23 Ağustos 2006

15 Gün EGE Tatili

Koşturmalar, telaşlar, sorumluluklar, hesaplar, hesaplamalar, vakitler, vakitsizlikler, dersler, ödevler, projeler, özlemler hele hele Ankara’da iseniz soğuk kış günleri… Bütün bunların ardından sıcakla birlikte insanda tarifsiz bir tatil ihtiyacının belirmesi… Bağlı olduğunuz iplerden çok kısa bir süre de olsa kopmak, tebdili mekândaki ferahlık, soluklanma. Tatil tatil dediğimiz budur işte. Uzun bir uykuda birkaç saniye sürmesi itibariyle rüya diye de tabir edilebilir. En azından bu yaz benim geçirdiğim tatile direk rüya denebilir. Muhteşemdi!

Tatile başlarken sıfırladığımız kilometre saati eve döndüğümüzde 2800 kilometreyi gösteriyordu. Aşağıdaki haritada yer alan kırmızı çizgiler tam olarak ifade etmese de Ankara- Gebze- İstanbul- İzmit- Bozcaada- İzmir- Datça- Denizli- Ankara hattında gelişen tatilin haritasıdır denebilir. Bütün bir Ege nerdeyse!
kırmızı çizgileri mouse marifetiyle çizdim. Yamuktur yumuktur ama gerçeğe yakındır!


Nasıl da bulaşıcı bir tad alıyorduk yolda olmaktan. En çok da Bilge… Umut’un özenle hazırladığı binbir çeşit Cd’lerden tuttuğumuz şarkılara eşlik ederken; gözümüz bir denize, bir zeytin ağaçlarına, bir ayçiçeği tarlalarına takılıyordu. Meydanlardaki çınaraltı kahveleriyle karakterize olan ege kasabalarından birine yerleşme hayali defalarca geçti aklımızdan. Bandırma meydandaki o yuvarlak köşeli birahanenin terasında içki içmek istiyorum arkadaşlar! Mümkünse güneş ağır ağır batarken…

15 günlük tatili 15 gün boyunca yazabilecekmiş gibi hissediyorum şimdi kendimi. Burnuma sarı bir tülle örtülmüşçesine, güneşle ışıldayan Ege’nin bambaşka kokuları geliyor. "Ben geri dönmek istemiyoruuuum!" diye boşuna sızlanmadım oralarda. Zihnime kazıdıklarımdan gayri bir DVD dolusu da fotograf var elimde. Fotograflarla 15 gün Ege tatili devam edecek…

1 yorum:

Düşgensel Hunili dedi ki...

Mouse marifeti ile Ege sınırlarına yeni bir boyut kazandırmışsın arkdaşım :) Keşke Sarımsaklı'yı kırmızı halka içine alsaydın :) Önemli biliyorsun ki tost yidikk :)