otoban.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 226px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SQ33UjGuTcI/AAAAAAAAAQ0/5Y3ZLJEshT4/s320/otoban.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5264135471858863554" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Eeee. Peki neden? Nedenini az çok biliyorum. Yahu bu da ilginç bir durum. İnsan psikolojisinde hiçbir durum bir diğeri ile direkt olarak ilişkili değil? Yalnışsam söyle Rabia? "İndependent variable- dependent variable" olayı yalan. Tezde de öyle çıktı zate. Bi kamyon başka başka değişken çizgifilmlerdeki otoyollar misali karışık kuruşuk biçimlerde birbiri ile bağlı. Yalnızca bir sonuç değişkeni ile karşılaşıp da; "şundandır!" diyemiyorum. Neden oldğunu da pek bilemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki, bir dönem daha kapanıyor: Evet yüksek lisans hikayesi de burada bitiyor. Bir "Eee bundan sonra ne olacak?" başlıklı kaygılı dönemi yaşıyorum sanırım. Bayan kaygı kulakların çinlesiiiin! "E Ne güzle master bitiyorsa rahat et! Ne kukumav kuşu gibi düşünüp duruyorsun?diye sorulabilir. Haklısınız kaç zamandır kendime bunu anlatmaya çalışıyorum. Yapmayı ertelediğim, yapmak istediğim bir kamyon şey var sırada. Koy sıraya gerçekleştir de mi? Analitik düşünebilen ancak analitik yaşayamayanlardanım efendim. Yaşayana da kılım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatımda bir dönemin kapanması ile çalıştığım yerde Ankara Sonbaharına taş çıkaran bir yaprak dökümü yaşanmasının eş zamanlı geçekleşmesi de canımı sıkıyor. Bu yaprak dökümü gerçekleşirken değerli yöneticilermiz işgücünü, zamanını diğer bir değişler yaşamların büyükçe bir kısmını kiraladıkları çalışanlarını bir tek kez olsun bilgilendirmeye tenezzül etmediler. Bu arada kiraladıkları bu hayatların kiralarını ödemediler. Kiraladıkları yerlerden de çıkmadılar üstelik! Bu gün bizi işten çıkarırlar mı acaba? Ne biliyim? Hal böyle olunca çalışanlar, çalışamayanlara dönüştü. Zira motivaston yüzüklerin efendisidir. Ve kendisi  çalışma hayatında, büyükçe bir oranda para ile kısmen de iletişimle yaratılır. Başka teoriler de var ama siz bu konu için bakınız "ekmeklerin sayısı ile köftelerin sayısı teorisi!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;E tabi insan böyle olunca zaman başa sarıyor. Noldu? Nolcek? Kurduuum teoriler çoktüüü! Adam olamadıııım adam olamadııım! İş hayatında yırtık bir kadın olamadıııım! Suratsız oldum, rahatsız oldum, husuz oldum. Ne gerek var? Gerek yok!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-4102647698018969144?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/4102647698018969144/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=4102647698018969144' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/4102647698018969144'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/4102647698018969144'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2008/11/gerek-yok.html' title='Gerek Yok'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SQ33KxhLSAI/AAAAAAAAAQs/mtfdnxDVqfU/s72-c/surats%C4%B1z%C5%9Firin.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-6475271609991255990</id><published>2008-10-29T01:33:00.000-07:00</published><updated>2008-10-29T01:54:39.249-07:00</updated><title type='text'>Bayram mesajı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SQgkiiukLGI/AAAAAAAAAQk/CKNqBG9r_7A/s1600-h/turkeynational08.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 290px; height: 110px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SQgkiiukLGI/AAAAAAAAAQk/CKNqBG9r_7A/s400/turkeynational08.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5262496340438690914" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili günlük,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün 29 Ekim 2008. Evimdeyim. Tez zamanda bitmeyen tezimin sonlarını yazmaya uğraşıyorum. Evimin penceresinde kırmızı Türk bayrağı asılı duruyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah okul üniformasıyla okulan giden çocukları gördüm. Çocukken 29 Ekim'lerde yaşadığım tatlı telaşı anımsadım. Şiirini ezberlemiş, Saçlarını örmüş, okula doğru kalbi pıt pıt atarak giden kız çocuğunu pencereden bakarken özlemle andım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haberlere baktım. "Çıktık açık alınla...." Sordum kendime? Hangi alınlar açık? Hangi alınlar ak bugün? Aklarla bokların birbirine karıştığı bir dönemi yaşıyoruz. 85 yıl sonra cumhuriyeti, 85 yıl öncekine benzer ancak bu evrimleşerek güçlenmiş, değişmiş  ancak aynı köke dayanan etmenler tehtid ediyor. Halk aynı masallarla uyutuluyor. Gözler, benzer bez parçalarıyla bağlanıyor. Bağlamak yetmiyor, kapatmak, sansürlemek geliyor arkasından. Yine kan dökülüyor,  ve bazıları var ki yine kanla besleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Cumhuriyeeet, cumhuriyeeeet, en güzel şey hürriyeeeet!,&lt;br /&gt;Nice zahmeeet nicee emeeek verdi sanaaa bu mileeeet!" deyip, çoluk çocuk marşlarla kutlanan 29 Ekim'lerin anlamı belki de biraz daha büyük bugün. Bayramınız kutlu olsun. Şeker bayramı değil, CUMHURİYET BAYRAMI!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-6475271609991255990?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/6475271609991255990/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=6475271609991255990' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/6475271609991255990'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/6475271609991255990'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2008/10/bayram-mesaj.html' title='Bayram mesajı'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SQgkiiukLGI/AAAAAAAAAQk/CKNqBG9r_7A/s72-c/turkeynational08.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-4957444135250231623</id><published>2008-10-24T13:16:00.000-07:00</published><updated>2008-10-24T13:21:22.386-07:00</updated><title type='text'>Bu Siteye Erişim....</title><content type='html'>Kapatın kapatın bunu da kapatın. Beni de kapatın. Düşünen, konuşan, yazan ne varsa kapatın. Fişini çekin. Hesabını kesin! Kepazelik! Protesto için üzerinde bu siteye erişim engellenmiştir yazılı T-şört bastırıp, giyesim var!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-4957444135250231623?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/4957444135250231623/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=4957444135250231623' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/4957444135250231623'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/4957444135250231623'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2008/10/bu-siteye-eriim.html' title='Bu Siteye Erişim....'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-1432482941007593535</id><published>2008-10-13T14:10:00.000-07:00</published><updated>2008-10-14T10:56:32.874-07:00</updated><title type='text'>Bir ömürde birkaç yaşam- Nail ÇAKIRHAN</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SPTcMWK9KmI/AAAAAAAAAQc/49D4b1slqEI/s1600-h/nail_cakirhan_small.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SPTcMWK9KmI/AAAAAAAAAQc/49D4b1slqEI/s400/nail_cakirhan_small.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5257068769716284002" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;İnsan bir ömre kaç yaşam sığdırabilir dersiniz? Kimileri bir ömrü bir kaç kez yaşarcasına yaşamaktadır kimbilir. Bana kalırsa, bir ömre bi kaç yaşam birden sığdıranlardanmış Nail Çakırhan. &lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=Detay&amp;amp;ArticleID=902873&amp;amp;CategoryID=77"&gt;Yaşam öyküsünü&lt;/a&gt; okuyup da etkilenmemek elde değil. Akyaka'ya gidip etkilenmemek de öyle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nail çakırhan'ı bu Ekim'de yitirdik. Akyaka'ya gidip bir derin soluk alıp, gördüklerinden etkilenen herkes Çakırhan'ı bir kez olusun hatırlamalı. İnsan yaşadı mı bir ömrü böyle dolu dolu yaşamalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşadığı yeri cennete çeviren ustanın mekanı da cennet olsun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SPTbvarDAZI/AAAAAAAAAQM/CwEU_WLWowI/s1600-h/akyaka.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SPTbvarDAZI/AAAAAAAAAQM/CwEU_WLWowI/s400/akyaka.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5257068272708419986" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-1432482941007593535?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/1432482941007593535/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=1432482941007593535' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/1432482941007593535'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/1432482941007593535'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2008/10/bir-mrde-birka-yaam-nail-akirhan.html' title='Bir ömürde birkaç yaşam- Nail ÇAKIRHAN'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SPTcMWK9KmI/AAAAAAAAAQc/49D4b1slqEI/s72-c/nail_cakirhan_small.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-3253003571431297209</id><published>2008-10-12T11:24:00.000-07:00</published><updated>2008-10-12T11:42:42.922-07:00</updated><title type='text'>Ramazan 2008</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SPJDC4ynaFI/AAAAAAAAAP0/_Su3jc27ZA8/s1600-h/alacat%C4%B1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 396px; height: 198px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SPJDC4ynaFI/AAAAAAAAAP0/_Su3jc27ZA8/s400/alacat%C4%B1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5256337431978272850" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ankara’dan İstanbul’ a doğru yola koyulmuşum. .Seyahat esnasında internet bağlantısını da bulmuşum. Bundan iyi fırsat olmaz deyip bayram blogunu yazmaya koyulmuşum. Buyrun okuyun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha tatil 3. Perde blogumu yazamadan bayram blogu yazmaya başladım. Çok mu geziyorum ne? Belki de bu yüzden bir türlü bitmek bilmiyor bu “tez” denilen canlı, yaşayan ve beni bayan organizma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşasın milli bayramlar, dini bayramlar, deliye her gün bayramlar demek istiyorum. Zira eğer iş veren denen manyağın eline kalsak, bizi zombiye döndürüp gece gündüz, molasız, ekmeksiz susuz çalıştırıp duracak. Çalış çalış nooluyo?.... Teknoloji ilerliyo, dünya kirleniyo, dünya ekonomisi çöküyo. Burdan konuyu buraya nasıl bağladın? Nerden nereye geldik diyene cevap veremiycem geldik işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lafı çorba etmeden devam edelim. Bu yıl “şeker” bayramı şeker gibi geçti. Gerçekten dinlendiğimi hissettim. Kayınvalidem müthiş yemeklerinden yaptı. Bize gözü gibi baktı. Barbunya -eşimin en sevdiği ve bamya -benim en sevdiğim pişti. Afiyetle yendi.(Burada edilgen çatılı fiil yemeklerin kendiliğinden piştiği anlamına gelmiyor! Annem pişirdi tabi ki ve biz her sabah mis gib kokularla uyandık!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adet olduğu üzre büyüklere el öpmeye gidildi. Hayır dualar mutluluk dilekleri alındı. “Gelinimiz de pek güzelmiş!Maaşallah!”. Buraya kadar ki kısmı süper. E tabi yine adet olduğu üzere devamı geldi: “E artık siz de yapın bitane!” Oldu! Başka bir arzunuz? Ne yapalım? Pasta? Börek? Bizim insanımız böyle. Herkes herkesin hayatını kendine göre planlıyor. Üstelik bazı bazı biz de düşüyoruz aynı hatanın içine. Hadi yine neyse...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;E tabi İzmir’e gitmeden önce bendeniz şuraya da gidelim, buraya da gidelim diye bıt bıtlanıp durmaktaydım. Yapım bu! Gezentiyim efendim. Ömrüm boyunca bünyede monte edili olduğuna inandığım görünmez kilometre saati çatır çatır işlesin; artsın, hatta bizim eski model peugeot da başımıza geldiği gibi 999999 den 000000’e atıp saymaya devam etsin istiyorum. Bunun müsebbibi belki biraz çocuklukta izlediğimiz Barış Manço programlarıdır. Belki annemle babamdır. Belki anneannemden bana geçen adı bilinmedik bir gendir. Bilemiyorum. Sonuç, gezmeyi tozmayı seviyorum. O gezenti ben oluyorum! Ve sevgili kocam da beni hiç kırmıyor, tutup elimden gezdiriyor saolsun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kez de öyle oldu. “İkea evimizin her şeyi!” dendi.İkeaya gidildi, kutular alındı.( Ankaraya taşındı ve eve döner dönmez kitaplıkta temizlik yapıldı tabii.)&lt;br /&gt;Sonra efendim Alaçatı’ya kumru yemeye gidildi. Alaçatı gezildi. Outlet centerlar gezildi. Cici mi cici siyah bir ayakkabı aldım üstelik.Bir hatun daha ne istesin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra Selçuk’a ve Efes’e gidildi. Efes’teki müze kartı olmayan öğrenci-değil herkese 20 TYL giriş uygulaması kınandı ve müze kart alıp daha sonra gezilmek üzere, “daş” görme etkinliği ertelendi.&lt;br /&gt;Torbalı’da Emrah’ın çocukluğuna gidildi. İlkokulun girişinde döşeli taşlarda geçmişe dönüldü, okula bisikletle giden mutlu çocukluklar özlemle anıldı.&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SPJDulyk9VI/AAAAAAAAAP8/ylbx7tZ1zH0/s1600-h/asli-izmirfen.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SPJDulyk9VI/AAAAAAAAAP8/ylbx7tZ1zH0/s400/asli-izmirfen.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5256338182792082770" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bilen bilir, ben nedendir bilmem, ağaçları görünce tanımayı pek seviyorum. Örneğin, İzmir Fen Lisesi’nin bahçesndeki karabiber ağaçlarını görünce tanımak, kokusunu içime çekmek, salkımlarına dokunmaktan haz aldım. Aslı Abla’nın İzmir Fen’deki günleri hatırlamaktan aldığı haz kadar olmasa da...&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SPJEcayBWtI/AAAAAAAAAQE/-GtWRzN47Kc/s1600-h/zeytinci.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SPJEcayBWtI/AAAAAAAAAQE/-GtWRzN47Kc/s400/zeytinci.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5256338970110941906" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bu yıl zeytin yılı idi dolayısıyla Torbalıda zeytinler dallardan taşarcasına sarkıyorlardı. Babamla bahçedeki iki zeytin ağacının meyvelerini topladık. Hatta bir kısmını oturup çizikli zeytin olmak üzere çizdik. Pek keyif aldım. Değmeyin keyfimeee... PTT’nin bahçeindeki mantar ağacını görmeye gidecektik, unuttuk. Bir dahakine !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özetle bu aralar bayramlar İzmir’de geçiyor. Tatlı tatlı geçiyor. Hep tatlılıkla geçmesi temennisiyle Kurban bayramını iple çekerekten ilerliyorum. Zira kurbana kadar tezimi sırtımda taşımaktan kurtulmuş olacağım!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-3253003571431297209?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/3253003571431297209/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=3253003571431297209' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/3253003571431297209'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/3253003571431297209'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2008/10/ramazan-2008.html' title='Ramazan 2008'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SPJDC4ynaFI/AAAAAAAAAP0/_Su3jc27ZA8/s72-c/alacat%C4%B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-2062820548014154914</id><published>2008-10-05T10:54:00.000-07:00</published><updated>2008-10-05T11:14:54.532-07:00</updated><title type='text'>Sokak Adları</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SOkDRyK-tCI/AAAAAAAAAPk/utXnpn_BP_E/s1600-h/%C3%BCst+ge%C3%A7it.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SOkDRyK-tCI/AAAAAAAAAPk/utXnpn_BP_E/s320/%C3%BCst+ge%C3%A7it.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5253734044364878882" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Aslında bir bayram blogu yazacaktım. Onu daha sonraya bırakıyorum. Can yakan bir konuyu yazıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bayramlarda yolumuz İzmir'e düşüyor, malum. Bu bayram da öyle oldu. Ankara- İzmir Karayolu'nun Uşak'ta şehir içindeki ışıklarından birinin yerine bir üst geçit yapılmış. İzmir de annemden öğrendik ki; Uşak'ın sahip olduğu bu yegane üst geçide Dağlıca baskınında yaşamını yitiren "Şehit Piyade Asteğmen Mehmet Bozkuş" un adı verilmiş. Düğünümüzde oradan oraya neşeyle koşuşturup duran,  Cennet Abla'nın biricik oğlunun adı... Cennet Abla Annemle telefonda konuşup bayramlaşırken ağlıyordu, tıpkı diğer şehit anneleri gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bayram bitmeden yeni şehit haberleri geldi. Bu bayram bazı evlere hiç mutlu gelmedi. Sormadan edemiyorum işte, bu ülkede şehit adı verilmemiş tek bir park, tek bir yol, tek bir sokak kalmayıncaya kadar sürüp gidecek mi bu durum?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-2062820548014154914?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/2062820548014154914/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=2062820548014154914' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/2062820548014154914'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/2062820548014154914'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2008/10/sokak-adlar.html' title='Sokak Adları'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SOkDRyK-tCI/AAAAAAAAAPk/utXnpn_BP_E/s72-c/%C3%BCst+ge%C3%A7it.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-5721609856878523418</id><published>2008-09-23T10:42:00.000-07:00</published><updated>2008-09-23T11:11:29.670-07:00</updated><title type='text'>Tatil Bölüm 2- GÖCEK</title><content type='html'>Biliyordum Biliyordum! İşlerin üzerime azgın, vahşi bir hayvan gibi yığılacağını dağılıp giden kaygılarımın arılar gibi tepeme üşüşeceğini biliyordum. Bu yüzdendi, daha tatil bitmeden yaşadıklarımı yazıya dökme telaşım.  Gelince değil yazmak, söylemek bile zorlaştı, imkansız hale geldi yavaşça. Gidemeyenlerin kıskanan sözlerle yaklaşması, gidenlerin “biz de gittik ne var?” edası taşıyan bakışlar fırlatması yetiyor da artıyor insanı susturmaya. Fazlaca “insan” olmaktan kaynaklı bir dert ile anlatıyorum oysa bunları. Paylaşmak için. Ha bir de “artık serinledi” dedirten sonbahara inat yazıyorum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SNkvN9MFHsI/AAAAAAAAAPM/uxhDl4UN8_Y/s1600-h/biz.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SNkvN9MFHsI/AAAAAAAAAPM/uxhDl4UN8_Y/s400/biz.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5249278757487058626" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SNkvfI5i8hI/AAAAAAAAAPU/BXSDCj25QNA/s1600-h/DSC03475.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 111px; height: 151px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SNkvfI5i8hI/AAAAAAAAAPU/BXSDCj25QNA/s400/DSC03475.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5249279052688323090" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bu yıl Kaş’ta geçirdiğimiz ve daha ziyade benim dalış eğitimlerime dolup taşan tatilin ilk kısmının ardından kalktık Göcek’e gittik. Göcek'in görülmeye değer bir yer olduğunu, Gani Müjde’nin tekne üzerinde konuklarıyla sohbet ettiği programlarından biliyordum. Ömrünün 2-3 yıllık bir kısımını iş nedeniyle Göcek’te yaşamış olan, eşimin arakdaşı Halim’in “Müthiştir abi!Mutlaka gezin görün!Ben size yer ayarlarım!”dmesiyle Göcek Levantin Apart’ta ve Sabit Abi’nin apartında yerimizi ayırttık. (Sabit Abi de ve bu tatil boyunca tanıdığımız pek çok başka insan gibi ayrı bir blog konusu, hatta başka bir öyküye kahraman bile olabilir.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaş’tan sahil yolundan tıngır mıngır gittik.Solumuzda deniz, sağımızda dağlar... Kaputaş’ta denize girmekten vazgeçtik. Merdivenler gözümüzü korkuttu da diyebiliriz. Sahil yolu Dalyan’a kadar devam ediyor  ve yol sonra içerilere, dağlara doğru çekiliyor. Çam ormanlarının arasından kşimayı açmadan ormanın kokusunu dinleyerek önce Fethiye’ye oradan da Göcek e vardık. Göcek’e gidince gördük ki, tek hayranı Gani Müjde değilmiş. Hayran olunası bir yermiş. Cumhurbaşkanları, başbakanlar orada tatil yapıyorlarmış. Medya patronlarının, ülkenin sayılı zenginlerinin kendilerine ait koyları, küçük cennetleri Göcek’te yer alıyormuş. Ve hatta Uzan’ların olup da, zamanında TMSF’nin el koyduğu adacık da oracıktaymış. Ülker’lerin marinası oracıkta kurulmaktaymış. Venediğe benzeyen tasarımı ile Port Göcek oracıkta halen yapılmaktaymış. Swissotel kendine ait plaja sahip tek otel olarak dimdik ayakta durmaktaymış. Ve göz alabildiğine tekneler her yanda salınmaktaymış. Tek katlısı, çok katlısı, tahtası, fiberi, katamaranıyla Göcek bir başkaymış. Hatta Savarona bile orada demirli durmaktaymış . (Atatürk’ün yatı adıyla bilinen Savarona, yat olarak adlandırılması nedeniyle bana daha küçük bir deniz aracı gibi geliyordu.Değilmiş! resmen gemiymiş o gemi!) Sonuç olarak göcekteki bu “marine” zenginliği görüp hasta olanlara bir de özel hastane kurmuşlar işte tabelası!&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SNkrtds4DHI/AAAAAAAAAOk/SVuL00QDlgA/s1600-h/hastamarine.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 430px; height: 225px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SNkrtds4DHI/AAAAAAAAAOk/SVuL00QDlgA/s320/hastamarine.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5249274900743982194" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Göcek’in içinde denize girilemediğinden, her gün başka bir yerde denize girme sevdasıyla yanıp tutuştuk. Önceden planladığım ve blogumda yayınladığım plana uygun olarak koylara, yakın yerlere  gittik. İnlice’de ve Katrancı’da denize girdik. İnlice sakindi, bir kaç yurdum insanı perişan usülü karavan tatili yapmaktaydı.  Gelin görün ki Katrancı koyundaki çadırlar neredeyse üst üste konmuştu. Ve o gecekondu kalabalığı içinde, ayakkabı, karpuz bıyıklı amca, çocuk bezi, buz dolabı, yatak, kum, mayo, bulaşık her şey üst üste durmaktaydı, ve bir doğal güzellik oracıkta heba olmaktaydı. Katrancı Koyu’nun Özal zamanında birilerine satıldığı/verildiği, daha sonra geri alındığı, sonra işletmeye açıldığı ve bu günkü konumunda ondan sonra geldiği anlatıldı bize.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SNkug4gm0fI/AAAAAAAAAPE/x9ePVDrr-7w/s1600-h/DSC03489.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SNkug4gm0fI/AAAAAAAAAPE/x9ePVDrr-7w/s320/DSC03489.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5249277983136862706" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Göcek günlerimizden bir diğerinde Ölüdeniz’e düştü yolumuz. Fakat ölüdeniz ölüdeniz değil, canlı, capcanlı,  kaynamakta. Fiziki haritadan açıkça seçilebilen o doğal havuz, havuz olmaktan çıkmış, çocuklar için ayırtılmış bir doğal çiş havuzuna dönüşmüş. İnsan üstüne insan yatmakta.  Kalabalık milli parkın sınırlarını zorlamakta. Aç parantez belirtmekte fayda var, milli park burada şu anlama geliyor;  girişe para verirsiniz, arabalı iseniz ayrı, yaya iseniz ayrı para verirsiniz. Karşılığında sıklıkla yan yana dizilmiş ve para ile kiralalana şezlonglar ve de bir firmaya kiralanmış büfelerden "fast food" satın alabilme, tuvalet ve duş sırası bekleme gibi hizmeteri ücretsiz alabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse , milli parklarımızın sorunlarını bir kenara bırakalım. Sonbahar günü tatil günlerini özlemle yad ederekten yazmaya devam edelim. Ölüdeniz’in nispeten sakince bir yerinden denize girdik ve  tuzlu mu tuzlu suyun tadına baktık. Yamaç paraşütünün anayurduna gelmiştik ya, güneş gözlüklerimizin ardından gökyüzünde otuzdan fazla yamaç paraşütü saydık. Hâlâ denemek istiyorum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SNktVxuYEjI/AAAAAAAAAO0/FPhJaxrnCxQ/s1600-h/kayakoy2.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SNktVxuYEjI/AAAAAAAAAO0/FPhJaxrnCxQ/s320/kayakoy2.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5249276692825379378" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Göcek turumuzun bir diğer ayağı da Kayaköy’dü. Belkide onlarca gezi programının hepsini “buraya da gidilmeli!” arka sesi ile izleyen ben, Kayaköy’den bu kadar etkileneceğimi  düşünmüyordum açıkcası. Ancak mübadele sonrası boşaltılan bu köyün, şimdi incir ağaçlarına sahiplik yapan yıkık dökük evleri oldukça etkiledi beni. Ocaklara gerçek anlamda incir ağacı dikilmişti Kayaköy’de. Eğer boşaltılmasaydı,  konumuyla, yapılanmasıyla, mimarisiyle “Şirince” benzeri müthiş bir yer olurdu diye düşündük Emrah’la. Mübadele... Apayrı bir araştırma, yazın konusu. Etkilendik. Kayaköy'de, kayaların arasından fırlayan otlar ayaklarımız altında çıtırdadıkça burnumuza gelen o koku... Şimdi bile duyar gibiyim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göcekte bir gün de tekneyle açıldık. Bu gezi sonucunda, ne yazık ki, Göcek’teki günübirlik tekne turlarının, parayı bulan ve belki sırf bu yüzden deniz insanın sahip olduğu o naif, doygun, anlayışlı, tokgözlü halden uzaklaşan kişiler elinde rezil olduğuna şahit olduk. Göcekteki tekne turlarının daha ziyade bir cins tekne “eziyeti” oldğuna kanaat getirdik. &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SNktwLRkAeI/AAAAAAAAAO8/LEQtdWVVv2A/s1600-h/bedri+rahmi.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SNktwLRkAeI/AAAAAAAAAO8/LEQtdWVVv2A/s320/bedri+rahmi.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5249277146360447458" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Koyların kendinden menkul güzellikleri olmasa, ne o kalabalık çekilr, ne o lezzetsiz balık. Bu tekneler sadece gümbür gümbür müzikler çalarak ortamı rezil etmekle kalmıyorlar, deniz altında buluna tarihi eserlere tekneleri bağlayarak, demir atmamaları gereken yerlere demir atarak, koylara da zarar veriyorlar.  Bedri Rahmi Koyu’nda Bedri Rahmi’nin taşa nakşettiği balığı görmeye işte bu eziyetli teknelerden biri ile gittik. Taşa çizili balık bizi gördü biz hem balığı gördük hem de başında balık kadar aklı olmayanları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göcekte acep yarın denize girmeye nereye gitsek diye aranıp duruken, google maps’de “sarıgerme” yazısını gördüm. “İşte buldum!” dedim “Burası yakınmış.” Tatil planlarını bana bırakmaya dünden razıolan kocamı, ekşi sözlükten bir kaç sarıgerme entrysi okuyarak, ertesi gün oraya gitmeye razı ettim.  Önce Göcek geçidini  sonra da sağlı sollu narenciye bahçelerini arkamızda bırakarak vardık Sarıgerme’ye.  İki koca otelin tellerle çevrili arazileri arasında sıkışmış dar bir yoldan varılıyor Sarıgermede’ki Milli Parka. Araçla giriş yok. Bikaç kilomete önceden aracınızı parkedip, traktörden bozma bir çekçekle yayan olarak varabiliyosunuz parka. Keyifli oluyor. Haşlanmış mısırı da pek bir lezizi oluyor. Ve orada gerçekten ömrnüzde görüp görebileceğinzi en temiz, en derli toplu en düzenli halk plajı ile karşılaşıyorsunuz. Üstelik Türkiye’nin ortopedik engelliler için uygun tek plajı Sarıgerme’de. Vay be isteyince oluyormuş deyip, hemen yan şenzlongda yatan otel müşterisi “topless” ablalarla aynı plajı paylaşıyorsunuz. Yine de o yandaki şezlonga yatmak yasak. Neyse hava bedava su bedava diye anıp şairi, Sarıgerme’nin rüzgarlı havasında güneşlenmenin tadına varıyorsunuz.&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SNkwluhO9lI/AAAAAAAAAPc/g3T52D2-2q4/s1600-h/sar%C4%B1germe.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SNkwluhO9lI/AAAAAAAAAPc/g3T52D2-2q4/s320/sar%C4%B1germe.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5249280265377740370" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Tatilin göcek kısmı burda bitti. Devamı. Mesudiye neresi?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-5721609856878523418?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/5721609856878523418/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=5721609856878523418' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/5721609856878523418'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/5721609856878523418'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2008/09/tatil-blm-2-gcek.html' title='Tatil Bölüm 2- GÖCEK'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SNkvN9MFHsI/AAAAAAAAAPM/uxhDl4UN8_Y/s72-c/biz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-7724067385872673080</id><published>2008-09-16T11:12:00.000-07:00</published><updated>2008-09-16T11:26:21.738-07:00</updated><title type='text'>Hünkar Münkar Bilmem Ben</title><content type='html'>Bu hafta sonu bir yemek denemesi daha yaptım. "Hünkar beğendi" pişirdim. Nerden aklıma geldi? Bilmiyorum. Cuma günü iş çıkışı aklımdan geçti. Ben de cumartesi alışverişi sırasında şöyle yapıcam böyle yapıcam diyerek balandıra ballandıra anlattım kocama. Sonuç pazar akşamı soframızda duruyordu ve tam da şu aşağıdaki resme benziyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SM_5tdytwkI/AAAAAAAAAOc/aaNCRwzJ-b4/s1600-h/hunkar.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 385px; height: 377px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SM_5tdytwkI/AAAAAAAAAOc/aaNCRwzJ-b4/s320/hunkar.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5246686650396688962" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Tarife gelince; hayatımın bir döneminde izlediğim yemek tarifi programları kendiliğinden hafızamda yerini buluyor sanırım. Herhangi bir tarife bağlı kalmaksızın, kafama estiğince pişirdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarifi şöyle:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki adet orta boy patlıcanı közleyin (aluminyum folyoya sarmayın , folyo da yanıyor :) )&lt;br /&gt;kölediğiniz patlıcanların bir kaşık un, bi kaşık margarin ve bir bardak süt ile yaptığınız beşamel sos ile iyice karışltırın. Hünkar kısmı bittiiiii.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer kısım içinse yağsız dana kuşbaşı eti, bir çimdik kimyon, çok az kekik ve 2-3 yaprak defene yaprağı ve karabiberle şöyle bir karıştırın. Azıcık zeytinyağı ve tuz ilavesiyle kendi suyunda kavrulmak üzere tefal clipso düdüklü tencerenize 10 dakika kadar emnet edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hünkarın üstüne beğendiyi koyun. Üstüne maydonuzu kıyın. Afiyet olsun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Hünkar münkar bilmem ama kocamın yemeği beğendiğini biliyorum. Gerisi de boş zati!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-7724067385872673080?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/7724067385872673080/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=7724067385872673080' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/7724067385872673080'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/7724067385872673080'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2008/09/hnkar-mnkar-bilmem-ben.html' title='Hünkar Münkar Bilmem Ben'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SM_5tdytwkI/AAAAAAAAAOc/aaNCRwzJ-b4/s72-c/hunkar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-1544546047270040153</id><published>2008-08-20T10:44:00.000-07:00</published><updated>2008-08-20T10:46:09.520-07:00</updated><title type='text'>Avea'dan yeni kampnya: Şarla kazan!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SKxYMJO1ckI/AAAAAAAAAOU/mGAvwrQMrYo/s1600-h/aveaacilcikis02fa0.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SKxYMJO1ckI/AAAAAAAAAOU/mGAvwrQMrYo/s320/aveaacilcikis02fa0.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5236657432384860738" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Cep telefonu servis sağlayıcıları patlıycan,çatlıycan, atlıycan, beşi biyerde, herkesi ara 5 kuruş, sadece beni ara 2,5 kuruş, cep to ev, ev to cep, zart to zurt, cart to curt şeklinde envayi çeşit fırsat, kampanya, seçenek sunuyorlar. Bütün bunları takip etmek bir iş. İşin yoksa paso bunları takip et. Ancak bunları takip edip "en kârlı ben oldum!" diye tef zil çalaraktan gezinenelerin de benim gibi "amaaaan" diyenlerin de ceplerinden milyonlar faturalarla, kontörlerle bu servis sağlayıcılara akıyor. Bu blog yazımda sizlerle bu nadide servis sağlayıcılarımızdan Avea'yı anlatmak istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün akşam Avea müşteri hizmetlerini aradım; sevgilimle henüz evli olmadığımız dönemlerde kullandığımız öğretmen hattının birini iptla ettirmek için. Bende o hattan bir tane daha var yani. Ve kulanıyorum. Biri kullanılan birisi kullanılmayan her iki hattın da faturasını düzenli olarak çatır çatıııır ödüyorum. E madem kullanmıyoruz birini kapattıralım diye avea müşteri temsilcisi ile telefonda konuşmaya başladık, sonra olaylar beni gerdi. Ve iş bu blog yazsını yazmaya kadar geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Telesekreterin uzun süren gereksiz bilgilendirmelerinin ardından zar zor ulaştığım müşteri temsilcisinin (beni mi temsil ediyo bu cır cır ses yani?) beni anamın kızlık soyadına varıncaya kadar sorgulamasından sonra, olaylar aşağıdaki diyalogda yansıttığıma benzer şekilde gelişti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Didem:Hattımı kapatmak istiyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avea Müşteri Temsilcisi:Özel değilse nedenini öğrenebilri miyim?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;D: Artık kullanmıyorum kapatmanızı istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AMT: Geçmiş faturalaraınıza bakıyorum. Ödemeleriz falan süper tıkır tıkır.Bi sürü de avantajınız var. Hem öğretmen hattısınız, hem tüm kamusunuz, cartsınız, curtsunuz, süpersiniz. Biz size bundan böyle %25 indirim verelim sabit ücretinizin dörtte birini almayalım. Bizde kalın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;D:Hönk! Nası yani. Yok kardeşim ben kapatacam, artık ihtiyacım yok. Kullanmıyorum.iç ses: Len biz öteki hatta bunun tamamını ödüyoz ya, enayi miyiz ki biz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AMT: Bıt bıt bıt bıt bıt bıt bıt bıt ıbıt bıt ıbıtıı. (Siz harikasınız, biz kurumsalız tadında bir dizi bıt bıt teeeee fi tarihindeki faturalar.2005 ‘ten beri değerli müşterimizsiniz ana temasında 4-5 dakikayı aşkın konuşmalar.) Madem böyle ben sizden hiç sabit ücret almamayı teklif ediyorum bundan böyle. Altı ay böyle yapalım . Ne dersiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;D: Hönk!!! Hönk! (Bu aşamada iç ses dış sesle kavuşur) Nası yaaaa? Ben öteki hattıma çatır çatır ödüyorum len bu parayı. Şimdi mi aklınıza geldi böyle bişey söylemek. Zaten kullanmadığım hat için benden çatır çatır para alıyonuz. Enayi yerine mi koyuyonuz beni? Şimdi mi aklınıza geldi değerli müşteri olduğum? Ne pazarlığı lan bu?) Hayır kapatmak isitiyorum. Bu teklifinize iyice sinirlendim. Bunu kapatın ötekini de kapatacam. YETER ULEEEEN!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AMT: Bıt bıt bıt bıt bıt bıt bıt bıt ıbıt bıt ıbıtıı ( Avea harika bir şirkettir. Hattınızı kapatırsanız bida açmak isterseniz sizden mecburen gene vergi alırız. Haberiniz olsun.) Kapatmayalım kontörlüye çevirelim ücretsiz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;D: HAYIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AMT: Bıt bıt bıt bıt bıt bıt bıt bıt ıbıt bıt ıbıtıı. İsterseniz ücretsiz olarak numaranızı da değiştirebiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;D: İTTEMEYOM ULAN İTTEMEYOOOM. Bİ GİDİN: Bu saate kadar aklınız nerdeydi? Siz bizi kazıklıyosunuz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AMT: Efendim taktir edersiniz ki milyonlarca kullanıcıya tek tek bu tür fırsatları haber vermemiz mümkün değil.Bunu bir bilgisayar yapamaz.Size şimdi sunulan bu fırsatları kaçırmayın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;D: HAYIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIR (İç ses: Ulan isterseniz anasının kızlık soyadı portakal olan herkese doğum gününde portakal postalayabilecek durumdasınız beee!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AMT: Tamam efendim eğer bu kadar kararlı iseniz, gidin bir AVEA Merkez’ e elden dilekçenizi yazıp bize faxlayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;D: Hönk!Nası yaaa? Bunun için mi yarım saattir telefon parası bana giriyo? O zaman fax numarası verin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AMT: Matbuu evrak ve fax numarası size en yakın Avea Merkez’de yer alıyor efendim. Ben kaydınızı aldım. Başka bi isteğiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;D: Allah belanızı versin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç : O sinirle bi daha aradım, kullandığım hattı kapatmak istediğimi söyledim, 3 ay tüm AVEA’lılarla konuşma hakkı kazandım. Sinirli olmasam, daha lafı uzatsam dahada alırdım ama neyse, üç ay sonra bi daha şarlıycam beleşe konuşcam. Tabi 3 ay sonra başka operatöre geçmemiş olursam. Eğer Avea’lı iseniz sloganım şu: Şarlayın Kazanın!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-1544546047270040153?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/1544546047270040153/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=1544546047270040153' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/1544546047270040153'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/1544546047270040153'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2008/08/aveadan-yeni-kampnya-arla-kazan_20.html' title='Avea&apos;dan yeni kampnya: Şarla kazan!'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SKxYMJO1ckI/AAAAAAAAAOU/mGAvwrQMrYo/s72-c/aveaacilcikis02fa0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-246383766552360524</id><published>2008-08-15T06:39:00.000-07:00</published><updated>2008-08-15T06:57:44.453-07:00</updated><title type='text'>Tatil Bölüm 1- KAŞ</title><content type='html'>Tatil nasıl geçti? Aslına bakarsanız henüz geçmedi? İçimden bir ses diyor ki, rutinime geri döndüğümde bu soruya verecek tek bir yanıtım olacak. “İyiydi!” diyebileceğim sadece. Sonra koşuşturma başlayacak.Vaktim olmayacak  ya da içtenlikle yaşadığım güzellikleri anlatmak içimden gelmeyecek belki. (İçtenliğimi ancak içtenlikle iletişebildikleime verebileceğimi biliyorum içten içe.) Türk kahvemden bir yudum daha alıp, dalga sesini dinlerken koyuluyorum geride bıraktıklarıma dair notlar almaya...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bölüm 1 (KAŞ)&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SKWHjxiCF2I/AAAAAAAAAN0/M5eBl3fSqNg/s1600-h/kas2.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SKWHjxiCF2I/AAAAAAAAAN0/M5eBl3fSqNg/s320/kas2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5234739190549321570" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kaş günleri geçen yıl balamızı Kaş’ta geçirmemizle başladı benim için. İçim o vakit ısınmıştı Kaş’a. Bu yüzden bu sene de tatailin bir kısmının Kaş’ta geçeceği taaa en başından belliydi. Emrah özlüyor Kaş’ı. Benim geride kalan bütün bir yıl boyunca dalış eğitimi almak istediğimi söyleyip durmamın da Kaş’a gelmemizde büyük payı var tabii. Sonuç olarak epeyce önceden MedusaHotel’de yer ayırtıldı. Ayrıca Medusa Hotel’e varınca görüldü ki, geçen seneki aynı odayı ayırmışlar bize. Pek hoşumuza gitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tatil öncesi dalış eğtimi nerden alınır? PADI mi yoksa CMAS mı alınır? gibi sorularına yanıt arandı. Volkan’a danışıldı. &lt;a href="http://www.dragoman-turkey.com/"&gt;Dragoman&lt;/a&gt;’den haftalar önceden rezervasyıon yaptırıldı- tarafımdan. Emrah’ın bendeki bu macera düşkünlüğüne kapılmaya hiç niyeti yoktu. "Ben bu tatilde yatıcam; kitabımı okuycam." diyerekten tatil anlayışını en başıından gayet açık ve net bir şekilde ortaya koydu zaten.  Bu nedenle, tatile çıkmadan önce kitaplar aldım ben ona &lt;a href="http://www.ideefixe.com/vitrin/default.asp"&gt;ideefixe&lt;/a&gt;’ten. Şezlongunda yatıp, denizde kulacını atıp , kitabını okumak isteyen kocama gerekli alt yapıyı hazırladım. O da bana dalış eğitimi için gereken alt yapıyı hazırladı. Gerekli yüreklendirmeyi yaptı sağolsun.(Gazı verdi). Arabanın arka koltuğunda duran bir koli dolusu kitabın üzerini havlu ile örtüp. Kaş’ta konuşlandık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelin görün ki daha ilk günden mızmızlanmaya başladım. Tatil için sabahın altısında yola düşen ve bir önceki gece iş nedeniyle ikiye dek döküman döktürmüş olan ben deniz dalış kursuna o gün başlamak istemiyordum. “E tatil dinlenmek için değil mi? ben yatarım! Benene, benene!” diye omuzlarımını oynatıp, homurdanırken vardık Dragoman’e. Oracıkta, bir sonraki gün dalış eğitimine başlanması ve videonunun da akşama izlenmesinin eğitmen-öğrenci-koca iş birliği ile kararlaştırılması sonu dalış m&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SKWI3ISxYvI/AAAAAAAAAN8/JVN4WtiB-XM/s1600-h/kas1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SKWI3ISxYvI/AAAAAAAAAN8/JVN4WtiB-XM/s320/kas1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5234740622588470002" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;aceram başladı. Bu iş öyle, Deniz’in değimiyle “tay tay tüy tüy” yapılacak bir iş değil. Dalış eğitimi dediğin ciddi ve didiplinli bir iş. (her yerde değil tabi ama ben öyle bir yerde öğrendim) Okuyorsun, hesaplıyorsun yazıyorsun, dalıyorsun, video izliyorsun, dalıyorsun, çıkıyorsun, dalıyorsun, çıkıyorsun. Ersin Hoca yaptığın işi beğenmezse bir daha yapıyorsun. Teçhizatı taşımak zaten zor, kurması bir ayrı dert. Akşam oluyor quiz olyorsun. Anaaaa resmen yoruluyorsun. Sonuç olarak keyif aldım mı? Aldım. Bazı tırstığım oldu mu? Olduuu. Kendime şaştım kaldım mı? Kaldııım. Gerçek ve kocamaaaan bir caretta carettayı çok yakından gördüüüm. Adını bilmediğim balıklarla tanıştıım. Deniz yıldızlarına yakından baktıım. Eğitim işi dalışın en zahmetli kısmı ama yine de ben bu işten zevk aldııım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk gün açılmayan kulağım ve son gün yorgunluktan yarım kalan bi kaç koşul nedeniyle open water sertifikamı alamadım, ama scuba diver sertifikamı aldım. En kısa zamanda (gelecek yıl) gidip open water sertifikamı da alacağım. (Not: en çok sekiz metrede maske çıkarmayı bi de regülatörümü bulma egzersizi yapmayı seviyorum badi’m zeynep bilir!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sırada geçen yıldan beri hayalini kurduğumuz üzere, öğlenleri süper pan-cake’ler yedik ve akşamları da mercan’da balık keyfimizi yaptık. E tabi insan Ankara’da öyle lagos’tu kılıç’tı karidesti deniz ürününe doyamıyor. Hımmm nefismiş diyerekten, keyfi ünleyerekten Mercanda rakı balık yaptık kocamla. Sefamız olsun.&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SKWJyD5zc6I/AAAAAAAAAOE/r1WgCeP5vw0/s1600-h/kas3.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SKWJyD5zc6I/AAAAAAAAAOE/r1WgCeP5vw0/s320/kas3.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5234741635022287778" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Kaş’ın unutulmazlarından biri de sevgili eşimin doğum günüsüydü. Öyle bir durumdaydım ki; özetle, dalıyorum, yorgunum, kocama nasıl bir sürpriz yapsam diye düşünüyorum, suyun altından seni seviyorum diye bağısam duymayacak (blululup lbubulublbulbup). Dalış Hocam Ersin’e sordum, badi’me sordum bi yaratıcı fikir çıkmadı. Zaten şaşkın bir çift olaraktan Kaş’tan ayrılacağımız gün konusunda yanılgıya düşmüşüz, bavulları bir gün önceden toplayıp odayı boşaltmışız ve öğrenmişiz ki o gün değil ertesi gün ayrılıyoruz otelden. Haydaaaa. Yeni baştan Medusa Otel’in 1568 adet merdivenini elimizde bavullarla çıkıp Peter’ın deyimi ile cardio egzersizin dibine vurmuşuz. E nası yapsak derken, o öğlen gidip pastaneden bir pasta beğendim. Pelin, Tevhide ve Güvenç’le akşama yemeği yemeyi olayını ayarladım. Emrahcığım’a Dejavu da bira içerken istek yapıp comfortably Numb çaldırdım. E peki pasta nereye gelecek. Otele olmaz. Yemek yediğimiz yere gelsin. Spagettici de akşam yemeği makarna-şarap konusunda karar kılınması ile pastacıyı gizliden aradım. Saat verdim. Sağolsunlar onlar da verdiğim saatten 1 saat evvel getrmişler pastayı, haberi olmayan sapegettici geri göndermiş. Bi kaç kaş göz hareketi ve gizli diyalog sonucu pasta, sapgetticinin çabaları sonucu spagetticiye geldi. Leziz makarnaların ardından Emrah’cığmın şaşkın bakışları eşliğinde masadaki yerini buldu. İyi ki doğdun kocacıııım! Seneye de başka güzel bir tatil yöresinde kutlarız doğum gününü inşallaaaah!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);"&gt;Tatil'in diğer bölümleri de gelicek. Beni bekleyin anacığım. Ya da to be continued!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-246383766552360524?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/246383766552360524/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=246383766552360524' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/246383766552360524'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/246383766552360524'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2008/08/tatil-blm-1-ka.html' title='Tatil Bölüm 1- KAŞ'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SKWHjxiCF2I/AAAAAAAAAN0/M5eBl3fSqNg/s72-c/kas2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-8957943846923925694</id><published>2008-07-20T23:18:00.000-07:00</published><updated>2008-07-28T12:22:55.124-07:00</updated><title type='text'>TATİL -ecek -acak</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SI4afhzDgcI/AAAAAAAAANs/AfZ13g6kMRY/s1600-h/dalariken.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SI4afhzDgcI/AAAAAAAAANs/AfZ13g6kMRY/s320/dalariken.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5228145346374500802" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:trackmoves/&gt;   &lt;w:trackformatting/&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:donotpromoteqf/&gt;   &lt;w:lidthemeother&gt;TR&lt;/w:LidThemeOther&gt;   &lt;w:lidthemeasian&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeAsian&gt;   &lt;w:lidthemecomplexscript&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeComplexScript&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;    &lt;w:splitpgbreakandparamark/&gt;    &lt;w:dontvertaligncellwithsp/&gt;    &lt;w:dontbreakconstrainedforcedtables/&gt;    &lt;w:dontvertalignintxbx/&gt;    &lt;w:word11kerningpairs/&gt;    &lt;w:cachedcolbalance/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;   &lt;m:mathpr&gt;    &lt;m:mathfont val="Cambria Math"&gt;    &lt;m:brkbin val="before"&gt;    &lt;m:brkbinsub val="--"&gt;    &lt;m:smallfrac val="off"&gt;    &lt;m:dispdef/&gt;    &lt;m:lmargin val="0"&gt;    &lt;m:rmargin val="0"&gt;    &lt;m:defjc val="centerGroup"&gt;    &lt;m:wrapindent val="1440"&gt;    &lt;m:intlim val="subSup"&gt;    &lt;m:narylim val="undOvr"&gt;   &lt;/m:mathPr&gt;&lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" defunhidewhenused="true" defsemihidden="true" defqformat="false" defpriority="99" latentstylecount="267"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="0" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Normal"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="heading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="35" qformat="true" name="caption"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="10" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" name="Default Paragraph Font"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="11" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtitle"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="22" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Strong"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="20" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="59" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Table Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Placeholder Text"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="No Spacing"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Revision"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="34" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="List Paragraph"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="29" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="30" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="19" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="21" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="31" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="32" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="33" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Book Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="37" name="Bibliography"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" qformat="true" name="TOC Heading"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face  {font-family:Wingdings;  panose-1:5 0 0 0 0 0 0 0 0 0;  mso-font-charset:2;  mso-generic-font-family:auto;  mso-font-pitch:variable;  mso-font-signature:0 268435456 0 0 -2147483648 0;} @font-face  {font-family:"Cambria Math";  panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4;  mso-font-charset:1;  mso-generic-font-family:roman;  mso-font-format:other;  mso-font-pitch:variable;  mso-font-signature:0 0 0 0 0 0;} @font-face  {font-family:Calibri;  panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4;  mso-font-charset:162;  mso-generic-font-family:swiss;  mso-font-pitch:variable;  mso-font-signature:-1610611985 1073750139 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal  {mso-style-unhide:no;  mso-style-qformat:yes;  mso-style-parent:"";  margin-top:0cm;  margin-right:0cm;  margin-bottom:10.0pt;  margin-left:0cm;  line-height:115%;  mso-pagination:widow-orphan;  font-size:11.0pt;  font-family:"Calibri","sans-serif";  mso-ascii-font-family:Calibri;  mso-ascii-theme-font:minor-latin;  mso-fareast-font-family:Calibri;  mso-fareast-theme-font:minor-latin;  mso-hansi-font-family:Calibri;  mso-hansi-theme-font:minor-latin;  mso-bidi-font-family:"Times New Roman";  mso-bidi-theme-font:minor-bidi;  mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault  {mso-style-type:export-only;  mso-default-props:yes;  mso-ascii-font-family:Calibri;  mso-ascii-theme-font:minor-latin;  mso-fareast-font-family:Calibri;  mso-fareast-theme-font:minor-latin;  mso-hansi-font-family:Calibri;  mso-hansi-theme-font:minor-latin;  mso-bidi-font-family:"Times New Roman";  mso-bidi-theme-font:minor-bidi;  mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault  {mso-style-type:export-only;  margin-bottom:10.0pt;  line-height:115%;} @page Section1  {size:595.3pt 841.9pt;  margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt;  mso-header-margin:35.4pt;  mso-footer-margin:35.4pt;  mso-paper-source:0;} div.Section1  {page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable  {mso-style-name:"Table Normal";  mso-tstyle-rowband-size:0;  mso-tstyle-colband-size:0;  mso-style-noshow:yes;  mso-style-priority:99;  mso-style-qformat:yes;  mso-style-parent:"";  mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt;  mso-para-margin-top:0cm;  mso-para-margin-right:0cm;  mso-para-margin-bottom:10.0pt;  mso-para-margin-left:0cm;  line-height:115%;  mso-pagination:widow-orphan;  font-size:11.0pt;  font-family:"Calibri","sans-serif";  mso-ascii-font-family:Calibri;  mso-ascii-theme-font:minor-latin;  mso-fareast-font-family:"Times New Roman";  mso-fareast-theme-font:minor-fareast;  mso-hansi-font-family:Calibri;  mso-hansi-theme-font:minor-latin;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style=""&gt;Kaş&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;’ta neler yapılacak?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;4 günlük dalış eğitimi alınacak. Denizin tadına varılacak.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Dejavu’da gün batarken bira-patates keyfi yapılacak.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Her türlü deniz ürününe doyulacak, karides tavaya hayır denmeyecek.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Müthiş leziz fesleğenli spagettiler tadılacak&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Uzunçarşı Caddesinde akşam yürüyüşleri yapılacak. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Bol bol kitap okunacak.(Kitaplar idefix'ten sipariş edildi bile. arabanın arkasında bir koli olacak sanırım)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style=""&gt;Göcek-Fethiye-Dalyan’da&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; ne yapılacak?&lt;br /&gt;Çarşıda bol bol yürünecek&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Antik Tiyatro gezilecek.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Günlerden Ptesi değilse Fethiye Müzesi ziyaret edilecek.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Kayaköy’e gidilecek. (Eski adı ile Levisi) &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Günlük turlarla denize açılınacak.(Tersane Adası, Domuz Adası, Zeytin Ada, Hamam Koyu... Taşyaka Koyu'nda, Bedri Rahmi'nin bir kaya üzerine yaptığı balık resmi varmış.)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Karagözler ve Çalış Plajları, Boncuklu Koy da yüzülecek.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Ölüdeniz’e gidilecek (mümkünsde haftasonu olmasın) yamaç paraşütü yapanlar ağzı olarak izlenecek. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; Vakit olursa Belcekız ve Kıdrak ve bir de Katrancı ve Günlüklü Koyları’nda da suyun tadına varılacak.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Kelebekler Vadisi'ne deniz yolu ile gidilecek.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Fethiye'nin meşhur ''çemenli tost''u denenecek&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;(Yemek tavsiyesi Fethiye Çarşısı no:13-Meğri Restaurant imiş)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Dalyan’a uğranacak Çamur banyosu, İztuzu Sahili, Kaunos Antik Kenti, kral mezarları derken vakit yetecek mi? Mümkünse kanalda yol alı nacak, carettalar ziyaret edilecek.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Köyceğiz’de görmeye değer sanırım.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Göcek tekne turuna çıkılacak ve şahane lokantalarda leziz yemekeler yenecek&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Vakit olursa Gökova ve Akyaka ziyaret edilecek.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Datça&lt;/span&gt;'da neler yapılcak?&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Ovabükü, Hayıtbükü, Palamütbükü, o bükü bu bükü'ne gidilecek. Denize girliecek.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Ender Kaptan'la tekne turuna çıkılacak. Eşsiz koylardan cup cup suya atlanacak.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" face="trebuchet ms" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Deniz ve Esin'in tavsiyesine uyulacak ve fevzi'nin yerine gidilecek, eşsiz mezelerden tadılacak.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal; font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal; font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Dahası da yapılır bunların, azı da yapılır. Enerji yeterse, para yeterse, sevgili kocacığımın elindeki kitabını bırakıp şezlongundan kalkmaya gönlü olursa.... Sağlığımız, keyfimiz, huzurumuz yerinde olsun da...Valla tatilin planı güzel. Kendi güzel. Bekliyorum.Hevesle....&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:100%;"  &gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-8957943846923925694?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/8957943846923925694/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=8957943846923925694' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/8957943846923925694'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/8957943846923925694'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2008/07/tatil-ecek-acak.html' title='TATİL -ecek -acak'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SI4afhzDgcI/AAAAAAAAANs/AfZ13g6kMRY/s72-c/dalariken.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-6012450412481219089</id><published>2008-07-10T08:25:00.000-07:00</published><updated>2008-07-10T08:31:50.317-07:00</updated><title type='text'>Artıkın benim de bir Lap Top'um var</title><content type='html'>Hem de bu satırları onunla yazıyorum. heyoooooooo&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-6012450412481219089?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/6012450412481219089/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=6012450412481219089' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/6012450412481219089'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/6012450412481219089'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2008/07/artkn-benim-de-bir-lap-topum-var.html' title='Artıkın benim de bir Lap Top&apos;um var'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-8993068598151879088</id><published>2008-07-03T23:01:00.001-07:00</published><updated>2008-07-03T23:01:24.546-07:00</updated><title type='text'>Tatil planımız</title><content type='html'>2-8 ağustos-Kaş&lt;br /&gt;8 ağustos cuma fethiye Kayaköy&lt;br /&gt;9 ağustos cumartesi dalyan&lt;br /&gt;10 ağustos pazar ölüdeniz kelebekler vadisi&lt;br /&gt;11 ağustos pazartesi göcek&lt;br /&gt;12 ağustos salı göcek&lt;br /&gt;13 ağustos çarşamba datça&lt;br /&gt;14 ağustos perşembe datça&lt;br /&gt;15 ağustos cuma datça&lt;br /&gt;16 ağustos cumartesi datça&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-8993068598151879088?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/8993068598151879088/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=8993068598151879088' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/8993068598151879088'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/8993068598151879088'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2008/07/tatil-planmz.html' title='Tatil planımız'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-6474143474993902428</id><published>2008-06-26T08:23:00.000-07:00</published><updated>2008-06-26T08:34:07.059-07:00</updated><title type='text'>Geride baş ağrısı bırakan...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://hallice.blogspot.com"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SGO2YGkGhYI/AAAAAAAAANk/Wz-XcpbG8e0/s320/total%2Beclipse.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5216213318620317058" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu büyük lokmayı yutarsın, yutamazsın. Bazen yaşamın kendisi büyükçe bir lokmadır, çiğner çiğner durursun. Yaşam bu yaşarsın, duramazsın. Kimi defa bir şeyi kabullenmek büyüklüğün şanındandır. Çalışır dururusun kabullenip duramazsın. Bazı sorunların çözümünde kabullenmek, farkında olmak ve durduğun yeri değiştirmek gerekir. Aynı yerdeyim, çaba sarfetmek işe yaramıyor.  Kabullenemiyorum, olmuyor.  Sürekli başa dönmekten sıkıldım. Geride baş ağrısı bırakan diyaloglardan sıkıldım. Bunun da bir kırılım noktası vardır elbet. Jeton düşer elbet. Düşer mi? Bilmem.....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resim: Teşekkürler &lt;a href="http://hallice.blogspot.com/search"&gt;Hallice&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-6474143474993902428?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/6474143474993902428/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=6474143474993902428' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/6474143474993902428'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/6474143474993902428'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2008/06/geride-ba-ars-brakan.html' title='Geride baş ağrısı bırakan...'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SGO2YGkGhYI/AAAAAAAAANk/Wz-XcpbG8e0/s72-c/total%2Beclipse.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-7688415034356891050</id><published>2008-06-24T12:05:00.000-07:00</published><updated>2008-06-24T12:24:44.353-07:00</updated><title type='text'>Bir nefes İzmir</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SGFIIMl76nI/AAAAAAAAAM8/sp1C1aReWno/s1600-h/DSC03265.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SGFIIMl76nI/AAAAAAAAAM8/sp1C1aReWno/s320/DSC03265.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5215529149128239730" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İzmir’in kavaaakları, dökülür yaprakları. Bizzat gittik, gördük, geldik. Efendim pek tatlı, ancak kısa bir bir tatildi. Anne babamızın elini öptük. Lezzetli yemeklerinden yedik. Karpuza doyduk. En önemlisi hasret giderdik. Bu hasret denen şey yaşla doğru orantılı olarak artan bir tad bırakıyormuş damakta. Öyle dedi annem. Anladım demek kolay yaşamak zor belli ki. Belki anne olunca. Kim bilir?&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SGFHZ5obBfI/AAAAAAAAAM0/_lj8kEQe_8k/s1600-h/DSC03280.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SGFHZ5obBfI/AAAAAAAAAM0/_lj8kEQe_8k/s320/DSC03280.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5215528353764410866" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Pazar günü Alaçatı’da tüylerimi diken diken eden serin sularda yüzdüğüme kendim bile inanamıyorum. Kumruyu yediğime inanıyorum! He he…. Fotoğraftan bile kokusu geliyor şimdi. Hmmm mis gibi. Sakızlı dondurmanın ve Alaçatı’nın lavanta kokulu esintisinin fotoğraflarını çekmedim. Kimsenin canı çekmesin. Tanrı kimseyi bozkıra mahkûm etmesin.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SGFHB5fGpAI/AAAAAAAAAMs/jdVv4FEjesY/s1600-h/DSC03249.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SGFHB5fGpAI/AAAAAAAAAMs/jdVv4FEjesY/s320/DSC03249.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5215527941408465922" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;İşin özü tadı damaklarda kalan bir üç gün geçirdik. Şimdi geri dönmeli mi tezin telaşına? İşin gücün telaşlına. Döndüm bile. Darısı bir dahaki tatile …&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Giderek artan bir şekilde İzmir milliyetçisi olma yolunda ilerliyom Gari! (Teşekkürler Kocacım!)&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-7688415034356891050?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/7688415034356891050/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=7688415034356891050' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/7688415034356891050'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/7688415034356891050'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2008/06/bir-nefes-izmir.html' title='Bir nefes İzmir'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SGFIIMl76nI/AAAAAAAAAM8/sp1C1aReWno/s72-c/DSC03265.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-5969714522621767126</id><published>2008-06-16T10:12:00.000-07:00</published><updated>2008-06-16T10:26:16.050-07:00</updated><title type='text'>Last Fm - Nice Fm</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SFahwEJj8LI/AAAAAAAAAMk/lSjSFkyvpWk/s1600-h/last+fm.png"&gt;&lt;img style="cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SFahwEJj8LI/AAAAAAAAAMk/lSjSFkyvpWk/s320/last+fm.png" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5212531465847566514" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SFahnd2cNCI/AAAAAAAAAMc/lIW1xch6eBk/s1600-h/last-fm_audioscrobbler_logo.jpg"&gt;&lt;img style="cursor: pointer; width: 179px; height: 157px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SFahnd2cNCI/AAAAAAAAAMc/lIW1xch6eBk/s320/last-fm_audioscrobbler_logo.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5212531318127866914" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Efendim varsayalım ki ders çalışıyorsunuz. Değil dönüp dönüp dinlediniğniz albümler, kendinizden bile sıkılmışsınız. Müzik, müzikler, albümler,music falan filan diye  adlandırdığınız  klasöre dokunmadan açıyorsunuz tarayıcınızı "http://www.last.fm/" yazıyosunuz. Canınızın istediğini dinliyosunuz. Hemi de radyo gibi. Pek güzel pek. Bayıldım. Çağdaş arkideşime teşekkürlerimi sunuyorum. İş yerinde websense takılıyor ama evde bir numara oldu valla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LAst Fm'in tek becerisi, radyo gibin çalıp çığırması değil tabi ki. Kendisi bir web 2.0 teknolojisi. (ekşisözlük deyimiyle- ota boka teknoloji demek :) ) Şarkıları "tag"lemek mümkün. Arkadaşınız olabiliyo. Profiliniz olabiliyo. Efendim, blogger için eklentisi bilem var. Şu anda blog yazarınız yüksek lisans çalışmaları ile pek bir meşgul olduğundan kendisi sadece müzik kısmıyla ilgileniyo. Ama bi blog eklentisi de canı istiyo hani. Bekleyiniz...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-5969714522621767126?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/5969714522621767126/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=5969714522621767126' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/5969714522621767126'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/5969714522621767126'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2008/06/last-fm-nice-fm.html' title='Last Fm - Nice Fm'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SFahwEJj8LI/AAAAAAAAAMk/lSjSFkyvpWk/s72-c/last+fm.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-2591164211473752098</id><published>2008-06-08T22:58:00.001-07:00</published><updated>2008-06-08T22:58:53.476-07:00</updated><title type='text'>DERSANEKOLİK Mİİİ?</title><content type='html'>&lt;p class="MsoNormal"&gt;Bu halk dersanekolik olmuş!&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Haydaaa niye ki?&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Aldıkları üç kuruş maaşın yarısını dersaneye ödemekten zevk alan babalar var mirim!&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Allah Allah!&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Bir de çocuklar zevkalıyorlar çocukluklarını dersane ve ev araso paralamaktan!&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Yaaa işte böyle.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;“ÖSS’ye inat, yaşasın hayat!” diye ellerini betonlara&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;gömen, slogan atan yürüyüş yapan çocuklar peydah olmaya başladı bir de. Nerden çıktı ki bunlar acaba?&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Bu halk dersanekolik olmuş!Böyle kendiliğinden. Ondan dolayı canına tak etmiş çoıcukların yolara düşmüşler.Herhalde...&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Yoksa bu işte milli eğitimle her seçim dönemi yap boz tahtası misali oynayanların bunda hiç katkısı yokmuş. Bu halk dersanekollik olmuş!&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-2591164211473752098?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/2591164211473752098/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=2591164211473752098' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/2591164211473752098'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/2591164211473752098'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2008/06/dersanekolik-miii.html' title='DERSANEKOLİK Mİİİ?'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-2397086645131324935</id><published>2008-06-03T12:34:00.000-07:00</published><updated>2008-06-03T12:43:05.285-07:00</updated><title type='text'>Aşık Didem der ki!</title><content type='html'>&lt;p style="margin: 0in; font-family: Calibri; font-size: 11pt;"&gt;Güzelleme desen değil, destan desen olmaz, divan şiiirimi deseeem halk şirirmi deseeeeem bilemiyorum. Tatil fotolarına baktım, ağıt yaktım diyelim. Eline sazı alıp besteleyen olursa, türküsünü de çığırırım elbet!&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p style="margin: 0in; font-family: Calibri; font-size: 11pt;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SEWei24LJ6I/AAAAAAAAAMM/SSveTzbEKlI/s1600-h/cry.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 230px; height: 277px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SEWei24LJ6I/AAAAAAAAAMM/SSveTzbEKlI/s320/cry.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5207742865807714210" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin: 0in; font-family: Calibri; font-size: 11pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin: 0in; font-family: Calibri; font-size: 11pt; text-align: center;"&gt;Yıllardır çalıştım durdum, &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="margin: 0in; font-family: Calibri; font-size: 11pt; text-align: center;"&gt;Beş dakika mola verdim&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="margin: 0in; font-family: Calibri; font-size: 11pt; text-align: center;"&gt;Emek emek tezdir mezdir yaparken&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="margin: 0in; font-family: Calibri; font-size: 11pt; text-align: center;"&gt;Keyifleri yad ellere verdim.&lt;/p&gt;&lt;p style="margin: 0in; font-family: Calibri; font-size: 11pt; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="margin: 0in; font-family: Calibri; font-size: 11pt; text-align: center;"&gt; &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="margin: 0in; font-family: Calibri; font-size: 11pt; text-align: center;"&gt;Tatilin kokusu burnumda tüterken&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="margin: 0in; font-family: Calibri; font-size: 11pt; text-align: center;"&gt;Eski fotolara baktım da geldim&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="margin: 0in; font-family: Calibri; font-size: 11pt; text-align: center;"&gt;Bozcaada, Alaçatı, Ayvalık, Datça derken&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="margin: 0in; font-family: Calibri; font-size: 11pt; text-align: center;"&gt;Gözümden yaşı döktüm de geldim&lt;/p&gt;&lt;p style="margin: 0in; font-family: Calibri; font-size: 11pt; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="margin: 0in; font-family: Calibri; font-size: 11pt; text-align: center;"&gt; &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="margin: 0in; font-family: Calibri; font-size: 11pt; text-align: center;"&gt;Ne derdim var "methodology" ile&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="margin: 0in; font-family: Calibri; font-size: 11pt; text-align: center;"&gt;Bir derdim varsa o da kendim ile&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="margin: 0in; font-family: Calibri; font-size: 11pt; text-align: center;"&gt;İstatistiği bir bir sayıp dökerken &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="margin: 0in; font-family: Calibri; font-size: 11pt; text-align: center;"&gt;Geceleyin uykusuz kaldım da geldim&lt;/p&gt;&lt;p style="margin: 0in; font-family: Calibri; font-size: 11pt; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="margin: 0in; font-family: Calibri; font-size: 11pt; text-align: center;"&gt; &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="margin: 0in; font-family: Calibri; font-size: 11pt; text-align: center;"&gt;Çalış çabala bulursun belki bir pul&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="margin: 0in; font-family: Calibri; font-size: 11pt; text-align: center;"&gt;Ümit et yılma, sen değilsin ki tek kul&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="margin: 0in; font-family: Calibri; font-size: 11pt; text-align: center;"&gt;Deyin ki Didem'e kır dizini çalış &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="margin: 0in; font-family: Calibri; font-size: 11pt; text-align: center;"&gt;Çalış ki vaktinde bu dertten kurtul! &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-2397086645131324935?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/2397086645131324935/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=2397086645131324935' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/2397086645131324935'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/2397086645131324935'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2008/06/ak-didem-der-ki.html' title='Aşık Didem der ki!'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SEWei24LJ6I/AAAAAAAAAMM/SSveTzbEKlI/s72-c/cry.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-3977167123091754195</id><published>2008-05-28T00:19:00.000-07:00</published><updated>2008-05-28T00:22:11.399-07:00</updated><title type='text'>We don't need nooo education.</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SD0H8wqNCjI/AAAAAAAAAME/1C8Q99GmqTY/s1600-h/wall.jpeg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SD0H8wqNCjI/AAAAAAAAAME/1C8Q99GmqTY/s320/wall.jpeg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5205325484745624114" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);"&gt;Üniversitelerin kontenjanları arttırılsın! Arttırılsın buna bir itirazım yok. Daha fazla insan üniversite öğrenimi yapma şansı bulsun! Ne var bunda...Ve fakat içinden geçtiğim süreçlerin bana sordurduğu sorular var. Gerçi kimse yanıtlamıyor bu soruları. Soruları yanıtsız bırakmak bir cins erdem. Ama yine de soralım.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt; &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 51);"&gt;* Kontenjan artırımı yapılırken kontenjanı arttırılacak bölümlerin neler olması gerektiği araştırılmış, hesaplanmış, bir mantığa ya da gerekçeye oturtulmuş mu?&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);"&gt;Bu ülkede istihdam problemi ile karşı karşıya kalan çok sayıda farklı bölüm mezunu var. Fen bilgisi öğretmenliğinden mezun olup, milli eğitim açtığı 2 tane kontenjana yerleşebilmek için savaş veren yüz binler var örneğin.&lt;/span&gt; &lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);"&gt;   &lt;br /&gt;* &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 51);"&gt;Kontenjan artırımı yapılan okullarda öğretim elemanı sayısı yeterli mi?&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);"&gt;Ülkenin en iyi üniversitelerinden birinde okudum. Ben bile öğretim elemanı sıkıntısıyla karşılaştım. Diğer üniversitelerdeki durumu varın siz tahmin edin! Daha geçtiğimiz aylarda ülkedeki asistan- öğretim elemanı kadrolarını “donduran” da aynı karar vericiler değil miydi?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);"&gt;    * &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 51);"&gt;Kontenjan artırımı için yeterli mali ve fiziksel kaynak sağlanıyor mu?&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);"&gt;Mesela;bir kara tahta olsun; bir de hoca olsun; hoca anlatsın anlatsın.... Herkes evine dönsün. Üniversite eğitimi, bu mantık ile yürüyen bir eğitim!se sıkıntı yok. Bu kolay. Veririz Hasan Ustaya iki sıra yapar, iki de sandalye yapar. Sıkış tıkış oturur çocuklar ama okurlar sonuçta. Olur olur çok güzel olur. Yahu bunu laboratuarı var. Bilgisayarı var. Yurdu var. Ulaşımı var. Yemeği var. Bütün bunların nasıl sağlanacağı hesap ediliyor mu? Yoksa yöntem olarak, üniversite kontenjanını dershaneye gidecek parası olan; yurdu, iyi yerde tanıdığı olan , bilgisayar laboratuarındaki yeri, erken gelen alır yöntemi mi benimseniyor?&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 51);"&gt;Üniversiteden mezun olan ne iş yapacak peki?&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);"&gt; Sorusunu hiç sormuyorum. İstihdam paketini falan bir kenara bırakıyorum. Sosyal güvenlik yasa tasarısını başka bir tarafa bırakıyorum. Sonuç olarak hayata atılmaları 4 yıl daha geciktirilmiş, eğitilmiş gibi yapılmış bir gençlik ordusu ile karşılaşmak istemiyorum. Kim toplayacak bu akılları başa.... Bir şarkı anımsatıyor tüm bunlar bana. We don't need nooo education.....&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-3977167123091754195?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/3977167123091754195/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=3977167123091754195' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/3977167123091754195'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/3977167123091754195'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2008/05/we-dont-need-nooo-education.html' title='We don&apos;t need nooo education.'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SD0H8wqNCjI/AAAAAAAAAME/1C8Q99GmqTY/s72-c/wall.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-5980330049164520759</id><published>2008-05-25T12:39:00.000-07:00</published><updated>2008-05-25T12:43:06.697-07:00</updated><title type='text'>Dikiş diken Leydi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.bednarik.non-profit.nl/images/22__At_the_sewing_machine_the_artists_wife.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SDnAqgqNCiI/AAAAAAAAAL8/eASiWRZHBmk/s320/leydi.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204402680957307426" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Şu an itibariyle aslına bakarsanız tezin bir bölümünü yazıyor olmam gerek. Lakin bir dar boğaz hadisesi ile karşı karşıya kalmış durumdayım. Ya da bambaşka bir analoji ile devam edecek olursak, insan gücüyle çalışan bir dikiş makinesinde tıngır mıngır dikmekte iken, ipe fabrika hatası, önlenemez gereksiz bir düğüm denk geldi de; çat diye kopuverdi iplik. İpliği yerine takıp yediden devam edeceğim. Ağır aksak, tıkır mıkır ben bu yoldan devam edeceğim. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;E güzel. E peki gelin görün ki, sanki makinenin başında ağır aksak dikiş dikmekte olan bu leydi(hikayenin bu kısmında leydi analojisi kendiliğinden çıkageldi. Leydiler dikiş diker mi?) zaman zaman bozulmakta. Leydinin omuzları ağrımakta, dizleri sancımakta, midesi yanmakta. Teninin çeşitli yerlerinde kırmızı lekeler belirmekte. Ve leydi bu duruma dellenmekte. (Bir Leydi nasıl dellenbilirse siz hayal edin artık!)&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Uçuşan elbise kolları ile ellerini sağa sola savurarak dellenebilir pekala…&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;İşte böyle.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Efendim ayrıca bu hafta sonu da Leydi planladığı çoğu şeyi yapamamış ancak planlamadığı pek çok güzel şeyle karşılaşmış durumda. Güneş bebeğe hoş geldin demek gibi mesela. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Leydi bu planlama olayına fena halde kafayı takmakta. Hâlbuki ne var kafayı takacak değil mi efendim. Zaman kendi ritminde kendiliğinden akmakta, su yolunu bulmakta. Yapmak istediklerim, &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;yapmak istediklerim, yapmak istediklerim yapmak istediklerim şeklinde ekho yapıp duran cümlecikleri genellikle bir kenara atmakta. Sanırım bu konuyu bir bilene danışmakta fayda var diye düşünmekte Leydi. Sonra kelin kendine merhemi olmadığını anımsamakta. “Ben çok iyi bir veteriner olabilirdim.” diyen bambaşka bir konuda uzman, ve yaptığı işi de iyi yaptığını düşündüğü hocasını hatırlayıp, aklını başına toplayıp yamaya koyulmakta.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Az önce yuttuğum mide ilacı ile Leydiyi biraz rastlattı sanırım. Bu gece ardı ardına sıralı renkli bi o kadar da huzursuz edici, gürültülü ve kötü çekilmiş klipleri andıran, &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;bir dizi rüya görmemeyi dileyerekten çekip gitti Leydi.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Bu haftasonu Güneş bebek dünyaya geldi. Berna anne oldu. Çok yağmur yağdı. Mehmet’in annesi ömrümde yediğim en leziz sarmaları getirdi. &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;Ben 10 tane cici deneyip birini bile beğenip almadım. Leydinin kulaklarını çınlattım. Nasıl olacak bu işler? Derken, tezimin başına yollandım. &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-5980330049164520759?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/5980330049164520759/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=5980330049164520759' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/5980330049164520759'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/5980330049164520759'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2008/05/diki-diken-leydi.html' title='Dikiş diken Leydi'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SDnAqgqNCiI/AAAAAAAAAL8/eASiWRZHBmk/s72-c/leydi.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-19417311.post-711680030716531497</id><published>2008-05-14T00:02:00.000-07:00</published><updated>2008-05-14T00:09:20.655-07:00</updated><title type='text'>Seçme Sınavlarından Saçmalar</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SCqQAf_KsYI/AAAAAAAAAL0/5ZKkQgsvPCk/s1600-h/eski_koltuk_by_pitagoras_dlrkn.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SCqQAf_KsYI/AAAAAAAAAL0/5ZKkQgsvPCk/s320/eski_koltuk_by_pitagoras_dlrkn.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5200127058013499778" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=Detay&amp;amp;VersionID=4335&amp;amp;Date=14.05.2008&amp;amp;ArticleID=877527"&gt;Radikal gazetesindeki haber şöyle diyor.&lt;/a&gt;    &lt;p class="MsoNormal"&gt;  &lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;YÖK Başkanı Özcan, gönlündeki ÖSS’yi açıkladı: Tek aşamalı olsun ancak yılın her anı yapılabilsin. İngilizlerin TOEFL sınavı gibi 120 doları veren, birkaç kez girebilsin Alan ve katsayılar tamamen kalksın. Fakülteler istedikleri puan türüne göre öğrenci alsın, yerleştirmeyi onlar yapsın. Sınav, kontrol edebilmemiz için sadece Ankara’da olsun.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Oku haberi delir.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Ey okuyucu burada bir koltuk var buyur;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt; 3 çocuk yap otur.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Kaç çocuk aç, say otur.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Mevsimlik işi olan çocukları al, YÖK’ün önüne diz, otur.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt; Senelerini üniveristeye verenlerin, beş kuruşluk maaşlarını hesap et, çocuklarını 120 dolardan sınava sok, bak otur.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Bu ülkede emekli maaşı kaç para say, otur.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Bi emekli maaşında kaç 120 dolar var bul, otur.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Herkes istediği üniveristeye girebilsin. Köylere de üniversite aç, otur.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt; Binaya üniversite tabelası as, ödeneğini ye otur. &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Bunca sene üniversite seçme hakkı yenilen meslek liselilerin ahını al otur.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt; Tası tarağı toplayıp yurt dışına giden beyinlerin arkasından bak otur.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Koltuğundan arada bir kalk, gerçeklere bak otur!&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/19417311-711680030716531497?l=sidikasaka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sidikasaka.blogspot.com/feeds/711680030716531497/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=19417311&amp;postID=711680030716531497' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/711680030716531497'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/19417311/posts/default/711680030716531497'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sidikasaka.blogspot.com/2008/05/seme-snavlarndan-samalar.html' title='Seçme Sınavlarından Saçmalar'/><author><name>Serendipity</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02826713468422818799</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SWxZ_HJ6tsI/AAAAAAAAAYw/9HX57_znmpo/S220/dodi_son2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3UwC1GieeGY/SCqQAf_KsYI/AAAAAAAAAL0/5ZKkQgsvPCk/s72-c/eski_koltuk_by_pitagoras_dlrkn.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
